Menü İcon

Kültür İçin Kapı Aralandı

Muhafazakar camianın kültür sanat alanındaki yıllardır süren sessizliğini MÜSİAD hazırladığı 2023’e Doğru Kültür Politikaları raporuyla bozdu. Doç.Dr. Mehmet Akif Kireçci’nin çalıştığı raporu iş dünyasındaki isimlerle masaya yatırdık.

Röportaj Gazetesi

Kültür İçin Kapı Aralandı

Muhafazakar camianın kültür sanat alanındaki yıllardır süren sessizliğini MÜSİAD hazırladığı 2023’e Doğru Kültür Politikaları raporuyla bozdu. Doç.Dr. Mehmet Akif Kireçci’nin çalıştığı raporu iş dünyasındaki isimlerle masaya yatırdık. Onlar da kültür sanat alanında çok geç kalındığının altını çiziyor ve özeleştiri yapıyorlar.

ÜSİAD'ın geçtiğimiz hafta açıkladığı 2023'e Doğru Kültür Politikaları Raporu ile, muhafazakar sermayenin kültür alanındaki rolü yeniden masaya yatırıldı. Anlamlı kültür politikalarıyla Türkiye'nin tekrar entelektüel cazibe merkezi olabileceğinin altı çizilen raporda, önemli tespitler ve öneriler var. Çalışma, muhafazakar sermayenin dikkatini bu alana kaydırmak adına şimdiye dek atılmış en önemli adımlardan biri. Ancak bu konudaki çalışmalarda oldukça geç kalındığını da söylemek gerekiyor.

Dil Hassasiyetle Ele Alınmalı

İşadamlarına yönelik raporda oldukça dikkat çekici öneriler var. İlk madde Türkçe'nin öğretimi ve kullanımı dilin medeniyet taşıyıcı rolü ile yeniden ve büyük bir hassasiyetle ele alınması. Önemli tespitlerinden bir diğeri ise çarpık ve ânî şehirleşme ile gelişen yaşam alanlarının kaybettiği kültürel doku ve estetik. Modern şehirlerde kaybolan estetiğin yeniden bulunması gerektiğine vurgu yapılırken, İstanbul'un medeniyetler kuran tarihî rolünü yeniden ona iade edebilecek politikalar üretilmesi gerektiğinin de altı çiziliyor. Türkiye'deki müzecilik anlayışının acilen elden geçmesi gerektiğinin söylendiği raporda kültür politikalarının daha sağlıklı uygulanabilmesi için bir Kültür ve Sanat Yüksek Konseyi de öneriliyor.

Manevi Mirasla İlgilenilmeli

Kültür sanat para kazanılacak değil para harcanacak bir alan. Bu tür bir raporun şimdiye kadar hazırlanmamış olmasının nedeni bu durumun yeni farkına varmamız. Çalışma da tam olarak bu farkındalık üzerine inşa edilmiş. Müzecilikten şehir estetiğine kadar farklı alanlarda öneriler getiren çalışma için Yedi Renk İletişim'in kurucularından olan İsrafil Kuralay, “İşadamları derneğinin üyelerinin kültüre daha çok yatırım yapmaları gerekir. Hem iyi bir yatırım alanı, hem de milli ve manevi değerlere duyarlılığın bir göstergesi olarak” diyor. Küresel İletişim A.Ş'nin Yönetim Kurulu Başkanı olan Erhan Erken ise raporda Türkiye'nin son 12 yılda bir çok alanda atılımlar yaptığı fakat kültür alanında aynı başarının gösterilemediğinin belirtildiğini söylüyor. Erken'e göre işadamları yatırım yapmak dışında “toplumların maddi ve manevi mirasların tümü” ile de ilgilenmeli.

