Menü İcon

Araştırmacı-Yazar Aslı Davaz: Şiddet Kadınları Birleştiriyor

Araştırmacı-Yazar Aslı Davaz, uluslararası kadın hareketini ve Türk Kadın Birliği ile olan ilişkilerini 'Eşitsiz Kız Kardeşlik' kitabında özetledi. Bu zamana kadar kadınların pek çok konuda mücadele ettiğini belirten Davaz “Günümüzde kadınlar en çok...

Röportaj Gazetesi

Araştırmacı-Yazar Aslı Davaz: Şiddet Kadınları Birleştiriyor

Araştırmacı-Yazar Aslı Davaz, uluslararası kadın hareketini ve Türk Kadın Birliği ile olan ilişkilerini 'Eşitsiz Kız Kardeşlik' kitabında özetledi. Bu zamana kadar kadınların pek çok konuda mücadele ettiğini belirten Davaz “Günümüzde kadınlar en çok şiddetle mücadele ediyor” diyor.

Kadın konusundaki çalışmalarıyla tanınan Araştırmacı-yazar Aslı Davaz'ın 'Eşitsiz Kız Kardeşlik' isimli kitabı geçtiğimiz haftalarda İş Bankası Kültür Yayınları’ndan çıktı. Kitapta, kadının toplumda erkeklerle eşit haklara sahip olması süreci uluslararası çapta ele alınarak Türkiye ve dünyadaki kadın hareketlerinin tarihi anlatılıyor. Davaz, kadın hareketlerinin Batı’dan Doğu’ya, Doğu’dan Batı’ya uzanan etkilerini, unutulmuş çok sayıda öncü kadına yer veriyor. Aslı Davaz’la kadın hareketlerinin geldiği noktayı Doğulu ve Batılı kadınlar arasındaki eşitlik farkını konuştuk. 

Yazdığınız kitap şimdiye kadar bu alanda yapılmış en geniş kaynak. Çalışma sürecinde hangi kaynaklardan faydalandınız?

Kitabım uzun bir araştırma sonucunda ortaya çıktı. Uluslararası feminist hareket ve Türk Kadın Birliği, Cumhuriyet’in ilk feministleri ve uluslararası feminist hareketin öncüleri, 12. Kongre ve fesih sonrası TKB’nin uluslararası ilişkileri, ikinci dönem TKB, Kadın Gazetesi, uluslararası kadın hareketi ve TKB’nin yenidünya düzenine göre nasıl konumlandıklarını ele aldım.

ÖZGÜRLÜK İSTEDİLER

Kadın konusundaki mücadeleler, 150 seneyi kapsıyor. Bu mücadeleler birbirinden farklı mı?

Evet, 19. Yüzyıldan bu yana kadınlar eşit haklar elde etmek amacıyla aktif bir mücadele içinde yer aldılar. Her ülkenin kendi özgül koşullarına göre ortaya çıkan ve şekillenen bu hareketler birçok alanda birbirine benzemekle birlikte kurdukları örgütler, amaçları ve mücadele yöntemleri bakımından farklılıklar taşıyordu. En önemli ortak noktaları ise eşitlik ve özgürlük mücadelesi niteliğinde olmalarıydı. Bu uğurda binlerce örgüt kuruldu, sayısız kongre ve konferans düzenlendi, büyük kalabalıkların katıldığı mitingler ve eylemler gerçekleştirildi. 

Farklı kültür ve coğrafyaların kadınları birlikte mücadele ediyorlar. Uluslararası dayanışma ne boyutta?

