Menü İcon

Şirin Sever, Mehmet Nane, Soner Canko ve Sanem Oktar röportajı!

İş dünyasında gayet başarılı olan 3 CEO ve 1 gazeteci! Şirin Sever, Mehmet Nane, Soner Canko ve Sanem Oktar'ın keyifli röportajı!

Röportaj Gazetesi

Şirin Sever, Mehmet Nane, Soner Canko ve Sanem Oktar röportajı!

DKM bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirdiği İstanbul Komedi Festivali ile bir ilke imza atmaya hazırlanıyor. 18 Kasım'a kadar sürecek olan Komedi Festivali'nde sahnelenecek "İş'in Komiği"nde bugüne kadar alışmadığınız bir performansa şahitlik edeceksiniz. Sahneye bu kez komedinin ustaları değil, iş dünyasının tepe yöneticileri çıkacak ve sizleri kahkahaya sürükleyecek. İzleyici karşısında trendleri, kurumsal hedefleri veya iş dünyasındaki gelişmeleri konuşmayacaklar; -üstelik gazeteci bir moderatörün eşliğinde izleyiciden gelen kişisel ve sansürsüz sorulara tüm açıklığıyla cevap verecekler.

2

Wunderman - DirectComm CEO'su ve KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Sanem Oktar, Pegasus Havayolları CEO'su Mehmet T. Nane, Bankalararası Kart Merkezi (BKM) CEO'su Dr. Soner Canko ve gazeteci Şirin Sever'den oluşan ekip bakalım neler yaşatacak? Ancak öncesinde biz bir araya geldik ve kahkaha dolu bir röportaj gerçekleştirdik.

HELLO!: Proje nasıl hayat buldu ve sizi nasıl ikna ettiler?

Soner Canko: BKM Genel Müdürü Zümrüt Hanım'dan bir telefon geldi, "Bu kez ciddi iş meselelerini konuşmak yerine hayatınızın eğlenceli ve sıra dışı yönleriyle ilgili sizi sıkıştıracak sorulara yanıt vermeye ne dersiniz" diye sordu. E teklif, kardeş BKM'den gelince akan sular da durdu tabii... Açıkçası bir telefon görüşmesinde oldu bittiye geldim.

Sanem Oktar: Sevgili Zümrüt Arol beni aradı ve projeyi anlattı. Ona çok güvendiğim için kabul ettim.

Mehmet T. Nane: Zümrüt Arol'un vizyonu ve teklifi ile BKM ile uzun yıllardır süren başarılı bir işbirliğimiz var. Görev yaptığım diğer firmalardan beri devam eden ve iki tarafa da değer katan bir işbirliği. Bu da keyifli işbirliğimizin devamı niteliğinde. Bu bakımdan BKM'den böyle bir öneri geldiğinde zaten o güvenle gözüm kapalı "Evet" dedim.

Şirin Sever: BKM Genel Müdürü Zümrüt Arol Bekçe teklif etti, ben de kabul ettim. Yani çok ikna etmesi gerekmedi beni. Çünkü biz geçen sene de festivalde, "Soru cevaplı bir is yapar mıyız?" diye konuşmuştuk, bazı planlar yapmıştık ama hayata geçiremedik. Bu sene arayıp dedi ki: "Yurtdışında güzel bir iş izledim, gel bu sene bunu yapalım." Detayları anlatınca da "Evet" dedim. Hepsi bu kadar, gayet hızlıydık yani...

HELLO!: Kabul ettikten sonra pişman oldunuz mu? Vazgeçmenin yollarını aradınız mi?

S. Canko: Pişman olmadım ama kaygılanmadım diyemem. Hala endişelerim var. Bu endişe, performans sonuna kadar sürecek. Tek umudum, sahne sanatçılarının hep söylediği, "Sahneye adımını atığın an geçecek" telkinlerinin gerçek olması! Yine de ben temkinli biriyimdir; acil durum çıkış kapısına en yakın yere ben oturacağım!

S. Oktar: Açıkçası korkmadım desem yalan olur, hâlâ daha nasıl olacak bilmiyorum. Caymanın yolu var mı?

M. T. Nane: Hayır. Ben özel yaşamımda da neşeli bir insanım, ayrıca espri yapmayı da se verim. Bu proje benim için ilginç bir tecrübe olacak.

S. Sever: Ben bir işi sevdim mi hop diye giriyorum, evet diyorum, sonra telaşlanmaya, heyecanlanmaya başlıyorum. Tersi olması lazım halbuki değil mi? Bu işe de hiç düşünmeden "Evet" dedim, sonra düşününce kalp çarpıntısı yapmaya başladı. Ama dönmek yok!

