Menü İcon

Serranito: Bazen gitarımı kırmak istiyorum

Flamenkonun dünyaya yayılması, üzerine yeni yöntemler eklenmesi ve Türkiye’nin çok sevmesinin altında bir isim var: Serranito! İstanbul âşığı gitar virtüözü ile buluştuk

Röportaj Gazetesi

Serranito: Bazen gitarımı kırmak istiyorum

Flamenkonun ustası Victor Monge ya da kısaca Serranito dünyanın en önemli gitar virtüözlerinden biri. Hatta İspanya ve Rusya arasındaki diplomatik ilişkilerin kurulması için bir süre Rusya’da bile yaşadı, dostluklar kurdu. Fakat o bir İstanbul âşığı. Buraya o kadar sık geliyor ki ‘bizden biri’ desem yanlış olmaz... Geçen hafta Tamirane’de sahneye çıkan 73 yaşındaki Serranito’yu Tarabya’da yakaladık, sohbet ettik.

“Serranito 4. Uluslararası Antalya Gitar Festivali için bugün 20.00’de Muratpaşa Belediyesi Kültür Salonu’nda, 14 Aralık’ta da Ankara’da sahneye çıkacak.”■ İstanbul’a sık sık geliyorsunuz. Nasıl şu sıralar? Sizde nasıl his uyandırıyor şehrimiz?

Çok geldim, haklısınız. Biraz değişmiş, olumlu yönde diyorum. Kalpten duygularla geldim. Flamenko bilinmediği zamanlarda da Türkiye’ye geldim. Yavaş yavaş gitara ve dansa ilgi duyulmaya başladı. O zamanları hatırlıyorum da imkânlar çok kısıtlıydı. “Hangi ülkenin insanlarını daha çok seviyorsunuz” diye soruyorlar röportajlarda, her seferinde “Türk halkı” diye cevap veriyorum. Hoşgörülüler, müzik izleyicisi olarak çok kıymetliler.

■ İstanbul dışında...

Japonya’nın flamenkoya ilgisine inanamazsınız. Öyle sizin gibi hislerini açığa vurmuyorlar da, parça bitince birden alkış başlıyor, yeterli gördükleri an aynı anda kesiliyor. Kurulmuş gibi! Ama salonlar doluyor, çok sevdiklerini anlatıyorlar.

■ İzleyici konusunda nasıl böyle bir yargıya vardınız?

(Gülüyor.) Tam Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde bir parçayı çalıyordum. Nasıl kalabalık! Birden elektrikler gitti. Ne gitarımın ne de benim sesim duyuluyor... Yağmur çiseliyordu, kendimi kaptırdım, çalmaya devam ettim. Parçayı bitirdiğimde herkes çok duygulandı, ben de. Seyirciler ayağa kalkıp İspanyolca ‘Seni seviyoruz Serranito’ anlamına gelen ‘Serranito te quiero!’ diye haykırmaya başladı. Böyle izleyici hiç unutulur mu? Çok etkilendim.

■ Flamenko birçok duyguyu içinde barındırıyor. Kendinizi nasıl ifade edersiniz?

Felsefe, hayat felsefesi. Bu kadar.

■ Gitarınızı aldığınızda nasıl bir duygu kaplıyor içinizi?

Bazen kırmak istiyorum! Bu bir mücadele sayılır, her zaman ilham gelmiyor. Ama çoğu zaman özel bir his, sevgi dolu.

■ 8 yaşından beri müzik yapıyorsunuz. O çocuk ne kadar değişti?

Bunda eğitim babadan oğula geçer, İspanya’daki konservatuvarlarda verilemez. İçinde bulunduğum çevre de bunu kabul etmezdi zaten. Eskiden flamenko müziğini yapabilmek ve yaymak çok zordu. Medya ya da internet yoktu. Şimdiyse dünya değişti ama müzik ve ben aynı kaldık. O küçük çocuğun hayatı görme biçimi çeşitlendi, gördüklerini anlamlandırabilen biri oldu.

"AŞK OLMASA ŞİDDET DÜNYAYI DAHA FAZLA SARABİLİRDİ"

■ 90’larda uzun süre Rusya’da yaşadınız. O zaman nasıl bir Rusya vardı?

Seyircisi harika, toplumsal olarak sansasyonel... O zamanlar hükümet sanata daha çok yatırım yapardı. Şimdiki gibi para hırsında değildi. Sadece bu kadarını söylemek isterim.

■ Yaşadığınız aşkları, yaptığınız müziği biliyorum. Size göre aşk nedir?

(İç çekiyor.) Aşk dünyayı dengeleyen tek şey. O olmasaydı şiddet daha fazla dünyayı sarabilirdi. Onsuz nefes almak bile güç!

Söyleşi: Ece Ulusum

Serranito: Bazen gitarımı kırmak istiyorum, Serranito: Bazen gitarımı kırmak istiyorum

Yorum Yaz