Menü İcon

Ekrem Kızıltaş: Hayalleri bir PKK devleti kurmak

Suruç’ta meydana gelen ve 31 vatandaşımızın ölümüne neden olan patlamanın ardından yaşanan PKK eylemleri neticesi asker ve polislerimizin şehit edilmesi devleti harekete geçirdi. TSK, DAEŞ ve PKK mevzilerine operasyon düzenledi. Türkiye’nin milli projesi

Röportaj Gazetesi

Ekrem Kızıltaş: Hayalleri bir PKK devleti kurmak

Suruç’ta meydana gelen ve 31 vatandaşımızın ölümüne neden olan patlamanın ardından yaşanan PKK eylemleri neticesi asker ve polislerimizin şehit edilmesi devleti harekete geçirdi.  TSK, DAEŞ ve PKK mevzilerine operasyon düzenledi.  Türkiye’nin milli projesi olan ‘Çözüm Süreci’nin bittiği dile getirilirken hükümet terör gruplarına yönelik operasyonların kararlılıkla süreceğinin altını çizdi. Ülke gündeminde yaşanan sıcak gelişmeleri Gazeteci Ekrem Kızıltaş’la konuştuk. 

Suruç patlaması ile bu patlamayı düzenleyenler kamuoyu üzerinde nasıl bir algı oluşturmaya çalıştı?

Öncesi ve sonrasıyla derin bir tezgâhın uzantısı Suruç. Sonrası ise onun üzerine bina edilmeye çalışılan yalanlardan ibaret. Yani Suruç’un esas müsebbipleri, bu vahim olayı inşa edilmekte olan bir algıya destek olsun peşindeler. Türkiye’de son zamanlarda yaşanan birçok gelişme maalesef gerçekler ve onun türevleri üzerinden değil, birilerinin ısrarlı bir şekilde oluşturmaya çalıştıkları algılar üzerinden yürütülüyor. 

AKILLARDA SORU İŞARETLERİ VAR

Suruç patlamasında dikkat çeken detaylar nelerdir?

Suruç’taki patlama öncesi emniyet güçlerinin arama tarama yapmasına mani olunup, kameraların karartılması sağlanmış. Bu gelişmeler, gençlerin girişimine çok önem verdiklerini söyleyen HDP’li yetkililerin basın açıklaması sırasında orada bulunmamaları ile birleştirildiğinde, akla bambaşka şeyler geliyor. Olayın olağan şüphelisi DAEŞ’in henüz patlamayı üstlenmemiş olmasını da bunun üzerine eklediğinizde, meseleyi daha derli toplu bir şekilde düşünmek gerekliliği ortaya çıkıyor.

Hükümet DAEŞ’i terör örgütü olarak nitelendirdiği halde başta Demirtaş olmak üzere muhalefet dolaylı ya da doğrudan Suruç patlamasından dolayı neden hükümeti ve Erdoğan’ı hedef alıyor?

HDP ve ona destek verenlerin kilitlendikleri, Suriye’nin kuzeyinde bir koridor ya da devletçik oluşturmak gibi bir hedefleri var. Türkiye Cumhuriyeti’nin 2013 Ekim ayında DAEŞ’i terör örgütü olarak açıklamış olmasına rağmen, işlerine gelmediği için duymazdan gelmeyi tercih ediyorlar. Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu olmak üzere,  hükümetin hedef alınıyor olmasının temel sebebi de; dışarıdan ve içeriden birilerinin ısrarla istedikleri anlaşılan bu gelişmeye şiddetle karşı olmaları.

Suruç patlamasının ardından PKK’nın Ceylanpınar ve Diyarbakır’da polislerimizi şehit etmesi, İstanbul’da kalaşnikoflarla gösteri yapan teröristler ve diğer kışkırtıcı hadiseleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Çözüm Süreci sona mı erdi?

Çözüm Süreci, aslında PKK ve esas olarak HDP açısından var mıydı, sorusu üzerinde durmak lazım. Başından beri bu örgütün ve onunla beraber hareket edenlerin üzerlerine düşenlerin çoğunu yapmaya yanaşmadıkları bir süreçten bahsediyoruz. AK Parti hükümeti tarafından sağlanan iyileştirmeler sayesinde, PKK’nin ve onunla beraber hareket edenlerin sahip oldukları birçok argümanın ellerinden alınması, an itibariyle PKK ve işbirlikçilerinin en ufak haklılıklarının olmadığı bir durum meydana çıkardı. 

PKK’NIN PLANI  SURİYE’NİN KUZEYİ ÜZERİNE

Sürekli barıştan söz eden HDP ve destekçileri, ‘Barış Süreci’ne darbe vuran PKK eylemlerine neden seslerini çıkarmadılar?

PKK ve işbirlikçilerini Barış Süreci konusunda ikircikli davranmaya ve atmaları gereken adımları atmamaya sevk eden sebep, Suriye’nin kuzeyinde olabileceğini umdukları gelişmelerdir. Ancak Türkiye’nin böyle bir gelişmeye kesinlikle müsaade etmeyeceği açık. Dahası devlet kurma niyetinde oldukları bölgede Esed Rejimi halen hâkim durumda. Suriye’deki muhtemel değişiklikler arasında Esed’in tekrar hakim olması ihtimali varsa, yine onlar kaybeder.

