Menü İcon

Serkan Seki: Ablam bana ben ona hayran

Deniz Seki'nin kardeşi Serkan Seki ilk single'ı 'Günahsız Şeytanlar'ı çıkardı. “Bu şarkım, canımı sıkanlara gitsin” diyen Serkan Seki ile buluştuk.

Röportaj Gazetesi

Serkan Seki: Ablam bana ben ona hayran

Deniz Seki'nin kardeşi Serkan Seki ilk single'ı 'Günahsız Şeytanlar'ı çıkardı. “Bu şarkım, canımı sıkanlara gitsin” diyen Serkan Seki ile buluştuk. Single'ından, kendisinden ve pek tabiidir ki ablası Deniz Seki'den konuştuk. Yeri geldi güldük, yeri geldi hüzünlendik...

Sizi Al Pacino’ya benzeten oldu mu hiç?

Gerçekten mi? Javier Bardem’e benzetmişlerdi de Al Pacino’ya ilk defa siz benzettiniz. Fotoğrafçı Zeynel Abidin Ağgül “O kadar zor bir yüzün var ki; bir yanından Özcan Deniz, diğer yanından Javier Bardem, bir taraftan da Burhan Çaçan görüyorum” demişti.

Ailenin en küçüğü sizsiniz değil mi?

Evet. Üç kardeşiz. En büyüğümüz ablam Deniz Seki, ağabeyim Serdar ortancamız.

Müzik yeteneği ailede genetik galiba.

Müziğe olan yatkınlık anne tarafından... Annem konservatuarda keman bölümünde okuyormuş, yarıda bırakmış. İkizi olan teyzem de piyano çalıp şarkı söylüyor.

Siz ne zamandır müzikle ilgileniyorsunuz?

Kendimi bildim bileli... Ablamın orkestrasında vokalistlik yaptım. Konservatuarda klasik batı müziği eğitimi aldım. Ardından kendi ekibimi kurup çeşitli yerlerde sahne aldım. 2000 yılından beri bu işten para kazanıyorum.

Ablamın ününü asla kullanmadım

15 yıldır müzisyensiniz, üstelik ablanız ünlü bir şarkıcı, ama pek tanınmıyorsunuz. Neden?

Zor olan yolu seçtim de ondan. Ablamın ilk cezaevine girdiği o kötü zamanlarda fark etti basın beni. O zaman albümüm yoktu ama müzik yapıyordum, sahneme geldiler. Reklam yaptığıma yönelik bir soru gelmişti. “Bu kanaate nasıl vardınız?” dedim. “Biz sizi daha önce tanımıyorduk” dediler.

“Ben hep buradaydım, siz yoktunuz, buraya da ben sizi çağırmadım ki” dedim. Basın hiçbir zaman ablamın iyi döneminde bizi yanında görmemiştir, hep kötü dönemlerinde görmüştür. Bu bizim kardeşlik vasfımız. Nemalanmak istesek mantıken kuvvetlinin yanında, iyi zamanlarında görünmek avantajlıdır.

Ablanızın ününün avantajını hiç yaşamadınız mı yani?

Ailede ünlü bir ismin olmasını avantaj olarak hiç kullanmadım. Aksine çoğu zaman dezavantaj oldu. Kendi başıma ne kadar ve nasıl bir şey yakaladıysam o.

Gelelim single’ınıza: Kim bu "Günahsız Şeytanlar"?

Şarkıda ipuçları var. Başkalarının mutluluğuyla mutlu olmayan, kendinden daha iyilerini kabullenemeyen, kötü bakan, kıskanan... Özellikle sosyal medya sayesinde başka insanları tanıdım. Bazen şunu diyorum kendime: Biz böyle değildik! Ya da biz böyleydik de sosyal medya sayesinde mi görünür oldu bu? Gördüğüm insanlar çok canımı sıkıyordu. Bu şarkıyı onlar için yazdım.

Neden aşk şarkısı değil de böyle bir şarkı?..

Bugüne kadar hep yaşadıklarım ve duygular üzerine şarkılar yaptım. Bu şarkı da öyle. Uzun zamandır aşk şarkısı yazamıyorum. Kalemim gittikçe sertleşiyor.

Apolitik bir adamım

Şarkıya gelen tepkiler nasıl?

Çok iyi. Klibi barış temalı. Acı bir tesadüfle, terör olayları başlamadan klibi çektik ve aynı anda yayına girdi. Riskli bir durumdu, başka yerlere çekilebilirdi. Ama şarkıya ve klibe Türkiye’nin her yerinden güzel mesajlar aldık. Fakat Kral TV dışındaki tüm müzik kanalları, mesaj içerikli olduğu gerekçesiyle klibi yayınlamıyor.

Çok enteresan...

