Menü İcon

Rojda Demirer: ''Duygu fırtınalarımı içimde yaşarım''

Rojda Demirer: ''Duygu fırtınalarımı içimde yaşarım''

Yıllardır oyunculuk yapıyorsunuz. Bu iş ruhunuzu besliyor değil mi?

- Oyunculuk kendimi gerçekten ifade edebildiğim, kalıplarımı zorladığım ve benliğimden sıyrılarak başka ruhlara serüvene çıkabildiğim bir alan olduğu için çok renkli bir kapı. Her yeni rolde hem kendimden hem hayattan başka noktalar bulabildiğim ve onları düşündürmeye ittiği için her seferinde kendime yeni şeyler katabildiğim bir mecra...

Bugüne kadar farkındalığınızı artıran ya da sizi siz yapan dizi, film ya da tiyatro oldu mu?

- Işıl Kasapoğlu’nun devlet tiyatrosunda yönettiği Shakespeare’in “12. Gece” oyunu. Ankara’dan gelip bana İstanbul kapısını açan ilk işim Yusuf Kurçenli’nin “Gönderilmemiş Mektuplar” filmi. İlk işimde çok önemli isimlerle başrolü paylaşmak, Yusuf Kurçenli’nin hiç tanınmamış bir oyuncu olarak bana bu güveni, hayattaki duruşumu ve bir şeyleri başarabileceğim hissini kazandırması açısından önemliydi. Dizide ise “Melekler Korusun” ve “Geniş Aile”nin bendeki yeri farklıdır.

,

Yorum Yaz