Uluslararası bir dayanışma kadın hareketinin ilk yıllarında küçük bir nüve olarak başladı daha sonra bütün dünya ülkelerinin kadınlarını kapsayan bir nitelik kazandı. İki dünya savaşı arasında Türk Kadın Birliği’nin de üyesi olduğu ve kitlesel bir yapıya sahip olan Uluslararası Birlik coğrafi örgütlenme alanlarını yeniden düzenlemek için dört kıtada çalıştı. Kitabımda bahsettiğim 12. Kongre, bu çalışmanın bir ürünü olarak kabul edilebilir. Doğulu ve Batılı kadınlar bu kongrede kız kardeşlik kavramını bütün iyi niyetleriyle en üst düzeye taşıdılar. Ataerkil düzene karşı başkaldırı her coğrafyada farklılık gösterse de, yürüttükleri mücadele evrenseldi ve Uluslararası Birlik bünyesindeki enternasyonalist eğilim, Ortadoğu ve Uzakdoğu feministlerini buraya çekmeyi başarmıştı.

Kadınlar hakları için tarihte her ne kadar birlikte mücadele etseler de Ortadoğu’da gelişim daha yavaş.

Yüzyılın başından beri Ortadoğulu kadınlar, çıkardıkları yayınlar, kurdukları örgütler, yaptıkları eylemlerle erkek egemen bir dünyada yaşamanın zorluklarını dile getirdiler ve bunu değiştirmek için bütün çalışma ve iradelerini ortaya koydular. Eğitim hakkı ve aile hukuku bu mücadelenin önemli iki gündem maddesiydi. Mücadele sonucunda kadınlar yasalarda değişikliklerin yapılması ve yeni yasaların kabulü alanında önemli başarılar elde ettiler. 

ORTADOĞULU KADINLAR HALA MÜCADELE EDİYOR

Ne gibi mesela?

Hayati konulardan birinin eğitim, diğerlerinin de evlilik, boşanma, velayet, miras olduğunu düşünüyorlardı; çok ciddi reformlar talep ettiler ve kadın ile erkek arasında eşitliği kurmaya yönelik kapsamlı eylemler yürüttüler. 

Bu hareketler şimdi nereye doğru evrildi?

Ortadoğulu kadınların yaşadığı süreç, zaman içerisinde politik coğrafyanın değişmesiyle birlikte kazanılan hakların kaybedilmesi ve kurdukları pek çok örgütün daha sonra kapatılması oldu. Ortadoğulu kadınların 1950-1960 yıllarından bu yana uluslararası kadın hareketiyle bağları giderek zayıfladı, bölgede Filistin sorunu çerçevesinde bir Arap feminizminin gelişmesi ile birlikte farklı çalışmalara yöneldiler. 

Kadınların ister Doğulu ister Batılı ister Asyalı olsun ortak sorunları olduğu kadar farklı sorunları da var. Yıllardır gösterilen çabaya rağmen kadın hakları konusunda yol alamamış ülkeler var mı?

Son yıllarda yapılan bir araştırmaya göre, Umman, Mısır, İran, Mali, Fas, Fil Dişi Sahilleri, Suudi Arabistan, Suriye, Çad, Pakistan ve Yemen, kadınların eğitim, sağlık, ekonomik ve politik hakları açısından geride kalmış ülkelerdir. 

Kadınların talepleri içinde en belirgin olanı hangisi?

Kadınlar bugün kendi haklarına sahip çıkıyorlar ve bu hakları koruyorlar. Bunun da en iyi örneği kadına yönelik şiddetin sonlandırılması için verilen mücadeledir. Bir çok önemli talepleri var kadınların… Ama eğitim hakkı hala bugün bile gündemlerinden çıkmış değildir. Belki de hepsinden önemlisi kadınlara uygulanan şiddetin sonlandırılmasıdır.

Kız kardeşlik kavramı önemli

Haklarımızı aramak konusunda ne kadar ‘kız kardeşiz’ ne kadar değiliz?

