Menü İcon

Yeşim Salkım: Televizyonda koca bulunmaz

Kendisine evlilik programı sunmak için de teklif geldiğini söyleyen Yeşim Salkım, “Kabul etmedin çünkü dışarıda bulamadığın kocayı televizyonda, hiç bulamazsın” diyor.

Röportaj Gazetesi

Yeşim Salkım: Televizyonda koca bulunmaz

Artık hafta içi her gün, gündüz kuşağında, kadınlara yönelik bir programla ‘Yeşim Salkım’la Yeni Ben’le 360 ekranlarındasınız. Daha önce denemediğiniz bir format. Nasıl kabul ettirdi bu değişik format size kendini?

Valla benim bir yapımcım var, o kabul ettirdi (gülüyor). Biz aslında yemek programı yapacaktık… Şimdilik mutfak kısmını kızıma devrettim. Onu Alişan’la Çağla’nın programının mutfağına şef yaptık. Biz kadın hikayelerine döndük. TV’deki program formatlarının kadına faydası olduğunu düşünmüyorum. Öğleden sonra ekranlarda daha çok evlilik programları var. Kadınlarımız ekranda onları anlatmayan bu programları izliyorlar. Biz bunu tersine çevirmek istiyoruz. “Gelin bu programda kendinizi, dertlerinizi, başarılarınızı anlatın” diyoruz. Bazen “Ben güzelleşmek istiyorum” diyen bir kızımızı güzelleştireceğiz bazen sevdiğini, işini ya da hayallaerini kaybetmiş bir kadını rehabilite edip tekrar hayata kazandıracağız. Telefon bağlantıları da olacak. Mor mikrofonumuz da dışarıda gezecek. Sokağın da nabzını tutacağız yani. Ayrıca bu programda benle ilgili bilmedikleri çok şeyi de öğrenecekler. Hatta belki benden cesaret alarak gelip orada dertlerine derman arayacaklar. Paylaşarak dertlerimizi azaltıp mutluluklarımızı çoğaltacağız.

TELEVİZYONDA KOCA BULUNMAZ

Sizin için “Erkekleri nikah masasına oturtabilen kadın” diyorlar ya, bu işin sırrını da verecek misiniz?

Evet, bak şekerim 250 gram mısır püskülünü alıp koca bir kazana atıyorsun (kahkahalar). Bu işin sırrı ne biliyor musun? Ben kadına da erkeğe de insan gibi davranırım. Benim için hiçbir zaman zengin fakir ayrımı olmadı. Yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevdim. İşte bunu anlatabilirsem ekrandan o zaman belki niye bu kadar kolay evlendiğimi anlayacaklar.

Karşınızda evlilik programları olacak. Onlarla baş edeceğinize inanıyor musunuz?

Çeşitlilik her zaman iyidir. Evlilik programı için televizyonu açan izleyici reklam arasında dönüp bize takılırsa işte ben o seyirciyi kaybetmem.

Konu buraya gelmişken soralım, çok tartışılıyor çünkü. Siz ne düşünüyorsunuz evlilik programları hakkında?

Kadınlarımızın bu kadar büyük sorunları varken tartışacağımız en son şey bu olmalı. Televizyonculuk bir meslek. Bu mesleği yapanlar evlilik programı da yapabilir ama belli ölçüler içinde.

Size teklif gelmedi mi? Ne de olsa bu işin uzmanı sayılırsınız…

(Kahkahakar) Bana da teklif geldi ama ben “hayır” dedim.

Neden kabul etmediniz?

Ben bir ‘uzman olarak (kahkahalar) “Dışarıda bulamadığın kocayı televizyonda, hiç bulamazsın şekerim” dedim. Bakın o programları yapan televizyoncu arkadaşların hepsi çok başarılı. Başarısız olan programın formatı. Bunu ayırmak lazım.

ACIMI DA ÇEKERİM SEVİNCİMİ DE YAŞARIM

Geçen yıl evliliğinizi bitirdiniz ve yine zor zamanlar geçirdiniz. Şimdi iyi misiniz?

Çok iyiyim. 26 yaşında ve 5 yaşında iki kızım var. Ben 46 yaşındayım. Hayatımın en güzel çağındayım. Herkes gibi duvarlara bakıp ağladığım günler de oluyor, güzel bir müzik eşliğinde kalkıp dans ettiğim günler de…

Acımı da çekerim, sevincimi de yaşarım diyorsunuz yani…

Aynen öyle… Geçen sene çok büyük bir ameliyat geçirdim mesela. Rahmim alındı ama atlattım.Geçmiş olsun. Şimdi çok iyi görünüyorsunuz. Sağ olun. Çok çalışıyorum. Konserler devam ediyor. Boş zamanlarımda yemek yapıyorum, kitap okuyorum. Kendi kitabımı yazıyorum.

Otobiyografi mi?