HELLO!: Üstelik bilet satışlı bir performans. Programdaki diğer isimleri görünce bu da fazla iddialı oldu demediniz mi? Benim gördüğüm, kendinize güldürmek konusunda güvendiğiniz

S. Canko: İstanbul Komedi Festivali kapsamındaki sanatçıları görünce iddialı olmadı demek doğru olmaz. Lakin ben kabul ettim, olacakların sorumlusu Zümrüt Hanım! Onca CEO arasından davet edilen ben olduğuma göre, demek ki dışarıdan "Dijital CEO olduğum kadar Esprili CEO' olarak da görülüyorum. Ne mutlu!

S. Oktar: Açıkçası hiç öyle bir iddiam yok. Umarım izleyiciler gösterinin sonunda paralarını geri almak için kuyruk olmaz. Ben genelde gülmeyi seven taraftayım, sahnede olan değil.

M. T. Nane: Doğrusunu isterseniz "Fazla iddialı" demedim ama "Çok ilginç olacak" dedim. Sonucunu ben de merak ediyorum.

$. Sever: Ben komedyen değilim, güldürmek gibi bir misyonum yok. O gecenin sunumunu elimden gelen en iyi ve eğlenceli şekil de yapmaya çalışacağım diyelim. Seyirciler ve sahnedeki konuklarla birlikte interaktif bir is gerçekleştireceğimiz için de eğlenceyi birlikte yaratacağız aslında. Samimi, doğal hallerimizi ortaya koyunca keyifli bir iş çıkacaktır eminim.

Görevim ise sahnedeki kurbanlarımıza pardon konuklarımıza sorulacak soruları yönetmek, gecenin sunumunu yapmak, akışı yönetmek, gerekirse onları rahatlatmak...

 

Seyircilere yerlerine oturmadan önce üzerinde sorular yazılı kartlar dağıtılacak. Üç CEO'muzun önünde de seyircilerdeki kartların karşılığı olacak. Onlar hangi kartı çekerse, o kart hangi seyircinin elindeyse, o kişi kartta yazan soruyu soracak. Tabii bunlar sıradan sorular değil, CEO'ların ipliğini pazara çıkaracak sorular olacak. Şaka tabii ki o kadar da değil; ama ilginç sorular hazırlıyoruz.

HELLO!: Gazeteci olarak gazetecilik refleksi ile sıkıştıracak mısınız konuklarınızı?

$. Sever: İlla ki olur. Zaten ben öyle az konuşan, pasif durabilen bir tip değilim. Bu hal, konuklarımız için hayırlı mı olur bilmiyorum ama seyircinin sorularına ek yapabilirim, cevabi anlamazsam üzerine gidebilirim, meraklarımı giderebilirim. Hatta joker çekersem, belki ben soru sorarım! Hazır üç önemli CEO'yu bulmuşken sormazsam ayıp! Şaka bir tarafa, gereken neyse yaparım, yeter ki eğlenelim...

HELLO!: Daha önce bu festivalleri takip etme şansınız olmuş muydu? En keyif aldığınız hangisi oldu?

 

S. Canko: Maalesef yoğun programım dolayısıyla daha önceki festivalleri takip etme şansı bulamamıştım. Bu yıl hızlı bir başlangıçla direkt sahneden katılıyorum!

M. T. Nane: BKM'nin Komedi Festivali'ni keyifle takip ediyorum ben de. Ailemle birlikte de fırsat buldukça gösterilere gidiyoruz.

$. Sever: Komedi festivalini ilk yılından itibaren zevkle takip ediyorum. Mümkün olduğunca da oyunları izliyorum. Zaten festival dışında da kültür sanat hayatında olan biten her şeyi takip etmeye çalışırım. Hem mesleki gereklilik hem de meraklıyım. Hangi tiyatro oyunu sahneleniyor, hangi filmler vizyonda, konserlere gideyim, iyi vakit geçireyim gibi bir derdim var. Ruhen beni besliyor bunlar.

HELLO!: İstanbul'u uluslararası komedi festivalleri destinasyonuna dahil etme hedefiyle yola çıkan ve BKM tarafından İstanbul’a vakfedilmiş bu festival için düşüncelerinizi alabilir miyim?

