Menü İcon

Şükrü Özyıldız: ''Oyunculuk bir şey göstermek değil, saklamak''

Şükrü Özyıldız: ''Oyunculuk bir şey göstermek değil, saklamak''

Peki İTÜ’den ayrıldıktan sonra

– İzmir’e döndüm, babamın işlerine yardımcı olmaya başladım. Ege Üniversitesi İşletme’yi kazandım. İkinci sınıftayken, Erasmus programıyla bir sene Portekiz’de üniversitede okudum. Kendimi aradığım bir dönemdi. İyi geldi orası bana. Geri döndüğümde oyuncu olmaya karar verdim…

İyi de o kararı nasıl verdin?

– Dediğim gibi kendimi aradığım, “Ben kimim? N’apıyorum? Ne istiyorum hayattan?”ı sorguladığım bir dönemdi. Kişisel gelişim semineri gibi bir şeye katıldım. Orada birkaç egzersiz yaptırdılar. “Bu egzersizler oyunculukta da kullanılıyor” gibi bir laf ettiler. Hoşuma gitti. Kendimi ifade edebildiğimi gördüm. Ve bir şekilde oyunculuğa merak sardım. Denedim, ççok sevdim. Fark ettim ki, oyunculukta empati kurabilme yeteneğinizi geliştiriyorsunuz, ‘öteki’ olabiliyorsunuz. Şu anda dünyada eksik olan bence bu. Biz artık birbirimizle empati kuramıyoruz. Oyunculuk bunu sağladığı için, daha vicdanlı, daha adaletli bir insan olmaya teşvik ediyor beni. Kendimi tanımama, içimdeki kapıları, pencereleri açmama sebep oldu.

“Olacağım” deyince, insan oyuncu olabiliyor mu?

– Başkalarını bilemem. Ben baktım oyunculuğu seviyorum, eğitimini almaya karar verdim. İzmir’de Müjdat Gezen Sanat Merkezi açılmıştı. Orada başladım. Sonra İstanbul’da özel derslerle devam ettim, Craft oyunculuk atölyesine gittim. Bahar Kerimoğlu’ndan ders aldım. Gamze Süner Atay’dan alıyorum şu an. Bir dönem İpek Bilgin ve Laçin Ceylan’dan da aldım. Her hocanın farklı bir tarzı ve metodu var. Öğrenmenin sonu yok.

,

Yorum Yaz