Değil. Bir roman. Benim hayatımdan yola çıkarak tanıdığım bütün kadınlardan izler taşıyacak.

HAYAT SANA TEŞEKKÜR EDİYORUM

Bir röportajınızda günde 4 antidepresan kullandığınız, yaşamın kıyısından döndüğünüz dönemler olduğunu söylemişsiniz.

Tabii… Evlendim, boşandım, terkedildim, yalnız kaldım.

Peki programınızın adının da ‘Yeni Ben’ olduğunu düşünürsek ‘Yeni Yeşim Salkım’ nasıl bir kadın?

“Hayat sana teşekkür ediyorum” diyen bir kadın. Benim varlığıyla, yokluğuyla bir çok insana nasip olmayan, beni ben yapan şahane bir hayatım oldu ve ben yaşadığım bu hayatı çok seviyorum. Dünyaya yeniden gelsem yine aynı hayatı yaşamak isterim. Sezen Aksu’nun bana yaptığı bir şarkı vardır; “İyi ki Yaşadım” der. Aynen böyle.

Düştüğünüz zaman yeniden başlama gücünü nereden buldunuz?

Büyük kızımın babasından ayrıldığım dönemlerde bir anda bütün hayallerim yıkıldı. Bir psikiyatra gittim, ilaç kullanmaya başladım. Belime kadar saçlarımı kısacık kestirdim. Gözlük takmaya başladım. Eciş bücüş bir kız oldum. Bir gün arkadaşlarımı dinlemek için bir caz kulübüne gittim ve beni sahneye çıkardılar. Sonra sahne teklifi geldi. Cebimde beş kuruş yok. Annemle babam boşanmak üzere… Annemin aldığı borç parayla sahneye çıkmak için kıyafet aldım. O kıyafeti takside unuttum. O gün ve onu takip eden 3 sene boyunca sahneye kot pantolon ve tişörtle çıktım. Para kazanmaya başladığımı fark ettiğim zaman şunu anladım. Problem varsa çözüm de var. Bunu daha 20 yaşında çözdüm ben. Şimdi başıma gelen her felakette, “Problem varsa çözüm de vardır. Rabbimin vardır bildiği. Bazen hayırlardan şer bazen de şerlerden hayır doğar. Kızım şansını zorlama” diyorum. Hakikaten hayat böyle. Rahmetli dedemin en güzel lafı “Sabah ola hayrola.” Plan yapmayacaksın. Kul kurar, kader gülermiş. Kendi masalımın kahramanı olurdum

Bugüne kadar yaptığınız en büyük delilik ne?

Evlenmekten başka bir deliliğim olmadı.

Peki, hayalini kurduğunuz delilik var mı?

Ben de yükseklik korkusu var ve Kapadokya’ya gidip balona binmek en büyük hayalim. Bir de bir gün mutlaka Avustralya’ya gidip Aborjinlerle yaşamak…

Aksakallı dededen ne istersiniz?

Ak sakallı dedeyi gördüm ben. Ameliyat masasında o beyaz ışığa bakarken gördüm.

Ne dilediniz?

Tek dileğim çocuklarıma geri dönmekti.

Bir erkekten aldığınız en güzel iltifat neydi?

Çok güzel iltifatlar aldığım, çok onore edildiğim dönemedildiğim de oldu, yerin dibine batırıldığım, vücudumun her zerresiyle ağladığım da oldu. Söyleyebileceğim tek şey erkeklerden gelen iltifatlar o kadar da önemli değil. Kendinize iltifat edin, çiçek alın. Dünyanın en güzel iltifatı bu…

Masal kahramanı olmak isteseniz hangisini tercih ederdiniz?

Ada ile bizim kendi yazdığımız masallarımız var. Onlardan biri de Dev Kız. Bir masal kahramanı olsaydım Dev Kız olmak isterdim. Kendi masalımın kahramanı olurdum yani…

Aynaya baktığınızda gördüğünüz kadından memnun musunuz?

Bayılıyorum. Göbeğim sarktı, karnımda 35 dikiş var ama yine de çok seviyorum bu kadını. Bir daha çocuklarımı göremeyeceğimi· düşündüm

Bir röportajınızda “Ben hiçbir şeyim” demişsiniz. Bu kadar iddasız mısınız? Bu sadeliğe eriştiğinize inanıyor musunuz gerçekten?

10 yıl önce sorsaydınız “Kimsin?” diye, “İyi bir şarkıcıyım” falan filan derdim. Dünya kadar ayakkabım vardı. Sonra o ayakkabıları birilerine hediye etmeye başladım. Boşalan dolabınızla birlikte içinizdeki zehri de atıyorsunuz. Sadeleşiyorsunuz. Sonra sevdiğim insanları kaybettim. Hayatta çok şey kaybettiğimi düşünürken, Ada’nın doğumundan sonra dedim ki yaşadığım her şey şahane bir şey göndermek içinmiş bana. Geçen sene de aniden hastalandım. Ameliyat masasında dedim ki “Buraya kadarmış. Bir daha çocuklarımı göremeyeceğim.” İşte o zaman tamamen karar verdim ki hakikaten hiçiz. Her anlamda…

HAYATIMIN USTASI DA KAHRAMANI DA ANNEM

Hayatınızın bir ustası, bir kahramanı var mı?