S. Canko: İçinde benim yer alacağım bir festival, uluslararası komedi festivalleri kapsamına alınırsa çok gülerim! Şaka bir yana ülkemiz, olayları tiye alabilen, en zor zamanlarda dahi olumlu noktaları görebilen, ince bir espri zekası ve anlayışına sahip güzel insanlarla dolu... Dolayısıyla bence Türkiye, komedi alanında vaat ettikleriyle bu hedef için biçilmiş kaftan! BKM'nin bu amaç doğrultusunda attığı bu adımı son derece önemli ve değerli buluyorum.

S. Oktar: Gülmek insanın en güzel hali, herkese de çok yakışıyor. İstanbul'da böyle bir et kinlik yapılması, hem de uluslararası standartta olması bir şans. Çok farklı yelpazelerde ve konularda gösteriler var. Çok tanınan, yeni yeni ismini duyduklarımız ve bir de bizim gibi deneysel çalışmalar,

M. T. Nane: Keyifle takip ettiğim ve gerçekten başarılı bulduğum bir iş bu festival. Komedinin böyle kaliteli organizasyonlarla desteklenmesine öncülük ettiği için BKM'yi kutluyorum.

$. Sever: BKM gibi eğlence odaklı, güldürmeye, gülümsetmeye çalışan bir kurumdan tam da bunu bekliyorduk ama özellikle kurum içindeki kadınların bu işe gönlünü koyması, çaba sarf etmesi, benim için ekstra önemli, ekstra destek verdiğim bir durum. Zaten çok ihtiyacımız var gülmeye, eğlenmeye, kafa dağıtmaya, hep birlikte ol maya... Akıl sağlığımız için şart bu. O yüzden herkes katılsın, keyif alsın.

HELLO!: İstanbul'un kültür, Sanat ve eğlence endeksini nasıl değerlendiriyorsunuz? Siz işleriniz gereği dünyayı dolaşan insanlar siniz, gece hayatını saymazsak kültür ve sanat açısından İstanbul'a notunuz ne olur?

S. Canko: İstanbul kültür, Sanat ve eğlenceyle iç içe olan dünyanın sayılı şehirlerinden biri. Özellikle son yıllarda uluslararası tiyatro ve sinema festivallerinin yanı sıra sergi ve et kinlikler anlamında da nitelikli pek çok faaliyete ev sahipliği yapıyor. Benim İstanbul'a notum 10 üzerinden 7.

S. Oktar: İstanbul bir metropol ve bir dünya şehri, kültür ve sanat ile beslenmesi, farklı ve sürekli alternatifler sunuyor olması önemli. Bu anlamda bir iki kurum yıllardır başı çekiyor. BKM, IKSV yıllardır şehre katkı vermeye çalışıyor. Son 4 yıldır hepimizin bildiği ne denelerle İstanbul'daki çeşitlilik azaldı, turnelerin rotalarından çıktık ama bu yıl sanki biraz daha hareketlendik. Unutulmaması gereken bir-iki şey var. Sanat evrensel ve ortak bir dil, dünyada sergileri, konserleri ve etkinlikleri takip eden çok ciddi sayıda bir grup insan var

 

İstanbul kesişim noktasında olan bir şehir olarak bunun avantajını çok daha iyi kullanabilir. Şehirlerin gelişmişlik seviyesi, sahip olduğu konser salonu, etkinlik sayısı yani kişi başına düşen kültürel etkinliklere göre belirleniyor.

M. T. Nane: Son 10 yıla bakacak olursak, notum giderek yükseliyor ancak elbette geliştirilebilecek alanlar var. Şimdilik 10 üzerinden 7 diyelim.

HELLO!: Türkiye'de kurumların sanata bakışı ve desteği nasıl?

S. Canko: Kurumlar para kazanma sanatımın erbabı olarak mutluluğu yakalamaya çalışıyorlar. Eh, mutluluk da paylaştıkça çoğalır. Bu noktada büyük kurumsal katkıların son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Sözün özü, sanata daha fazla destek vermek kurumların gündeminin en üst sıralarında yer almalı.

S. Oktar: Şükürler olsun ki yıllardır destekleyen kurumlar var. Eczacıbaşı, Borusan, Akbank, Garanti Bankası, İş Bankası gibi şirketler tutarlı biçimde desteklerini sürdürüyor. Dünyada da bu böyle aslında, kurumlar müşterile ri ile deneyim sağlayarak uzun vadeli ilişkiler kuruyorlar. Hem izleyici hem de kurum icin önemli bir birliktelik oluyor.

