Menü İcon

Tuğba Özay Röportajında: "Kolay değil zor yolu seçtim"

Modellikten şarkıcılığa geçenler furyasına katılan Tuğba Özay, “Bu işler popo sallamakla ve erotik kıyafetler giymekle olmuyor. Kendi şarkılarımı yazıyor ve besteliyorum. Yani kolay değil, zor yolu seçtim” dedi.

Röportaj Gazetesi

Tuğba Özay Röportajında: "Kolay değil zor yolu seçtim"

Albüm çalışmaları ne kadar sürdü?

Üç yılı buldu. Ülkemizde yaşanan karışıklıklardan dolayı sürekli erteledim. Bu süre zarfında pes etmedim, sabır gösterdim. Albümün adını da bu yüzden ‘Pes Etme’ koydum.

Ne tür geri dönüşler aldınız?

Şarkılarımın hepsi beğenildi. Özellikle ‘Pes Etme’, ‘Zıplamayan Bizden Değil’ ve ‘Bir Şey Söylemek İstiyorum’ şu an ilk üçte diyebilirim.

Mankenlikten şarkıcılığa geçiş konusunda insanlardaki ön yargıları yıkabildiğinizi düşünüyor musunuz?

Müziğe geçerken büyük zorluklar yaşadım. Podyumda iş yapamayıp bir türlü kimliğini bulamayanlar, sponsorları arkasına alıp lay lay lom şarkılar söyleyince insanlarda ister istemez ön yargı oluşuyor. Maalesef bu işler popo sallamakla, erotik kıyafet giymekle olmuyor. Kendi şarkılarımı yazıyor ve besteliyorum. Aranjelere dahi karışıyorum. Kolay yolu değil, zoru seçtiğim için sabır gerekiyor biraz.

Başkasından şarkı almayı düşünüyor musunuz?

Serdar Ortaç ve Sinan Akçıl gibi ünlü bestecilerden şarkı almamı söyleyenler çok oldu. Müziğin emekçi isimleridir, saygı duyuyorum ama onlar benden daha iyi mi şarkı yazıyor? Sektörde en çok beğendiğim isim Sıla’dır. Gülşen’i de takip ediyorum ama Sıla, küçük Sezen Aksu oldu. Üreten insanı seviyorum. Ben de bu yolda ilerliyorum.

İNSANLAR, BU ALBÜMLE BENİM YORUMCU, SÖZ YAZARI VE BESTECİ KİMLİĞİMİ DAHA NET GÖRECEK

‘İnançsız aşklara yer yok hayatımda’ diyorsunuz şarkınızda. İnandığınız bir aşk var mı hayatınızda?

Evet, annemle babamın aşkı var. Onlarınki gibi 40 yıllık dostluk ve yarenlik olmayacaksa hayatımda, adı inançsız aşk oluyor. Öyle aşklara yer yok artık hayatımda, çünkü yıpranmak istemiyorum. Daha kaç yaz mevsimini kucaklayacağım ki? İnsan, yolgeçen hanı değil, sevdiğinin kollarında güzel bir anı olmalı.

‘Bir Şey Söylemek İstiyorum’ adlı şarkınızı Survivor’da yazmışsınız. Nasıl oldu?

Duygu yüklü olduğum bir sabah, sahildeki kütüğe oturdum ve ‘Bir şey söylemek istiyorum sana taa uzaklardan’ demeye başladım. Sözler döküldü, melodisi de geldi. Bir yol bulmam ve kaydetmem lazım dedim. Bizi koruyan görevlilerin barakasına gittim. Sabah 05.00’te herkes uyuduğu için kimse yoktu ortalıkta. Masanın üzerinde kalem ve tuvalet kağıdı buldum. Onları çaldım ve bir kütükte şarkımı yazmaya başladım. Tuvalet kağıdını da yarışmadan elenene kadar sırt çantamda sakladım.

TÜM HAYALLERİMİ GERÇEKLEŞTİRDİM

Müzik konusundaki hedefleriniz neler?

Hem gitar çalan hem de şarkı söyleyen biri olmak istiyorum. Hedefim, açıkhava konserlerinde sevenlerimle buluşmak. 70’li yıllardaki bazı şarkıları cover yapabilirim. Hatta hayallerimden biri de Ahmet Kaya şarkıları söylemek. Bunlar olmayacak şeyler değil, her zaman kafamda hayalini kurduğum şeyleri gerçekleştirdim.

Neleri hayata geçirebildiniz?

Hep çiftlik gibi bir yerde yaşamayı hayal ederdim, oldu. Hapse girmeyi bile hayal ediyordum desem inanır mısın? Ona bile girdim. Elimde tespih, hep hanım ağalık düşünürdüm. Yabancı biriyle evleneceğimi önceden beri görüyordum. Gün gelecek yönetim kadrolarının içinde de olacağım. Milletvekilliği ya da bakanlık olabilir.

İki okul yaptırmışsınız…

Kendi imkanlarımla iki okul yaptırdım. ‘Tubist’lerimle köy okullarına yardımlar götürüyoruz. Geçtiğimiz ay Darülaceze sakinlerine yemek verdim. Bu duyguların reklamı olmuyor ama duyurmak gerekiyor.

İSRAF YAPMIYORUM ARTIK

Survivor size neler kattı?

Tokluğun değerini anladım. Teknoloji, kozmetik ve giyim gibi maddeci yaşamın ne kadar kölesi haline geldiğimizi gördüm. Üç ay boyunca tek bir kıyafetle yaşamanın hiç de zor olmadığını gördüm, Alışverişi çok severim ama bunu daha aza indirgedim. İsraf yapmıyorum artık. Sevdiklerimin değerini önceden de bilirdim ama orada farkındalık kazandım. Yarışmadan döndükten sonra doğru duruş sergilediğimle alakalı insanlardan çok güzel tepkiler aldım. Hatta bununla ilgili Kıbrıs’ta ‘Yılın Kadını’ ödülüne layık görüldüm. Bu yüzden de Survivor’ın şampiyonlarından biriyim.

Yarışmadaki tartışmalar açlıktan mı yoksa egolardan mı kaynaklanıyordu?

Düne kadar hiç tanınmayan insanlar oraya ünlü olmak için gelmişti. Yılmaz Morgül’le ünlü olduğumuz için oradaydık. Şahsen egosal problem yaşamıyordum. Herkes gibi ben de eşit şartlar içindeydim ama bazıları ismimin büyüklüğünden olsa gerek bunu sorun haline getirdi. Ben onlara ablalık ve dostluk yaptım ama hiçbirinden aynı yaklaşımı göremedim.

Söyleşi: Tacim Yurdakul

Tuğba Özay'ın röportajı,

Yorum Yaz