Menü İcon

Yalın: ''Severim ama bunaltmam''

Yaptığı şarkılarla olay yaratan, seneler geçse de aşk yolundan geçen herkesin tekrar tekrar dinlediği bestelere sahip olan Yalın, dört yıllık aradan sonra ''Bayıla bayıla'' albümünü çıkardı. 11 şarkıdan oluşan yeni albümü hayranlarını bekliyor...

Röportaj Gazetesi

Yalın: ''Severim ama bunaltmam''

Dört yıllık aradan sonra sıfır kilometre 11 şarkıdan oluşan ‘Bayıla Bayıla’ albümü henüz piyasaya çıktı. Yalın, single yaparak az emekle çok kuş avlamanın peşine düşmemesini bakın nasıl anlatıyor: “Elim mahkûm, derdimi uzun uzun anlatmalıyım ben; yeri gelince soluklanarak, yeri gelince bağıra çağıra, kahkahayla, gözyaşıyla...…Tek şarkıda bin türlü hal anlatılmıyor.”

Albümün tanıtım partisinde “Tam vazgeçmek üzereyken, umut olsun diye yaptım bu albümü” dediniz... Neden vazgeçecektiniz ve ne umut ediyorsunuz?

-Her güne yeni bir kötü haberle uyanır olduk. Çok net biliyorum ve hissediyorum ki ateş düştüğü yeri yakıyor. Çok aile, çok anne acılar yaşıyor. Bu topraklarda yaşayan birinin bunlardan etkilenmemesi, bu acılara sessiz kalması mümkün değil. Hepimizin kalbi kırık... Dedim ki ne yapıyorsun? Dinleyecekler mi? Kalpleri, ruhları hazır mı duymaya söyleyeceklerini? Karamsarlığa kapıldım, yarım bırakmak istedim, “Erteleyeyim” dedim. “Aman çıkarma şimdi, hiç satmaz” diyenlere gitti hep aklım. Benim işim bu, beni hayatta en mutlu eden şey bu. Yarım bırakamadım, içim el vermedi, kıyamadım... Sonra şarkılar da bana el verdi, umut verdi; “Bana iyi gelen herkese iyi gelir, sen durma yürü yoluna” dedim ve işte buradayız.

57c93ea00f25444028421f6d

Çıkış şarkısı ‘Tatlıyla Balla’da “Her gün bahar gibi umut lazım” diyorsunuz ya... Bu umut evrenin en gerçek duygusu ‘aşk’ üzerine mi şekillenecek?

-Aşk hep iyi gelir, iyileştirir. Aşka dair her şey de umudu besler. Ama umudu da tek bir yere vardırmayı istemem, uçsun uçabildiğince...

Siz tek şarkılık single’larla mevsimlik parsayı toplama kurnazlığını hiç yapmadınız... Neden bu albüm inadı?

-Elim mahkûm, derdimi uzun uzun anlatmak istiyorum. Yeri gelince soluklanarak yeri gelince bağıra çağıra, kahkahayla, gözyaşıyla. Bin türlü hali tek şarkıda anlatılmıyor.

57c93ea00f25444028421f73

Yıllardır hiç değişmedi, Yalın şarkısı Yalın şarkısıdır ve içinde en saf aşk duygusunu barındırır. Peki siz meseleye nasıl bu kadar ‘saf’ bakabiliyorsunuz?

- Meseleye bakma gayret göstermediğimden olabilir. Dilime geliyor kelimeler, çıkıveriyor kendilerince. Öyle mi desem böyle mi desem yapınca işte tadı kaçıyor işin. Stüdyoda alıyorum gitarı elime, bir anda oluyor her şey... Hem laflar hem melodi sanki daha önce bir yerde beni bekliyorlarmış gibi, dejavu gibi, nasıl anlatayım, bilemedim.

