Menü İcon

Uğur Yücel: ''Ruhun iyiyse her yeri kendi atmosferine çevirirsin''

Uğur Yücel: ''Ruhun iyiyse her yeri kendi atmosferine çevirirsin''

Elinde papatyalarla yürüyor mezarlıkta. Boğuk sesiyle “Nermin’in öldüğü gün ben de sıktım kafama. Sandım ki mis kokulu bahçelerde güzelimle yeniden buluşacağız. Yıllar var soruyorum kendime dost kimdi, kardeş kimdi, sevdiğin kadın kimdi? Bazen diyorum hepsini unutsam, keşke unutsam. Ağzımda hiç geçmeyen bir kan tadı, burnumda ispirto kokusu...

Ben Kudret Sönmez Tek. İnadına ölmedim” diyor. Sevdiği kadının mezarına gidip çiçeğini bırakıyor, elini toprağa sürüyor, etrafa bakıyor ve başını kaldırıyor. Meydan okuyor... Kudret, Celal’le hesaplaşmak için geri geliyor. Biz de ekrana kilitleniyoruz. İki büyük usta karşı karşıya gelecek, döktürecek tabiri caizse. ‘İçerde’ izleyicisi Uğur Yücel’in de kadroya katılmasıyla sosyal medyayı inletti adeta. Yıllardır kendi ekibiyle iş yapan Yücel, ezberini bozdu

Bu ona da iyi gelmiş, mutlu olmuş. Kudret’i de sevmiş “Alacakaranlık’taki Tahir Kemal rolünden sonra en kolay gezindiğim bir karakter oldu” diyor. Teklif geldiği günün de ilginç bir hikâyesi var. Gerisini ondan dinleyeceğiz. Kısa ve öz konuşuyor Yücel.

Onunla Galata Kulesi’nde ‘İçerde’nin set arasında buluşuyoruz. Kalabalıkta meraklı bakışlar altında fotoğraf çekiyoruz. Rolünden çıkmadığına eminim. Bir yandan içimden boynuna sarılıp “Sizi çok seviyorum” demek geçiyor, öte yandan mesafeli duruşuna bir kez daha hayran kalıyorum. Kudret’i, hayatını, çocukluğunu, seyahatlerini, kendine kızgınlıklarını anlatıyor. Sakin ve samimi. Sonsuza kadar onu dinleyebiliriz, “Yeter ki anlatsın” diyeceğiniz Yücel karşınızda...

,

Yorum Yaz