Menü İcon

Ümit Özat: ''Hastalığımdan dolayı futbolu bırakmasam teknik direktörlük için bırakacaktım''

Çocukluk hayali futbolculuk değil teknik direktörlüktü. Savunma ve hücumun takım halinde yapılmasını istiyor; elbette Bundesliga’ya geri dönmeyi de…

Röportaj Gazetesi

Ümit Özat: ''Hastalığımdan dolayı futbolu bırakmasam teknik direktörlük için bırakacaktım''

Çalıştığınız teknik direktörlerden aklınızda kimler, hangi özellikleriyle yer etti? Futbolculuğunuzda kimler yakın markajınızdaydı?

Christoph Daum’la beş yıl birlikte çalıştım. İlk yardımcı antrenörlük deneyimim onun yanında oldu. Türkiye’nin en büyüklerinden Mustafa Denizli, Fatih Terim, Şenol Güneş, Ersun Yanal’la çalıştım. Elbette bende hepsinden bir şeyler kaldı. Her birinden çok iyi şeyler öğrendim diyemem ama doğrularıyla yanlışlarıyla hepsinden öğrendiklerimin bir sentezini yaptım. Bu dönemde hocalarımda gördüğüm hatalardan kendi doğrularıma ulaştım.

Örnek almak için tek bir hoca seçmek zorunda kalsanız kimi seçerdiniz?

Kimsenin diğer hocalarıma haksızlık yaptığımı düşünmesini istemem ama bir gerçek var: Fatih hocayla milli takımda sadece altı kamp boyunca çalıştım ve futbol hayatım boyunca futbola dair öğrendiklerimin toplamından fazlasını öğrendim. Daum bambaşka bir adamdı. Onun da hakkını teslim etmek gerek.

Bir teknik direktörü en fazla zorlayan şey nedir?

Antrenörlük benim çocukluktan beri hayalini kurduğum bir şeydi. Hastalığımdan dolayı futbolu bırakmasam teknik direktörlük için bırakacaktım. Zorluklarının futbolculuğumda da farkındaydım ama işin içine girdikçe ayrıntıların çoğaldığını gördüm. Futbolcuyken başınıza buyruksunuz ama teknik direktörseniz bütün takım tepenizde. Bir gün oyuncularımdan bir kâğıda kafalarındaki kadroyu yazmalarını istedim. Bu kâğıtlarda kadroyu yazan oyuncunun adı yoktu. 25 futbolcum 24 ayrı kadro kurdu. Aynı kadroların olduğu kâğıtlarda da mevkiiler alakasızdı. Bir teknik direktörün her hafta yaşadığı sinir harbidir bu. Ben işimi her şeye rağmen severek yapıyorum. Her günümü, her anımı işime vermiş durumdayım. Çalışma odamdaki yatağımda yatıp kalkıyorum. İki gün çalışmasam sıkılıyorum. Zaten tatil yaparken de futboldan vazgeçemiyorum.

umit-ozat-samsunspor-td_1

Futbolcularınızla saha dışında da görüşür müsünüz, yoksa mesafe her zaman baki midir?

Ben onların saha içinde hocaları, saha dışında ağabeyleriyim. Aramıza mesafe koymak gibi bir anlayışım hiç olmadı.

Değiştirmek istediğiniz, şikâyetçi olduğunuz bir özelliğiniz var mı?

Ben çok mükemmeliyetçi bir insanım. Bu beni her zaman zor olanla uğraşmak zorunda bırakıyor. Her şey yolunda giderken ben kendime bir dert edinebiliyorum. Zamanla bunu aşmaya çalışıyorum. Elimden gelenin en iyisini yapıp gerisini bırakmaya karar verdim. Hiçbir şeyden pişmanlık duymak istemiyorum. Mesela futbolcuyken ayağımın dışını çok kullanırdım. Şimdi Beşiktaşlı Ricardo Quaresma ayak dışını kullanınca olay oluyor. Ben ayak dışımı kullandığımda “Sol ayağı yok da ondan kullanıyor” diyorlardı. Şimdi “Allah kahretsin, ayağımın dışıyla attığım bir golüm olmalıydı” diyorum. Teknik direktörlüğü bıraktığımda içimde bir ukde olmasını istemiyorum.

umit-ozat-ankaragucu-teknik-direktor

Saha içinde yapmak istediğiniz tam olarak nedir? Elbette amaç kazanmak ama ayrıntıya girersek nasıl bir oyun?

Rakipten fazla olduğunuz yerde baskı yapın, rakipten az olduğunuz yerde topun arkasına geçin. Bu oyunun değişmez kuralı. Futbolcularımın geçtiği yoldan ben de yakın zamanda geçtiğim için onları daha iyi anlayabiliyorum. Benim takımım topun arkasına çok adamla geçecek. Benim takımım takım halinde savunma yapıp, takım halinde hücum edecek.

Yabancı teknik direktörlerle Türk teknik direktörleri kıyasladığınızda Almanya deneyiminizden faydalanarak neler gözlemliyorsunuz?

Almanya bambaşkaydı. Orası tam anlamıyla bir futbol ülkesi. Fenerbahçe’den ayrılıp Köln’e gittiğime hiç pişman olmadım. Orada yaşadığım hiçbir şeyi unutamam. Teknik direktörlüğümde de futbolculuğumdaki gibi vakti geldiğinde Almanya’ya gitmek istiyorum. Oradaki teknik direktörler sadece işlerine yoğunlaşıyor. Burada ise futboldan başka bir sürü şeyle ilgilenmek zorundasınız ve bu sizi zamanla yıpratıyor. Yabancı teknik adamların Türkiye’de tutunamamalarının en önemli nedeni de bu. Karşınıza çözmeniz gereken öyle sorunlar çıkıyor ki bazen oturup “Ben ne yapıyorum?” diye düşünüyorsunuz.

Söyleşi: Hilal Gülyurt

,

Yorum Yaz