Menü İcon

Seren Serengil Röportajında: "Hayatıma reset attım''

Bir süredir ortalarda yoktu, sonra karşımıza yeni bir Seren çıktı. Bakın o Seren neler anlattı...

Röportaj Gazetesi

Seren Serengil Röportajında: "Hayatıma reset attım''

Sahneye adım attığında 16 yaşındaydı. O günden beri hep gözümüzün önündeydi hem de tam anlamıyla... Evlilikleri, saçı başı, makyajı, annesiyle olan ilişkisi, yaşadığı talihsizlikler... Öztürk Serengil gibi bir efsanenin kızı o. Annesi ise çok güzel, iyi eğitimli ve varlıklı bir ailenin kızı...

Ne Öztürk Serengil ne de anne Nevin Teoman istedi onun sahneye çıkmasını. Ama o hayallerinin peşinden gitti her zaman yaptığı gibi... Evlilikleri de memnun etmedi ailesini... Zaten o da aradığını bulamadı o ilişkilerde... Oysa ki en büyük isteği mutlu, huzurlu bir aile kurmaktı... Tüm kötü anılarını geride bıraktı, şimdilerde Seren Serengil cephesinde bir değişim söz konusu. O da artık farklı biri olduğunu, değiştiğini söylüyor...

Üç yılı deviren bir ilişkisi var Ali Küçük ile, çok da mutlular. Onu mutsuz eden kilolarına da elveda demiş. Tabir uygunsa manken gibi bir Seren var karşımızda... Ve eylül ayında Ayrılık Şarkıları adlı bir albümle tekrar müziğe dönmeye hazırlanıyor... 15 yıldır yaşadığı Acarkent'te buluşup sohbet etme fırsatı yakaladığım Serengil magazin basınında gördüğünüz haberlerden çok farklı bir kadın...

Samimi, gülünce gözlerinin içi gülüyor, sevdiklerini çok seviyor, neredeyse kendisini unutacak kadar hem de... İşte onun ağzından son üç yılı...

Mide ameliyatınız, kilo kaybınız, üç senedir gözlerden uzak sürdürdüğünüz ilişkiniz... Sanki bambaşka bir Seren Serengil var artık... Sanki tüm hayatınızı değiştirmek istemişsiniz gibi...

Tüm hayatımı reset'ledim.

Instagram'da 400 binin üzerinde takipçiniz var. Ve sosyal medya hesabınızı görüp de ne kadar kilo verdiğinizden bahsetmeyen yok... Neler oldu, nasıl başladı bu değişim?

Mide ameliyatı olduğumda 77 kiloydum şimdi 57 kiloyum. Üç ayda 20 kilo verdim. Obez olmadığım için bu ameliyatın ardından çok hızlı bir şekilde kilo verdim.

20 kilo aslında doğru beslenme ve sporla kurtulabileceğiniz bir miktar değil mi? Neden ameliyat oldunuz?

Yaklaşık altı, yedi senedir, hamileliklerim ve çocuk kayıplarım nedeniyle sağlığı kötü olan bir kadınım. Beyin kanaması, felç gibi durumlarla karşı karşıya kalma riskim çok yüksekti. 18- 10'du tansiyonum. Ve düşmeyen bir tansiyon. Kanımda da zaten pıhtılaşma sorunu vardı. Yani hiç kilo almaması gereken bir insandım.

Peki beslenme şeklinizi neden değiştirmediniz?

Et, sebze yemeyi sevmeyen abur cubur, karbonhidrat, asitli içecekler ve şekerli gıdaları çok seven bir bünyem var ne yazık ki...

İNANILMAZ ZOR BİR AMELİYAT

Ameliyat olmak için doktora gittiğinizde size eminim ki ilk önce yaşam şeklinizi değiştirmenizi söylemiştir...

Aynen öyle... Bana "Sadece obeziteyle karşı karşıya olan ya da metabolik sendromu olan insanlar bu ameliyata girebilir" dedi... Ben de ondan bana kan tahlili ve rutin kontrolleri yapmasını rica ettim. Tansiyonumun durumu belli... Doktorlar beklemedi bile, resmen apar topar ameliyata soktular beni. Zaten hastane kurulutoplanıyor, doktorlar kontrol ediyor ve ameliyata karar veriliyor.

Zor değil mi peki bu ameliyat? Ameliyatı olunca bir anda manken gibi bir vücuda ve sağlığa kavuşuyormuşsunuz gibi geliyor herkese...