Tehditler geliyormuş. Şebnem Ferah’ın bile bir klibini yayınlamamışlar. Hassas dönemlerde sanatçılardan bir yorum-tepki bekleniyor. Ben de müzisyenim ve tepkimi, acımı, sevgimi müzikle ifade ediyorum.

Klipte de barışa dikkat çektik. Bu mesaj neden rahatsız ediyor, anlamadım. Ne yapalım? Samimiyetsiz, yalandan tweet mi atalım? Kanal yöneticileri hem “Müzik sadece eğlence aracı değildir” diyor hem de “Bizim politikamız bu” diyorlar. Bu şarkı popüler müzik ama pop protest olarak adlandırılabilir. Ben protest şarkıcı değilim. Apolitik bir adamım aslında.

Şarkıyı yazarken nasıl bir duygu içindeydiniz?

Kendimle dertleştiğim bir anda çıktı bu şarkı. Herkesin hikayesi aslında. Diyorum ki “Ablam bana ben ona Deniz Seki’nin kardeşi Serkan Seki anlattı Fotoğraf: Muzaffer KANTARCIOĞLU “Bazen çekip gidesin gelir, tüm kötü insanlar üzerine gelir, her şeyin sorumlusu sanki bu şehir, ama hiçbir şey göründüğü gibi değil...”

Şarkıyı yaparken “İnsanlar bunu ablamın durumundan ötürü başka tarafa çekebilir” diye düşündünüz mü?

Hayır. Ben hesap kitap üzerine şarkı yapmam. Bugüne kadar ablamdan ne beste aldım, ne onunla düet yaptım! İlk albümümde onun şarkısını okuyabilirdim ama yapmadım. Çünkü 10-15 senelik mücadeleme ters gelirdi. Önce kendimi bir tanıtayım, sonra ablamın şarkılarını da söyleyebilirim gönül rahatlığıyla diye düşündüm hep. Artık onunla düet yapabilirim.

Deniz Hanım yaptığınız müziği eleştirir mi?

Hep tartışırız. O bana “Sen daha iyisin” der, ben ona “Hayır, sen çok daha iyisin” derim. Yani ben ona, o bana hayran.

Hamur açarım

Ablanızla aranızda 11 yaş var, ortak noktalarınız var mı?

Üçümüz de fiziksel ve karakter olarak hiç benzemeyiz. Müzik zevklerimiz, müziği hissedişimiz, hayata bakış açımız farklıdır. Tek ortak noktamız, yemek yapmayı sevmemiz. Ben iddialıyım. Her şeyi yaparım; hamur da açarım, pide de yaparım, tencere tava yemekleri de... Hem de dünya mutfaklarından...

Sizde oyunculuk ışığı da var.

Oyunculuğa çok sıcak bakıyorum. Çocukluğumdan beri taklitlerim meşhurdur. Başarılı olurum. Komedide oynamayı çok isterim. Zaten diziyle ilgili bir temasta bulundum, haber bekliyorum.

Genç ve yakışıklısınız. Hayranlarınız var mı?

Var ama ben onlara ‘dostlar’ diyorum. ‘Fan, hayran’ benlik şeyler değil. Ayrıca nişanlıyım, evlenmeyi düşünüyoruz.

Bir gün "pardon" diyecekler bana

En son ne zaman gördünüz Deniz Hanım’ı?

Her hafta gidiyorum. 1 saat görüş süresi...

Sağlığı, morali nasıl?

İyi diyelim iyi olsun. Görünürde bir sağlık problemi yok. Fakat bilemeyiz ne olduğunu. Hapisteki insanın durumu nasıl olursa onun da öyle. Üstelik bir haksızlık sonucu içerde o. Bu haksızlığın bitmesi için hepimiz mücadele ediyoruz.

Sizce neden içerde Deniz Seki?

Bilemeyiz. Ona sebep olanların cevap vermesi gerekiyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuracağını duydum.

Evet. Bir Türkiye vatandaşı olarak ülkemi yabancı mahkemelere şikayet etmek canımı acıtıyor. Ama yapacak başka bir şey yok. 

Verdiği röportajda kendisine iftira atıldığını söylüyor.

Söylediği tek bir şey var, “İlahi adalette zaman aşımı yoktur, bir gün ‘pardon’ diyecekler.” Gerçekler ortaya çıkacak, göreceğiz. 

İnsanlar “Birçok ünlü uyuşturucu kullanıyor, herkes dışarda, bir tek o içerde” diyor.

Aynen öyle ve o da üstüne kaldı maalesef. Pişman zaten. 8 sene önce yaşanan bir yıl yüzünden her türlü iftirayı attılar. Ona gelene kadar, 20 sene nasıl yaşadığı herkes tarafından bilinen insanlar var.

Söyleşi: Kezban Yılmaz

,

Yorum Yaz