Ülkeden Ülkeye Tüccarların Elinde Taşınıyor

Sedir Yayın Grubu Genel Yayın Yönetmeni olan Melike Günyüz, tarih boyunca kültür değerlerinin ülkeden ülkeye tarihten tarihe taşınmasının tacirler (tüccarlar) eliyle gerçekleştiğini ve bugün de bu rolü MÜSİAD'ın üstlendiğini söylüyor. Günyüz, hayatın bütünü içinde her şeyin kültür tanıtımı içine girdiğini belirterek şu ifadeleri kullanıyor: “Ürettiğiniz, satın aldığınız, istihdam oluşturduğunuz her alanda, alanlarda hepimiz ülkenin kültür atmosferi içinde yaşıyoruz. İşadamları olarak bu raporla bir çok noktaya dikkat çekiyoruz. En önemlisi dil meselesi. İkincisi devletin merkeziyetçi kültür politikaları üreten ve uygulayan yapısından yön veren vizyon çizen bir noktada yer alması. Bu raporla dikkat çektiğimiz bir başka nokta ise kültürün nesiller arasındaki aktarımına ilişkin sorunlara eğitim, öğretim ve medya yoluyla çözümler üretilmesi gerekliliği.”

MÜSİAD Bu İşe Hazır

Erken Ambalaj ve Küresel İletişim A.Ş'nin Yönetim Kurulu Başkanı olan Erhan Erken, bu rapor ile MÜSİAD'ın kültür konusunda bundan sonra yapılacak çalışmalarda daha aktif olarak yer alacağını, birçok konuda lokomotif olacağını ifade ediyor. "MÜSİAD'ın raporunun başlangıç bölümünde önemli bir tespit yapılıyor. Bu da Türkiye'nin son 12 yılda bir çok alanda önemli atılımlar yaptığı fakat kültür alanında aynı başarının gösterilemediği şeklinde. MÜSİAD'ın böylesi bir raporu gündemine alması da sanırım bu tespitten kaynaklanıyor" ifadelerini kullanan Erken, "Benim algılamama göre bu raporla birlikte MÜSİAD bir defa daha şöyle diyor: İşadamı sadece para kazanmak, yatırım yapmak, iş kurmak gibi görünen maddi değerlerin yanında kitaptaki yaklaşımda ifade edildiği üzere, kültür gibi "toplumların tarihlerinden devraldıkları maddi ve manevi mirasların tümü" ile de ilgilenmelidir” diyor. Erken şu ifadeleri kullanıyor; “Yeni Türkiye konseptinin çokça telaffuz edildiği, 2023 Ekonomik Hedeflerinin sürekli gündemde olduğu bu dönemde Kültür Politikalarının olmazsa olmaz bir unsur olduğunu vurgulamak bence isabetli oldu. Bu araştırma ile birlikte zaten MÜSİAD ben bu işe hazırım diyor.”

Oyun, Eğlence, Boş İş Değil

Yedi Renk İletişim'in kurucularından olan İsrafil Kuralay, “İşadamlarına hitap eden bir derneğin ekonomiyi merkeze alan çalışmalar yapması genel beklentiyi yansıtıyor olabilir. Fakat MÜSİAD kurucu felsefesinin ufku bu beklentinin bir hayli ilerisindedir” diyor. Toplum olarak kültüre genelde “oyun, eğlence ve boş iş” olarak yaklaşıldığının da altını çizen Kuralay, “Öncelikle bu temel yanlışı düzeltmemiz gerekiyor. Kültür politikaları belirlenirken konunun hem sanat boyutuyla, hem de ekonomik boyutuyla değerlendirilmesi gerekmektedir. O nedenle kültür politikaları sanayi ve ticaret politikalarından daha farklı yaklaşımlar gerektirir. Türkiye'nin potansiyel olarak en büyük sektörünün Kültür Ekonomisini olduğunu da belirtmek isterim.” ifadelerini kullanıyor.

Can Sıkıntısı Sanat Doğurur

MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Halim Aydın MÜSİAD'ın kuruluşundan bu yana geçen 25 yılda siyaset ve ekonomi konularında hedeflediği etkinliği yakaladığını, ama kültür sahasında aynı durumun söz konusu olmadığı söylüyor. Aydın şu ifadeleri kullanıyor: “Dücane Cündioğlu Bey'in meşhur bir değerlendirmesi vardır, İki türlü sıkıntı vardır. Biri geçim sıkıntısı, biri can sıkıntısı. İnsanların yüzde 90'ı geçim sıkıntısı ile maluldür, orada düşünce ve sanat olmaz. Can sıkıntısı başladığında bunun tek çaresi vardır, düşünce ve sanat. Bu bir olgunlaşma ve ihtiyaç sürecidir, geç kalınmış olsa da bir başlangıç yapılmış oldu.”

Söyleşi: Merve Akbaş

MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Halim Aydın,

Yorum Yaz