İnanılmaz zor bir ameliyat... İki saatte bir ağzınıza bir şey atmanız gerekiyor. Çok acıkıyorsunuz. Mide küçülünce daha çok acıkıyorsunuz. Parmağınız kadar yiyebiliyorsunuz. Ve tabii yaşam şeklinizi ve beslenme şeklinizi tamamen değiştirmeniz gerekiyor. Yoksa mideniz gene büyüyebiliyor ve verdiğiniz tüm kiloları iki sene içinde olduğu gibi geri alabiliyorsunuz... Protein yemeniz ve tüm o sağlıksız beslenme şeklinden uzak durmanız gerekiyor. Ayrıca o kadar hızlı kilo vermenin bir sonucu olarak vücudunuzda sarkmalar oluyor, bu yüzden düzenli olarak spor yapmalısınız.

ABURCUBUR HAYATIMDAN ÇIKTI

Peki o güne kadar değiştiremediğiniz beslenme alışkanlıklarınızı ameliyatla nasıl değiştirdiniz bir anda? Ameliyat korkusu mu ağır bastı?

Saplantılı bir şekilde bağlı olduğum kötü besinlerden Liana Pesah sayesinde kurtuldum. Kendisi Mora Terapi uzmanı... Benim yaşam koçum, spor hocam kısaca şimdilik her şeyim. Tüm o abur cuburlar hayatımdan çıktı.

Spor yaptığınızı söylemiştiniz...

Haftada üç gün ağırlık çalışıyorum.

HUZURLU VE BİR BİRİNİ SEVEN BİR ÇİFTİZ

Tüm Türkiye yıllarca neredeyse her ilişkinizi an ve an izledi. Oysa şimdi üç yıllık bir ilişkiniz var ve kimse bu ilişki hakkında bir fikir sahibi değil...

Evet. Hayat bana çok şey öğretti. Eskiden hayatımda biri olduğu zaman herkes bilsin isterdim. Zaman içinde bunun ne kadar kötü bir şey olduğunu anladım. O ilişkiyi açık bir şekilde yaşamaya çalışırken aslında farkında olmadan ilişkinize büyük zarar veriyorsunuz. Her şey olabiliyor. Kıskanan da oluyor, ayırmak isteyen de oluyor. Nazar da diyebilirsiniz... Gerçekten birbirinizi seviyorsanız, mutluysanız bunu sosyal medya da her daim paylaşma gereği hissetmiyorsunuz...

Erkek arkadaşınız Ali Küçük reklam sektöründe, görüntü yönetmenliği yapıyor. Sinemacıların gündüzü gecesi yoktur, derler. İlişkiyi yürütmek zor olmuyor mu?

Ali steadicam operatörü ve görüntü yönetmeni. Çok yoğun çalışıyor. Tabii kolay bir durum değil ama her ilişkinin zorlukları oluyor. Biz birbirini seven, huzurlu, ne istediğini bilen bir çiftiz. Ortak yönlerimiz çok. O nedenle sorunları bertaraf edebiliyoruz

Hiç ortada yoksunuz. Özellikle mi beraber görüntü vermemeye dikkat ediyorsunuz?

Ali, benim bugüne kadar tanıdığım herkesten çok farklı bir kişilik. Kendisini göstermeye çalışan, reklam yapmaya çalışan biri değil. Zaten en başında bana "Ben ne televizyona ne gazeteye çıkmak istemiyorum" dedi. Ben de saygı duydum zaten benim de tercihim bu yöndeydi.

Peki ne öğrendiniz bu ilişkiden, eminim ilişkiniz de yaşadığınız değişimde etkili olmuştur...

Sadeliği öğrendim. İlişkimizi koruyarak yaşamayı öğrendim. Ben de eskiden çok hata yaptım. Şimdi benim için en önemli şey huzur. 'Kim ne der' diye yaşamıyoruz biz mutluyuz diye fotoğraflar paylaşmıyoruz. Etrafa ispat çabası içinde olanlar mutsuz ilişkiler yaşıyor. Gerçekte mutluysanız içinizde yaşıyorsunuz o mutluluğu...

Konuşuyor musunuz geleceğe dair bir şeyler?

Tabii ki. Ama şimdilik bende kalsın....

ÇOK VARLIKLI ERKEKLERDEN KORKUYORUM

Daha önce evlendiniz... O zamana dair hata yaptığınızı düşündüğünüz şeyler var mı?

Her iyi erkek arkadaş, iyi bir eş olacak diye bir kaide yok. Ben sanırım bu konuda hata yaptım. Annem ve babam ben çok küçükken boşandı. Sanırım bunun da etkisiyle hep bir ailem olsun istedim. Ama ben bunu, bana uygun olmayan insanlarla istemişim. Yani ben onlara, onlar da bana uygun değilmişiz...

Uygun olmayan ilişkilerinizde anne ve babanızın evliliği etkili oldu mu?

