Menü İcon

Prof.Dr. Sadettin Ökten: ''İnşa eden adamın ruhu, rengi o mekâna siner''

Prof.Dr. Sadettin Ökten: ''İnşa eden adamın ruhu, rengi o mekâna siner''

Vakıf nedir? İslâm tarihindeki tecrübeden de yola çıkarak vakıf pratiğimizi anlatabilir misiniz?

- Kur ’ân ’da doğrudan doğruya vakıf kelimesi geçmiyor. Ama insanlara hayır yapmak, malı Allah yolunda sarf etmek, müminlere, muvahhitlere emredilen bir husus. Bu hususu veyahut başka emirlerin tatbikatını Cenâb-ı Peygamber’in sünnetinden öğreniyoruz. Dolayısıyla bu hayrat nasıl yapılacak, malın hizmete tahsisi nasıl olacak, Efendimiz ’in sünnetinden öğrenmekteyiz. Bu sünnete bir hurma bahçesi var ve Efendimiz bunu vakfetmişler. Ayrıca mallarını, hurma bahçelerini vakfetmek isteyen Hz. Ömer ve Hz. Osman’a da kuralları söylemişlerdir. Yani vaz olunan pratik oradan geliyor. Daha sonra gelen âlimler ve fukaha hazerâtı bunu tanımlamış. Şöyle deniyor: Bir malı mâliki Cenâb-ı Allah olmak üzere -zaten bütün varlığın sahibi Allah’tır- tanımlandığı vakit bu malı alıp satamıyor ve hibe edemiyorsun. Bir malı Allah’ın mülküne tevdi ettiğiniz zaman bundan rücû da edemiyorsunuz. Hükmen bu mal Allah’ın malıdır, diyorsunuz ve bu maldan gelen menfaati de kullara dağıtıyorsunuz. Vakfın temel şartı budur. Bu mal ayakta kaldığı, yıkılmadığı, yanmadığı sürece çalışacak mânasındadır. Bunun da mânası ibadullahtır.

,

Yorum Yaz