Menü İcon

Serkan Kuru Röportajında: "Konuşmak yetmiyorsa savaşırım"

Çanakkale Savaşı'nın isimsiz kahramanlarının destansı hikayelerinin ele alındığı "Yüz Yıllık Mühür" adlı dizi, TRT ekranlarında seyircisiyle buluştu.

Röportaj Gazetesi

Serkan Kuru Röportajında: "Konuşmak yetmiyorsa savaşırım"

Çanakkale Savaşı'nın isimsiz kahramanlarının destansı hikayelerinin ele alındığı "Yüz Yıllık Mühür" adlı dizi, TRT ekranlarında seyircisiyle buluştu. Her hafta bir isimsiz kahramanın hikayesinin anlatıldığı dizinin ilk bölümünde Teğmen Vedat'ı canlandıran Serkan Kuru'dan çarpısı sözler...

Dizide kahramanlığıyla bilinen bir teğmeni canlandırıyorsunuz. Hikayesinden biraz bahseder misiniz?

İsimsiz birçok kahraman bu savaşın kazanılmasını sağladı. Daha bilmediğimiz birçok hikaye var ama içlerinde muhakkak bir Teğmen Vedat, çavuş, köylü, çoban ya da kadın kahramanlarımız var. Biz onların gözünden bu savaşın nasıl yaşandığını göstermeye çalıştık. Teğmen Vedat, üniversite öğrencisi bir genç. Savaşarak değil, her şeyin konuşarak çözüleceğine inanıyordu. Savaşın başlaması ve kendini orada bulmasıyla konuşulacak bir şeyin kalmadığını gördü ve korkusuzca savaştı. Yaşadığı acı hikayelerde sonradan geldi.

HER BÖLÜMDE FARKLI KAHRAMAN

Bu rol size geldiğinde ne düşündünüz?

Senaryoyu okur okumaz 'Bu projenin içinde olmalıyım' dedim. Para bu rolde ikinci plana düşmüştü. Aynı zamanda Çanakkale destanı benim için her zaman çok önemli olan savaştı ve içinde kendimi görmek istediğim bir işti. Oradaki karakteri oynamak benim için müthiş bir duyguydu. İyi ki projede yer almışım.

Dizi sadece 15 bölüm ekranlarda olacak. Bu süreçte hangi isimsiz kahramanlar ele alınacak?

Birinci bölümde benim rol aldığım Teğmen Vedat'ın hikayesi ele alınıyor. İlk 5 bölümde çavuşun, köylünün, çobanın kahramanlıkları anlatılacak. Sonraki 5 bölümde kadın kahramanların, son 5 bölümde de savaşta yardım eden gayrimüslimleri hikayeleri ele alındı.

O dönemde yaşanılan duyguları yakalamanız zor oldu mu?

Duygular oyuncunun içinde her zaman var aslında. Özel olarak onu eğitmek, çıkarmak bana biraz saçma geliyor. Tabii ki savaş filmleri izledim. Nasıl oynadıklarına baktım. Yönetmen de destek oldu ama o içsellikten çıkamadığımız zamanlar çok oldu. Zaten hikayenin yaşadığını düşündükçe daha çok senaryonun içine girdim.

YAŞANANLARI TEĞMENİN GÖZÜNDEN ANLATTIK

Çanakkale Zaferi'ni konu alan birçok dizi ve film çekiliyor. Bu yapımın diğerlerinden farkı nedir?

Baktığımız zaman hikaye aslında çok farklı değil. Sadece bakış açımız farklı. Gerçek bir komutanın savaşa nasıl baktığı, öğrencinin savaşı nasıl gördüğü, köyde yaşayan bir çobanın savaşa girişi gibi yaşanmışlıklar anlatılıyor. Biraz da onların gözünden savaşı görmek gerekiyordu. Her birinin gözünden savaşa nasıl dahil oldukları anlatıyoruz.

Siz Teğmen Vedat'ın yerinde olsaydınız nasıl davranırdınız?

Teğmenin yaşadıklarını ben yaşamış olsaydım çok iyi bir asker olurdum. Vedat gibi hareket ederdim. Konuşmanın yeterli olmadığı yerde savaşırdım. Beni getirdiği son nokta o olurdu. Çünkü vatanımı savunmam için sonuna kadar mücadele etmem gerekiyor.

BİZİ BİZ YAPAN HİKAYELER

Bu tür kahramanlık hikayelerinin ekranlara yansıtılmasının önemi sizce nedir?

Bunlar bizi biz yapan hikayeler. Bizim tarihimiz birçok ülkenin imrenerek baktığı bir geçmiş. Yenilgiyi de görmüşüz yenmeyi de... Bu topraklarda yaşayan her çocuk kahramanların hikayesini bilmeli. Günümüzde tarihimizi anlatan diziler yapılmaya başladı ve günden güne artış gösteriyor. Daha güzellerinin de yapılacağına inanıyorum. Tarihimizi hiç unutmamamız gerekiyor.

Daha önce Taş Mektep adlı filmde Atatürk'ü canlandırmıştınız. O rolü canlandırmak zor olmuş muydu?

Atatürk rolünde kararsız kalmıştım. Biraz da zorlandım. Çünkü bilindik bir karaktere rol vermek çok daha zordur. Kalıpların dışına çıkamazdım ama bu karaktere bir şeyler katabildim.

ÇAVUŞ'UN HİKAYESİ ÇOK ETKİLEDİ

Hikayede sizi en çok ne etkiledi?

Teğmen Vedat cephede 50'li yaşlarda bir çavuşla karşılaşıyor. Çavuş, muharebe alanında yüz üstü yatan şehitleri çevirip çevirip yüzüne bakıyor. Bu durum teğmene anlamsız geliyor. Teğmen niye çevirip yüzlerine baktığını sorduğunda ise "Cepheye geldiğimde benimde evladım vardı. Şu an onu bulamıyorum. Acaba şehitlerimiz arasında benim oğlumda var mı diye bakıyorum" cevabını alıyor. Bu sahneyi okuduğumda bile çok sarsıldım. Birçok duygu bu sahnede yaşanıyor.

SETTE KARI KOCA GİBİ DEĞİLDİK

Eşiniz Gökcan Kuru ile birlikte aynı dizide yer alıyorsunuz. Eşiniz hangi karakteri canlandırıyor?

Eşim Teğmen Vedat'ın sevdiği kızı canlandırıyor. Cepheye gidişinin sebebi de o kız zaten. Sette karı koca gibi değildik. Profesyonel iki oyuncu gibi davrandık. Eşimle aynı dizide yer almak benim için değerliydi.

Söyleşi: Ayşe Özleyen

Serkan Kuru'nun röportajı,

Yorum Yaz