Menü İcon

Ekranın en ateşli çifti: Serenay Sarıkaya ve Mehmet Günsür

Ekranın en ateşli çifti: Serenay Sarıkaya ve Mehmet Günsür

Hep beğenilen biri miydiniz?

Mehmet Günsür: Küçüklüğümde hep “Ne tatlı, ne sevimli” derlerdi. Aslında yaramaz da bir velettim. Annem “O kadar sevimliydin ki sana kızamazdık” der.

Kamera karşısına ilk çıktığınızda yedi yaşındaymışsınız. 12 yaşındayken ‘Geçmiş Bahar Mimozaları’nda rol almışsınız. O yaşta oyuncu olma kararını kendiniz veremeyeceğinize göre bir ‘proje çocuk’ muydunuz?

- Hayır. Annem öğretmen, babam mühendis. Ama ikisinin de sanat damarları kuvvetli. Bu bana da geçti. Küçükken halam bir reklam prodüktörünü tanıyordu. Elimden tuttu ve beni deneme çekimine götürdü. Reklamlarda rol aldım. Sonra ‘Geçmiş Bahar Mimozaları’ geldi. Ama o zamanlar bu benim için harika bir oyundu, ‘gibiymiş’ gibi yapma oyunu... Müşfik Kenter, Filiz Akın ve Rutkay Aziz gibi önemli isimlerle birlikte çalıştım ve profesyonelce yapmayı onlarla öğrendim.

Zor muydu?

- Evet. Çekimler söylenen saatlerde bitmezdi. Gece Müşfik Kenter’le sıramızı beklerken aynı yatakta uyurduk. 12 yaşında tanınmaya başladım, benim hayatımda bir şey değişmedi, havalanmadım ama okulda çocuklar bana “Mimoza” demeye başladı. Hayatım spordu; tenis ve kayak takımlarındaydım ama beden hocası beni ikmale bırakmıştı. Ben hiç farkında değildim ama o beni bir şekilde yanlış anlamıştı. O noktada meşhurluk hikâyesini insanların farklı algıladığını gördüm.

Müzikle ilgileniyor, restoran işletiyordunuz... Hangi noktada oyunculuğun asıl mesleğiniz olmasına karar verdiniz?

- 1996’da, ‘Hamam ‘filminden sonra. Sinemanın İtalyan mutfağını gördüm ve “Ben bu işi çok seviyorum” dedim.

,

Yorum Yaz