Feminizmde kız kardeşlik kavramı önemlidir ve dayanışma kavramına bağlı bir kız kardeşliği ifade eder. Ancak bu konuda farklı yaklaşımlar ve görüşler bulunmakta. Feminizmdeki kız kardeşlik kavramının zaman zaman olması gerektiği gibi hayata geçirilmediği konusunda eleştiriler de yapılmaktadır. Örneğin beyaz-siyah, Batılı-Doğulu, Batı Avrupalı-Doğu Avrupalı kadın ayrımı gibi. Kitabımda Mayıs 1935’te TKB’nin feshi sırasında bu kız kardeşlik kavramının hayata geçirilmediği konusuna değiniyorum ve o dönemde TKB’nin üyesi olduğu Uluslararası Birlik’i eleştiriyorum. 

Bir yüzyıla yakın arşiv tarihi var

Türkiye’deki kadın konulu arşivcilik alanında uzmanlaşmış birisiniz. Arşivlerde kadınlarla ilgili neler var neler yok?

Kadın konulu arşivcilik, tarihsel açıdan aşağı yukarı bir yüzyıla yakındır ve kadınların hak mücadelesi paralelinde gelişim gösterir. Bu süreçte yazılı ve görsel pek çok belge üretildi ve kadınlar bu belgelerin kaybolmasını önlemek için özel arşiv merkezleri kurdular. Bu merkezler kadınlar hakkında başka hiçbir yerde bulunamayacak, çok değerli bilgi kaynaklarını muhafaza eder. 

Türkiye'deki haklara gıptayla bakıyorlar

Ortadoğulu kadınlar Türk kadınlarına hayran. Arap Baharı gibi süreçlerle aralarındaki makasın kapandığını söyleyebilir miyiz? 

20. yy’ın ilk çeyreğinden itibaren ve özellikle Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte Ortadoğulu kadınlar Türkiye’deki kadın haklarına gıpta ile baktılar. Ortadoğulu kadınlar özellikle eğitim hakkı, aile hukuku içindeki yasaların değiştirilmesi, kadınların evlilik yaşının yükseltilmesi gibi çok önemli konularda mücadele ettiler ve 1930’lu yıllarda bütün Ortadoğu kadınlarının bir arada bu mücadeleyi daha iyi sürdürebilmeleri için kitapta geniş yer verdiğim iki önemli kongre topladılar: 1930 Şam Kongresi ve 1932 Tahran Kongresi. Ancak bugün Ortadoğulu kadınlar için, özel ve kamusal alanların yapılandırılması son derece karmaşık bir sürece işaret etmektedir. Ne yazık ki “bu makas kapandı mı” sorunuza olumlu bir yanıt vermek mümkün değil…

TALEPLER EVRENSEL

Batı’daki feministlerle Doğudakiler arasında anlayış ve uygulama farkı var mı? 

Kadınların içinde yaşadıkları politik, ekonomik, toplumsal ve kültürel yapılar onların gündemlerini nesnel olarak belirler. Dolayısıyla Batı ve Doğu feministleri arasında bu temelde bir farklılık var. Ancak hepsi insan ve kadın olduklarından, eşitlik ve özgürlük talepleri evrenseldir. 

Türkiye’deki kadın hareketlerinden biri olan TKB geçmişten bugüne nasıl bir dönüşüm geçirdi?

1924’te kurulan TKB, uluslararası ilişkileri bakımından aktif bir politika izledi ve bu bağlamda Batı'da yürütülen kadın hakları mücadelesinin köklü örgütü Uluslararası Birlik’le ilişkilerini geliştirdi. 1926-1935 arasında uluslararası kadın hareketi platformunda yoğun olarak yer aldı. Günümüzde TKB, Türkiye çapında geniş bir şube ağına sahip bir kadın örgütüdür. 

Söyleşi: Büşra Sönmezışık

Kadına Şiddet ve Kadın Hakları Araştırmacı-Yazar Aslı Davaz Röportajı,

Yorum Yaz

Yorumlar

İmre Çelik 2016.12.05 11:55

Bence hiçbir dünya ülkesinde kadın haklarına gereken değer verilmiyor. Ama türkiyenin bu konudaki bir takım adımlarını görmemezlikten gelmemeliyiz en azından avrupa ülkelerine örnek tir