M. T. Nane: Kurumsal anlamda sanatı yıllardır destekleyen çok önemli, değerli şirketler var ülkemizde. Bu bakımdan gerçekten iyi örnekler mevcut diye düşünüyorum.

HELLO!: Sizler kendi kurumlarınız kap samında sanatı ve/veya sanatçıyı destekleyen projeler üretiyor musunuz?

S. Canko: Evet. Çalışanlarımızla her fırsatta sanatı ve sanatçıyı buluşturmaya çalışıyoruz. Gülse Birsel, Sarp Apak, Mert Fırat, Ali Poyrazoğlu, Erdil Yaşaroğlu ve Evrencan Gündüz bu alanda işbirliği içinde olduğumuz isimler arasında yer alıyor.

S. Oktar: KAGİDER olarak son üç yılda iki tane tiyatro oyunu sergiledik. KAGIDER'in kadın girişimci üyeleri sahne aldı, BKM senaryosunu yazdı ve iki oyunu toplamda BKM Beşiktaş tiyatroda 1.750 kişi izledi. İki oyun da komedi olarak yazıldı. Amacımız güldürerek sorunlara ayna tutmak, gülerken düşündürtmekti. Ayrıca KAGİDER'de her ay bir sanat takvimi yayınlanır ve üyelerimiz düzenli olarak İstanbul'daki sergi, konser ve tiyatroları takip ederler.

M. T. Nane: Evet, üretiyoruz ve devam da edeceğiz. BKM ile yıllardır süre gelen işbirliğimizin en büyük sebebi de sanatı ve sanatçıyı destekleyebilmek. Bunu biraz olsun başarabiliyorsak ne mutlu bize...

HELLO!: Bir gazeteci olarak İstanbul'un kültür ve sanat takvimini hepimizden daha sıkı takip ediyor olabilirsiniz. Nedir sizce son yıllardaki durumumuz?

$. Sever: Şahane şeyler oluyor bence kültür sanat dünyasında. Müthiş oyunlar, gösteriler, konserler, festivaller geliyor ya da üretiliyor... Hep bir hareketlilik. İstanbul adına çok sevindirici. O korku dolu günleri atlattığımız için sevinçliyim. En son "Ghost' geldi mesela, büyük bir prodüksiyondu, izledim, çok beğendim. "Closer' oyununu izledim, "Vay be amma cesur is yapmışlar" dedim. Filminden daha cesurdu, bence müthişti. Öyle çok oyun var ki görmem gereken, öyle çok etkinlik, konser var ki yetişmek mümkün değil. Yeter ki olsun, bunlar hem ekonomiye katkı hem ruhumuza...

HELLO!: Sizin komedi anlayışınızda neler var?

S. Canko: İçinde zeka belirtisi taşıyan ve gözlem yeteneğiyle yoğrulmuş tüm komedi içerikleri benim için ayrı bir yere sahip.

$. Sever: Ben gerçek hayattaki deliliklere çok gülerim. Deli olanlara. Çıldıranlara! Samimi ve doğal hallere... Kurgu şeylere gülemiyorum.

HELLO!: En çok kimlere ve neye gülersiniz?

S. Canko: Sanatçılarda ayrımcılığa karsıyım. Hayatta beni en çok güldüren kişi, aynı zamanda beni en çok strese sokan kişidir. Eşim.

S. Oktar: Yılmaz Erdoğan, Cem Yılmaz, Demet Akbağ sanırım beni her zaman güldürme ye devam edecekler. Bir de kızlarım, Berfin ve Derin. İçinde hiciv olan, düzeni sorgulayan. Zekice yapılan her türlü konuya gülerim. Çatışma, çelişki ve farklı bakış açısını beklenmeyen bir anda sunmak mizahın ana unsurlarından bence. Aslında gülmenin bulaşıcı olduğuna ve sağlığa da iyi geldiğine inanıyorum. Sadece kişisel sağlığımıza değil, toplumsal sağlığımız için de önemli. Toplumların düdüklü tenceresinin mizah olduğunu düşünüyorum, eskiden TV'de komedi programları izler, mizah dergilerini merakla bekler, kabarelere giderdik. Hoşgörü, zeka, farklılıklara saygı için mizaha ihtiyacımız var. İste bu yüzden Komedi Festivali çok değerli.

M. T. Nane: Zeka ve gözlem yeteneği ile ortaya çıkan komedileri seviyorum. Komik olmaya çalışmayan, kişilerin farkında değilmişçesine komiklik yapması da eğlendiriyor beni.