Ve bu bakış açınız sayenizde sevenleriniz ve yakın arkadaşlarınız sizi aşk konusunda bilirkişi ilan ediyor mu? Aşk uzmanı, aşk doktoru sanılma gibi bir durum var mı?

-Umarım yoktur. Aşkın uzmanı, doktoru falan olmaz, herkes kendi aşkından sorumlu. İyisiyle de kötüsüyle de... Zaten böylesi güzel. Kalp kırılmadan, hırpalanmadan büyümez.

İmkânsız aşklar konusunda nasıl bir yorumunuz var? Yoksa aşkta imkânsız yok mudur? Şarkıdaki gibi “Tak edince olur, isteyince olur” mu?

-İmkânsız aşk vardır elbet ama kandırmak, ikna etmek, gönül çalmak diye bir şey de var. Gerçekten çok istiyorsan ve emek veriyorsan senin olur! Ben hep böylesine inandım.

57c93ea00f25444028421f6d

İyi baba olurum; severim ama bunaltmam

12 yıl önceye kıyasla bugün nasıl bir Yalın var karşımızda...

-Olgunlaşmışımdır mutlaka. Kafam daha rahat; müziğe daha odaklıyım. Şarkı yazmaya, üretmeye, yazmaya daha çok hevesim var. Yaşadığımız zor günlerin bana yansıması bu oldu sanırım. Daha çok çalışıyorum. Söyleyecek daha çok şeyim var...

Şimdiki stüdyonuz bir zamanlar Sezen Aksu ve Onno Tunç’un yaşam alanıymış. Onların ruhu ne kadar işledi bu albüme?

- Bu stüdyonun bir büyüsü var, buna çok eminim. Taşındığım ilk gece “Hadi” dedim, ”Yıllarca ne şarkılar yankılandı duvarlarında, hadi göster kendini...” Ve ‘Nöbetçi Geceler’ şarkısını yazdım yarım saatte, kan ter içinde.

Uzun süredir bir birlikteliğiniz var. Aşk konusunda huzuru ve istikrarı yakalamak üretiminizi nasıl etkiliyor? Yoksa birini uzun süre sevebilmek aşkın en önemli seviyesi ve sınavı mıdır?

- Belki de hayatımın en üretken dönemini yaşıyorum. Birini uzun süre sevebilmek için fedakârlık, anlayış ve iyi bir kalp lazım. Çok şanslıyım, çok huzurluyum, umarım şarkıları dinledikçe anlarsınız…

57c93e940f25444028421f63

Klasik soruyu da sorayım: Evlilik ne zaman?

- Bilmem (Gülüyor). Senin ne zaman?

Beni karıştırmasak. Klipteki gibi tatlı bir çocuk ne zaman? Baba Yalın nasıl biri olur?

- Ah işte bu fikre kalbim çarpıyor, elbette olacak ve benim en mutlu günlerim de o günler olacak. Dünyadaki en güzel sevgi... İyi bir baba olurum, çok severim, belki biraz fazla severim ama hissettirmem, çok bunaltmam yani (Gülüyor).

Dış görüntünüz hakkında biraz konuşalım. İmaj ne kadar önemli? Sosyal medya paylaşımlarınıza bakıyorum, çok rahatsınız artık. Saçınız dağınıkmış, sakallarınız uzunmuş gibi endişeler tamamen ortadan kalkmış gibi... Çok tatlı görünüyordunuz elinizde kahvenizle. Her halinizle çok sevilmenin özgürlüğü mü bu? Yoksa dinleyicilerinizle başka bir tonda buluşmanın rahatlığı mı?

- Sosyal medya her konuda kalıpların aşıldığı yeni bir düzen getirdi. Daha özgür, daha cesur, daha kendine has... Bu değişiklik hepimize yaradı ve yarayacak. Zaten bir rahatlayalım karşılıklı, belki de işe buradan başlamalı, bak gör o zaman neler olacak, ne kavga ne gürültü, hepsi bizden uzak olacak.

Söyleşi: Sibel Arna

,

Yorum Yaz