MUTLAKA BİR YÖNTEMLERİ VARDIR

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’nun açıklamalarına bakarsak, gelecek vadede Çözüm Süreci adına ne tür gelişmeler yaşanacak?

Terör suçtur ve bunun kanunlarımızda karşılığı vardır. Ancak Barış süreci de normalleşmedir ve Türkiye’nin normalleşmesi gerekli bir şarttır. Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız, bu sıkıntılı durumdan Türkiye’yi başarıyla çıkaracak yol ve yöntemleri biliyorlardır ya da mutlaka bulacaklardır.  Herkesin bir oyunu var, Cenab-ı Hakk’ın da. Ben, Cenab-ı Hakk’ın, Türkiye ve bölgedeki insanları ve dahası Ümmeti düşünerek adımlar atmaya çalışanların yardımcısı olacağına ve Türkiye’nin bu ve benzeri sıkıntılı durumlardan sıyrılacağına inanıyorum.

ULUSLARARASI GÜÇLER VE İŞBİRLİKÇİLERİ EL ELE

Koalisyon görüşmeleri ve olası bir erken seçim öncesinde yaşanan ve Türkiye’deki istikrarı bozmaya yönelik olan olayların üst aklın projesi olduğunu söyleyebilir miyiz? Sizce bu karanlık planların arkasında hangi güçler ve çıkarları var?

Üst akıl, sömürücüler, emperyalistler ve onların uşakları… Bütün bu gelişmeler, Türkiye’nin kendisi ve bölge menfaatleri doğrultusunda attığı ve atmaya niyetlendiği adımları engellemek ve birilerinin istediği şekilde davranmasını sağlamak niyetine yönelik. Bütün bu olup bitenlerin arkasında, ülkemiz ve bölge ile ilgili çeşitli hesapları olan ve Türkiye’deki mevcut kadro tarafından bu hesapları engellenen uluslararası çevreler ve onların işbirlikçileri var.

DAEŞ ve TSK arasında yaşanan ve bir astsubayımızın şehit edildiği çatışmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?  Küresel güçler Türkiye’yi Suriye’deki iç savaşa mı çekmek istiyor?

DAEŞ, henüz ne olduğunu ve ne istediğini tam olarak bilmediğimiz bir yapı. TSK’nın harekatına sebep olan saldırı bu örgütün öngörülemezliği ile bağlantılı. Suriye ve Irak gibi ciddi manada devlet olmayan sahalarda at koşturmakla Türkiye gibi bir devletle aşık atmaya çalışmak, farklı şeyler. Yüze yakın batı ülkesinden gelip, Suriye ve Irak’ta askercilik oynamakla, Türkiye gibi bir devletin nasırına basmak arasında ciddi bir fark var. Devlet mekanizması ağır harekete geçer belki, ama bir hareket ederse de, bir daha durmaz…

BİRKAÇ KUŞ BİRDEN VURMAK İSTİYORLAR

DAEŞ, PKK ve diğer marjinal grupların eylemlerinin birbirine tepkisel olarak arka arkaya gerçekleşmesi ve bu eylemleri planlayanların hedefi olası bir seçim ve kurulacak olan hükümet diyebilir miyiz?

Gelişmelerin, hükümetin kurulmasını çabuklaştırmak, yani bir AK Parti-CHP hükümetinin kurulmasını sağlamak için mi, yoksa ara bir dönem gibi gözüken bu dönemde mümkün olduğu kadar mesafe almak için mi hızlandığı sorusunun değişik cevapları var. Yani birilerinin bir taşla birkaç kuş vurmak istemelerinden ve bunların arasında bu türden niyetlerin bulunduğundan bahsedilebilir. 

HDP, bir taraftan hükümeti DAEŞ’e destek vermekle suçlarken HDP Grup Başkan Vekili İdris Baluken’in TSK’nın DAEŞ’e düzenlediği operasyonlara verdiği tepkiyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu çelişki tutumlarının ardında bölgedeki çıkarları mı yatıyor?

Belli ki, DAEŞ saldırılarının kendilerini mağdur konumuna getireceği ve böylelikle batılı güçlerin kendilerine bir devlet hediye edebileceğini düşünüyor olmalılar. Bu sebeple olsa gerek TSK’nın kararlı müdahalelerinin sürecin arzu ettikleri gibi yürümesini engelleyebileceği düşüncesiyle karşı çıkıyorlar. 

HAYALLERİ BİR PKK DEVLETİ

Kürt kimliği üzerinden siyaset yapan ve sırtlarını PYD’ye yasladıklarını açıklamaktan çekinmeyenlerin Suruç patlamasını ve DAEŞ üzerinden hükümeti yıpratmaya çalışmasının ardında yatan neden Kürt devleti hayalleri olabilir mi?

Bu sorunun doğrudan cevabı ‘evet.’ Çoğunlukla açıktan telaffuz edilmiyor olsa da, bu böyle.  PKK, PYD ve başta HDP olmak üzere onlara destek olanların niyetleri; Kuzey Suriye’de bir Kürt devleti değil, bir PKK ya da PYD devleti kurulmasıdır. Yani bir devlet hayali olsa da, bu bir Kürt devleti değildir ve bu konuda bence Kürtler de kandırılmaktadır.

Söyleşi: Özlem Doğan

,

Yorum Yaz