$. Sever: O kadar değişken ki benim kime ve neye güldüğüm. Ruh halime göre değişiyor; bazen düşene gülerim bazen düşene gülene kızarım. Bazen kendim düşünce gülerim, bazen küfrederim neden düştüm diye.

 

Çok değişken gerçekten. Anım anımı tutmaz!

HELLO!: En beğendiğiniz komedi sanatçıları kimler?

S. Canko: Daha önce söylediğim gibi, esasen sanatçılarda ayrımcılığa karşıyım. Bu kadar ciddi gelişmelerin yaşandığı bir ülkede her türlü komedi sanatçısına ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.

M. T. Nane: Ülkemizin yetiştirmiş olduğu Nejat Uygur, Kemal Sunal, Zeki Alasya, Adile Naşit gibi çok kıymetli komedi sanatçılarımız var, hepsini rahmetle anıyorum. Perran Kutman, Müjdat Gezen, Metin Akpınar ve hâlâ bizleri güldüren niceleri yeri doldurulamayacak isimler. Yılmaz Erdoğan, Demet Akbağ, Ata Demirer, Engin Günaydın, Cem Yılmaz'a çok gülüyorum. Gülse Birsel'i de hem bir yazar hem de komedyen olarak çok beğeniyorum.

$. Sever: O da ruh halime göre değişiyor.

HELLO!: Peki, festivale dönersek, 80'in üzerinde performans var. Siz kimleri izlemeyi planlıyorsunuz?

S. Canko: En başta kendiminkine! Kendi performansımı izleyerek yıllarca gülmeyi düşünüyorum.

S. Oktar: BKM mutfak yeni dönemini merak ediyorum, Okan Çabalar ve Doğu Demirkol da izlemek istediklerimden.

M. T. Nane: Programımın ve iş takvimimin müşahitliğine göre planlama yapabileceğim ama Güldür Güldür Show ve Yılmaz Erdoğan'ı kaçırmamaya özen göstereceğim.

Ş. Sever: Boş olduğum her akşam bir salona atacağım kendimi. Daha önce izlemediğim sahnelere bakmak isterim tabii... Keşfedilecek çok şey var!

HELLO!: Kimlerle birlikte gülmeyi hayal ediyorsunuz?

S. Canko: Hayatın tadını ancak sevdiklerinizle paylaşabildiğiniz ölçüde çıkarabilirsiniz. Kahkaha atmak, gülmek de yaşamın en paha biçilmez nimetlerinden biri. Dolayısıyla her zaman sevdiklerimle birlikte bolca kahkaha atmayı, gülmeyi isterim.

S. Oktar: Dostlarla, ailemle yani kendimi yakın hissettiklerimle....

M. T. Nane: Kesinlikle ailemle... Eşim, oğlum ve kızım...

 

ş. Sever: Ya hani böyle gak desen güldüğün arkadaşların vardır ya, yan yana gelmek bile gülmek için yeterlidir. Ben onlarla en çok güldüğüm için onlarla gülmeyi hayal ederim. Ama yanımızda birkaç komedyen de olsa fena olmazdı.

HELLO!: İnsanları nasıl güldürürsünüz?

S. Canko: Bu soru bile çok komik. Bu soru kadar kimseyi güldüremem.

S. Oktar: Gelin görün diyorum.

M. T. Nane: Aslım isterseniz "Su kişiyi nasıl güldürürüm" diye hiç düşünmem, olay doğalında gelişir.

$. Sever: Bazı deli hallerime çok gülerler. Absürtlük yaptığımda, sağa sola çattığımda, alkollüyken falan çıtam yüksektir.

HELLO!: En beğendiğiniz espriniz?

S. Canko: Yok ki!

M. T. Nane: Spontane şekilde çıkan, durumsal espriler.

$. Sever: Henüz yapmadım sanırım!

HELLO!: Birlikte çalıştığınız insanlara da böyle sıcak davranır mısınız?

S. Canko: Elbette, bu 'iş' güdüsel olarak benimsediğimiz bir yaklaşım!

M. T. Nane: Sıcakkanlı bir karakterim var. Bunun ötesinde ben herkese, birlikte çalıştığım insanlara da, bana nasıl davranılmasını istiyorsam öyle davranırım. Sanırım burada kilit nokta empati...

Söyleşi: Figen Nalan Özkan

Şirin Sever Mehmet Nane Soner Canko ve Sanem Oktar röportajı, "Gülmek Bulaşıcıdır, Birlikte Gülelim"

Yorum Yaz