Menü İcon

Tolga Sarıtaş röportajında şok itiraflarda bulundu

‘Güneşin Kızları’ dizisinin Ali’si Tolga Sarıtaş, “Yakışıklılık bir iltifat, beğenilmek her insanın hoşuna gider ama ‘işini iyi yapar’ denmesi daha önemli” dedi.

Röportaj Gazetesi

Tolga Sarıtaş röportajında şok itiraflarda bulundu

Milliyet'ten Senem Aydın'ın röportajı...

Canlandırdığınız Ali’nin dizi boyunca başına gelmeyen kalmadı. Karakterin öfke patlamalarını oynamak zorluyor mu?

Zor demeyelim de, zevkli. Bana hep “Ağlama sahnelerinde gerçekten ağlıyor musunuz, duygusal sahneler nasıl çıkıyor?” diye soruyorlar. Karakteri başta çok iyi anlayıp, kurduğunuz zaman duygusu da geliyor. Senaryoyu okurken gözleriniz doluyorsa, o sahneyi oynarken ağlamamanız mümkün değil.

‘Muhteşem Yüzyıl’daki Şehzade cihangir rolüyle iyi bir çıkış yaptınız. Bu karakter sizi nereye taşıdı

Şehzade Cihangir, giriş, gelişme ve sonuç bölümünü seyirciyle paylaştığım ilk uzun vadeli karakter. Bir dönem karakteriydi ve başka türlü sınırları vardı. Burada hikaye günümüzde geçiyor ve Ali de Cihangir gibi çok gerçek bir karakter. Hayatı, dolayısıyla kendisi de zor bir insan. Birey olma çabaları, kendini ifade etme isteği var. Aynı zamanda çok travmatik bir tip. Oyunculuğumu çok geliştirdi. Bir karakterle sette o kadar saat geçirince, içli dışlı olunca mesleğe dair yeni tatlar keşfediyorsunuz. Ali’nin bana getirisi çok oldu.

Hayran kitleniz de diziyle birlikte arttı. İlgi motive ediyor mu?

Her şeyden önce ortada bir emek var ve bu çok güzel bir duygu. Sonuçta işimizi iyi yaptığımızı gösterir, bu da çok değerli. Bence bir insanın işini iyi yapması çok önemli. Bir aile büyüğüm, “İşini iyi yapan insandan zarar gelmez” der. Bana göre de hayattaki en önemli şeyler; önce iyi insan olmak, sonra işini iyi yapmak. Sette bazen ekiple 13 - 14 saat geçiriyoruz. Orada bir yaşam alanı oluşuyor. Dolayısıyla geri dönüşlerin böyle olması, dizinin sevilmesi mutlu ediyor. Kendi adıma manevi açıdan beni çok doyuruyor. 

Sözlüklerde sizin için ‘yakışıklılığı ikinci planda kalabilecek kadar iyi oyuncu’ yorumu yapılmış. Böyle anılmak ne hissettiriyor?

Sağ olsunlar... Dış görünüşümle değil, yaptığım işle anılmak isterim. Koyduğum emekle, karakterle... İnsanlar Tolga’yı beğeniyorlar ama Ali’yi de çok seviyorlar. Onu anlayabiliyor, iç dünyasını biliyorlar. Bu benim  için çok önemli. Tabii her şeyden önce görsel bir iş yapıyoruz ve insanlar estetik arıyor. Yakışıklılık bir iltifat, beğenilmek her insanın hoşuna gider ama ‘işini iyi yapar’ denmesi daha önemli.

140 dakika, her hafta bir sinema filmi çeker gibi çalışıyorsunuz. Çekimler nasıl gidiyor?

Temposu yoğun ama bir süre sonra beyin kimyası alışıyor. Bazen bir sahne çekip eve dönüyorum ve boşluğa düşüyorum. O yoğun tempodan sonra ne yapacağınızı şaşırıyorsunuz.

Müzik merakınız senaryoya taşındı...

Evet, öyle bir paslaşmamız oldu. Ali, katmanları ve duygusal derinliği olan bir karakter. “Acaba bazı hislerini şarkı söyleyerek mi dile getirse?” dedik ve böyle bir şey denedik. Ali’nin iç  dünyasına yakışan bir  davranış oldu.

Albüm çıkarmayı düşünüyor musunuz?

Çok küçük yaşlarda bağlama çalmaya başladım, sonra gitar ve bateri... Hayatımın belli bir döneminde bateri çalarak para da kazandım. Müzik hayatımda hep oldu, olacak ama albüm çıkarmak gibi bir motivasyonum yok. Şarkı söylemeyi seviyorum ama arkadaşlar arasında...

‘Dizi çekmek uzun bir maraton’

Bundan sonrası için canlandırmak istediğiniz bir karakter var mı?

Kategorize edemem ama içimde daha birçok şeyi oynamak isteyen biri var. Oyunculuk böyle bir şey, ne kadar farklı renk denerseniz  o kadar zevkli oluyor.

Şu an bulunduğunuz noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Verdiğiniz emeğin karşılığını almak mutlu ediyor yoksa daha çok yolum var. Özellikle dizi çekmek çok uzun bir maraton ve zorlu bir yolculuk. Hem süre hem de hissiyat olarak. Ali’nin yaşadığı her şeyi ben oynuyorum; öfkesini, kızgınlığını, hayal kırıklığını... Ali Mertoğlu’nun bana çok güzel katkıları oldu, her açıdan yol almamı sağladı.

‘Hande ile aramızda aşk yok’

Rol arkadaşlarınızla uyumunuz için ne diyeceksiniz?

Çok eğleniyoruz. Özellikle Sadullah Hoca (Çelen) ve Ayça Hoca’yla (Yaykın Yıkılgan) çok eğleniyorum. Emre Kınay’la da aynı şekilde... Herkesle uyumum tam.

Hande Erçel’le aşk yaşadığınıza dair  haberler çıktı. Doğru mu?

Hande ile çok duygusal sahneler çektik ve çekiyoruz. 30 haftada gerçekten çok derin bir aşk konusu işlendi. Uyumluyuz ki, insanlar da seviyor. Bana ‘Yakıştırmalardan rahatsız oluyor musun?’ diye soruyorlar, öyle bir durum yok. Bu, işimizi iyi yaptığımızı gösterir. İltifat olarak alıyorum. Çünkü insanlar Ali ve Selin’i sevdikleri için bizi yakıştırıyorlar. Ama aramızda öyle bir şey yok, hiç de olmadı.

Hayatınızda biri var mı?

Yok, hem de uzun bir süredir... 

Nasıl biri kalbinizi çalar peki?

Bir kriteri yok. Aşk öyle bir şey ki, hazırlıksız yakalar en ummadığınız anda, ummadığınız şekilde. Matematiği yok. Kategorize de etmiyorum.

Söyleşi: Senem Aydın

Tolga Sarıtaş röportajında şok itiraflarda bulundu, Tolga Sarıtaş röportajında şok itiraflarda bulundu

Yorum Yaz