Annem… Babam hayatımın ilk aşkı, hep öyle kalacak ama annem hayatımın hem ustası hem kahramanı. O kadar çok çile çekip hala mağrur durabilen, çocuklarının iyiliği için her fedakarlığı göze alan bir kadın. Anneler ne söylerse güzel söyler. Annemin bana söylediklerini ben de şimdi çocuklarıma söylüyorum.

BAĞIŞLAMADIĞIM SADECE BİR KİŞİ VAR

İnsan ilişkilerinde sınırlarınız nerede başlar nerede biter?

Hiç sınırım yok insan ilişkilerinde. Bana kendi gibi gelen herkese kapım açık.

Kin tutar mısınız?

Hiç kim tutmam. Hayatımda bugüne kadar bağışlamayacağım tek bir kişi oldu.

Kim?

Yok söylemeyeyim.

Eski eşlerinizden biri mi?

Yok hayır. Eski eşlerimin hepsinin yolu açık olsun.

Sanat camiasından mı?

O bana kalsın…

Kızgın ve kontrolünü kaybetmiş Yeşim Salkım ne yapar?

Uzun zaman sabrederim. Sonunda telefonunu dahi açmam. Hayatımdaki insan gitmek istiyorsa kapıyı sonuna kadar açarım. Hayatımda hiçbir erkekle kavga ederek ayrılmadım.

Antidepresan kullanıyor musunuz hâlâ?

En son bir sene önce gittim psikiyatra. Bana “Anda kal tamam. Artık gelmene gerek yok” dedi. Şu an hiçbir şey kullanmıyorum. Çok güzel uyuyorum.

“Yaşamak için üç sebep söyleyin” desem…

Rabbimin varlığına inanan insanın başka sebebe ihtiyacı yok.

EVLİLİĞİ BECEREMEDİM İÇİMDE UKDE KALACAK

Erkekleri nikah masasına oturtuyorsunuz ama evli kalmayı beceremiyorsunuz galiba. Neden? Nazara mı geliyorsunuz?

Nikâh masası tamam ama ah bir de tutabilsem onları (gülüyor). Nazar olduğunu düşünmüyorum. Neyimize değecek nazar. Dışarısı dünya kadar güzel kadın ve adam kaynıyor. Hani ben de öyle şahla, şahbazla da evlenmedim. Kimse abartmasın gözünde. Olmuyor işte, beceremiyorum. Her insan mutlu olmak için evlenir ama ben sürdürmeyi beceremedim. İçimde ukde kalacak olan şey budur.

Belki bir dahakine... Ne dersiniz?

Yoook! Kapandı o defter.

Aşk peki?

Aşk da istemiyorum.

Geçici bir durum mu?

Daha boşanalı bir sene oldu. Bir çocuğumuz var, onu büyütüyoruz. Evimin içinde gezinen 95 yaşında bir anneanne, 70 yaşında bir anne, 65 yaşında bir teyze var. Kızım 5 yaşında, ben 46… 5 yaştan 95 yaşa kadar gidiyoruz. Şu an çok güzel bir hayatım var bu kadınlarla. O kadınların bana benim de onlara ihtiyacım var. Bir süre böyleyim ve böyle çok iyiyim.

Hakan Bey’le görüşüyor musunuz?

Tabii ki… Her zaman… Bizim karı koca ilişkimiz bitti ama anne-baba ilişkimiz hiç bitmedi. Haftada 2-3 günü bizde. Beraber dışarı çıkarız. Çok güzel dertleşiriz. Hakan’la çok iyi bir dost gerçekten. Programda vereceğim en önemli mesajlardan biri de bu. Birbirimizin kalbini kırarak bir yere varamayacağımızı anlamamız lazım. Denedik, olmuyor. Bütün insanlık bunu deniyor ama olmuyor. Başka bir yol bulmamız lazım. Yoksa hep beraber yanacağız. Bakıyorum instagrama herkes sevgi dolu şeyler paylaşıyor. Herkes beylik laflar ediyor. Hepimiz bu kadar iyiysek cehennemde kim yanacak? Çözüm ne biliyor musunuz? Doğduğumuz günlere dönmek. Hepimiz birer bebektik ve şahaneydik. Annemiz emzirdi, ninni söyledi. Bütün bunları hatırlamamız gerekiyor. Yoksa böyle bir yere varamayız. Hakikaten yanacağız.

Söyleşi: Arzu Akyol

Yeşim Salkım'ın röportajı, Yeşim Salkım'ın röportajı

Yorum Yaz