Her kız çocuğu babasından, babasının annesiyle olan ilişkisinden etkileniyor bence. Babam döneminin en önemli isimlerinden. Varlıklı ve popüler. Böyle olduğu için çevresinde onu ailesinden koparan arkadaşlar da, kadınlar da çok olmuş. Annem çok güzel olmasına rağmen aldatıyor babam onu. Ben aldatılmaktan korkuyorum. Çok varlıklı, çok güçlü erkeklerden kokuyorum mesela. Huzurlu olmak benim için o yüzden her şeyden önemli. Bir de erkeğin başarılı olması önemli benim için.

Sormadan olmaz, annenizle aranız nasıl?

Çok iyi maşallah. O benim valide sultanım onsuz hayat durur benim için.

GAZİNO DÜNYASI BANA GÖRE DEĞİLDİ

Koleji bitirdikten sonra anneniz eğitiminize devam etmeniz için sizi İsviçre'ye yollamış. Ne oldu da bir anda kendinizi müzik dünyasının içinde buldunuz?

Lise döneminde annemle davetlere katılmaya başladım. O zaman bir anda gazetelerde: Öztürk Serengil'in kızı şu davette, bu davette gibi haberler çıkmaya başladı. Bu tabii insanların ilgisini çekti. Fahrettin Aslan'dan ilk gazino teklifi geldi. Tabii ki gazinoda söyleyecek şarkı bilmiyorum. Annem bir yandan çok karşı çıkıyor, hemen İsviçre'ye dönmemi istiyor. Babamın desteğini almaya çalışıyorum ama o da sahne performansı yapmamı istemiyor. Gazetelerde bir anda "Seren Serengil, Türkiye'nin en genç assolisti olacak" tarzında haberler çıkmaya başladı. Ben de çok istiyorum sahneye çıkmak ama aldığım derslere rağmen Fahrettin Aslan henüz yeterli olmadığıma karar verdi.

Peki sonra?

Sürekli gazetelerde hakkımda haber çıkıyordu. Hiç beklemediğim bir yerden teklif geldi. İbrahim Tatlıses Ankara'da sahne alacaktı ve kadroya bir assolist gerekiyordu, bana sordular. Ben de kabul ettim. Ve o sayede sahne günlerim başladı.

Hiç pişman oldunuz mu aldığınız o karardan?

Yok asla. Sonuçta hep en iyi kadroların başında assolist oldum en iyi gazinolarda çalıştım. Ama kabul etmem lazım, bana göre bir camia değildi. Karakterim çok uygun değildi. Hele o yıllarda bambaşka ilişkileriniz olması gerekiyordu. Annem-babam vardı, para sorunum yoktu, zaten tanınıyordum. Ben o ilişki çemberine girmek zorunda kalmadım. Hep arada derede kaldım o yüzden de çok faal olmak istemedim

Neden unutulmadınız peki sizce?

Hep gündemde olayım diye kalitesiz bir iş hiç yapmadım. Hep olduğum gibi oldum. İnsanlar benim samimi ve gerçek halimi sevdi bence. Ben bir markaysam hep o markayı korudum. Hiç kimseyi taklit etmedim.

Gelelim yeni albümünüze...

Ayrılık Şarkıları isimli bir albüm yapıyorum. Bugüne kadar popüler olan, bazısı benim albümlerimde yer almış ayrılık şarkılarını söyleyeceğim. Bir aksilik olmazsa eylül ayında piyasaya çıkacak. Bence en iyi hüzünlü şarkıları okuyorum.

Dizi görüşmeniz varmış bir de...

Var bir teklif şu an üzerinde konuştuğumuz. Güzel bir hikaye. Zengin bir ailenin, iyi kalpli ancak biraz şımarık kızını canlandırmam için teklif geldi... Önümüzdeki sezon ekrana gelecek.

GERİYE DÖNSEM EVLİLİKLERİMDEN HİÇ BİRİNİ YAPMAZDIM

Peki geçmişle ilgili hiç pişmanlıklarınız var mı?

Tabii ki var. Her insanın vardır. Hiçbir pişmanlığım yok diyor herkes röportajlarında. Geriye dönsem hiçbir evliliğimi yapmazdım. Psikoloğa gittim tabii ki. Bana "Seren sevilmek istiyor. Bunun için karşısındaki insana hayatını veriyor, kendini siliyor, onu çok mutlu etmeye çalışıyor" dedi. Sonra sadece sevilmek için çok bedel ödediğimi gördüm. Bu yolun doğru olmadığını gördüm. Artık hiç kimseye hiçbir şey vermeyeceğim dedim. Yine de huylu huyundan vazgeçmiyor ama artık kendine dönük kendi için yaşayan bir Seren var diyebiliriz.

Söyleşi: İdil Demirel

Seren Serengil'in röportajı,

Yorum Yaz