Menü İcon

Pınar Altuğ: Gece Hayatını Sevmiyoruz

Pınar Altuğ, eşi Yağmur Atacan ile ilgili zaman zaman çıkan ayrılık söylentileri hakkında “Herhalde bizim için ‘Uzun zamandır evliler artık ayrılırlar’ deniyor ama birbirimize hiç Ayrılalım demedik” diyor.

Röportaj Gazetesi

Pınar  Altuğ: Gece Hayatını Sevmiyoruz

Pınar Altuğ, eşi Yağmur Atacan ile ilgili zaman zaman çıkan ayrılık söylentileri hakkında “Herhalde bizim için "Uzun zamandır evliler artık ayrılırlar" deniyor ama birbirimize hiç Ayrılalım demedik” diyor. Pınar Altuğ, mankenlik, oyunculuk, sunuculuk ve tekstilden sonra kuyumculuğa da el attı. Lidyana. com ile işbirliği yaparak hayata geçirdiği "Selma by Pınar Altuğ" adlı takı koleksiyonunu geçen hafta içinde görücüye çıkardı. Tanıtım sonrası buluştuğumuz sanatçıyla hem özel hayatını, hem takı tasarım işini, hem de televizyon ve sinema dünyasını konuştuk. 

Mankenlik, oyunculuk, sunuculuk, tekstil derken şimdi de kuyumculuğa soyundunuz...

Genelde anneler kızları için idoldür. Ben anneme oldukça hayrandım. Nasıl makyaj yaptıysa, ben de öyle yaptım. O ne giydiyse, ben de giydim. Annem gibi ben de mücevheri hep çok sevdim. Bu tutkumu paylaşmaya karar verdiğim an annemin bana bıraktığı anı ve zevklerinin karması olan "Selma by Pınar Altuğ" markasında karar kılındı. Geçtiğimiz yıllarda ayakkabı ve çanta da çıkarmıştık. Ancak onun üretimi Türkiye’de olmadığı için kontrolü sağlayamamıştım. Şimdi hem tekne tekstilinde, hem ev tekstilinde, hem de mücevherde başında olup, kontrolü sağlayabiliyorum. Açık konuşmak gerekirse kontrol manyağı bir kadınım. Herkes anladığı ve bildiği şeyle meşgul olmalı diye düşünüyorum. 

Eğer denk gelirse 2-3 mesleği bir arada yürütmek zor olmaz mı?

Bir taraftan bu markam yürürken diğer taraftan çekime gidebilirim. Televizyonda da boy gösterebilirim. Bunlardan birinin diğerini engelleyeceğini hiç zannetmiyorum. Hepsi birden rahatlıkla yürüyebilir. Zaten çok uzun zamandır tekstille oyunculuğu bir arada götürüyorum. Zaman zaman yoruluyorum ama ikisi de birbirine hiç zarar vermedi. Eskiden 8 saat uyumadan kendime gelemezdim ama baktım ki artık hayata yetişemiyorum, geceleri maksimum 6 saat uyuyorum.

Gece Yatarken Küpelerimi Çıkarmam

Mücevher koleksiyonundan bahseder misiniz?

Ben küçük yaşlardan beri taktığım takıları, çizip biçip kendim tasarladım. Bir de benim annem mücevhere meraklı bir kadındı. Kızlar annelerinden ne görürse onu yapar. Annem bana “Gidip imitasyon takılara tonla para vereceğine, paranı biriktir, küçük de olsa hakiki al ve koy kenara” derdi. 

Bu proje ne zamandır kafanızda vardı?

Ne yapsam ne yapsam diye kara kara düşünürken, kendi tasarımlarımla ve markamla yola devam etmenin daha sağlıklı olacağını düşündüm. Bu markaya bir isim aradığımda ise annemden bana gelen bu takı tutkusu nedeniyle marka "Selma by Pınar Altuğ" oldu. Logo da annemin el yazısı. Piyasada hatırı sayılır bir marka haline getirmek istiyorum. 

Mücevheri günlük hayatınızda ne sıklıkla kullanırsınız?

Her zaman, her yerde, her şekilde kullanırım. Alyansım olmadan markete bile gitmem. Gece yatarken küpelerimi çıkarmam. Koleksiyonum da zaten küpe ve yüzük üzerine.

İşi Dibine Kadar Yaparım

Şu dönem ekranda yoksunuz. Oyunculuk teklifi gelmiyor mu?

Öyle çok aşırı dizi teklifi geldiğini söyleyemem. Zaten bu sıralar inanılmaz, akıl sır erdiremediğim bir furya var. Bir dizinin başlamasıyla bitmesi bir oluyor. Böylesine bir furyanın içerisinde olmadığım için kendimi şanslı olarak görüyorum. Mesela "Çocuklar Duymasın" üç kere bitti ve yeniden başladı, keza "Bir Şarkısın Sen" de. Yaptığım işlerin ekranda başarıyı yakalamış olması benim için en büyük gurur ve mutluluk kaynağı. Ben yaptığım her işi dibine kadar yaparım. 

Peki sizce başlamasıyla bitmesi neden bir oluyor?

Nice başarılı projeler reytinge bakılıp daha 2-3 haftada yayından kalkabiliyor. Kamera önünde ve kamera arkasında olanların hayalleri suya düşüyor. Onlar kadar bizim de içimiz cız ediyor. Hızlı tüketimin geldiği son nokta bu olsa gerek.

Hiç Sinema Teklifi Almadım

Sizi hiç sinemada göremiyoruz?

Evet. Bu zamana kadar hiç elle tutulur bir teklif gelmedi.

Neden sizce?

Belki beni beğenmiyorlardır diye düşünüyorum. Aklıma başka bir şey gelmiyor...

Çocuklar Duymasın’ın oyunculuk anlamında size getirileri desem...

Her şeyden önce benim hayatıma gerçek dostlar kattı. Tamer Karadağlı sayesinde düzgün Türkçe konuşmayı öğrendim. Bugün oyunculuk yapabiliyorsam bunu "Çocuklar Duymasın"a borçluyum. Özellikle Tamer Karadağlı ve Zeyno Günenç’in bana gösterdikleriyle ben bugün oyunculuk yapıyorum.

Önce Kızım, Sonra Kocam

Yeni dönem oyunculardaki en büyük problem nedir?

Bir iş tutmaya görsün bazı oyuncular hemen “70 milyon beni tanıyor ve onlar benim hayranım” yanılgısına düşüyor. Bu çok tehlikeli. Şöhret ateşten bir gömlek, giymeyi bilmek lazım. Bilmeyince kişinin geleceğini zedeleyici sonuçlar kaçınılmaz oluyor.

Sizin hayatınızda ilk planda olanlar neler?

Önce kızım, sonra kocam ve sonra işlerim. 

İnsanlarda iki ünlü ismin evlenmesi, sonrasında popülerliklerinin azaldığı görüşü hâkim, siz ne dersiniz?

Ben Yağmur’la işimi hiç birbirine karıştırmadım. Eşim işime, işim eşime destek oluyor. Aslında popülerliğimin azalıp azalmadığı konusunda en doğru kararı ben değil beni gözlemleyen halk ve magazin basını verecektir.

Evde Yağmur Bey’in mi yoksa sizin mi sözünüz geçer?

Duruma göre değiştiğini söyleyebilirim. Mesela akşam tencerede ne yemek pişeceğine ben karar veriyorum. Evin ısısına da Yağmur karar veriyor.

Gece Hayatını Sevmiyoruz

Genelde polemiklerden uzak kalıyorsunuz...

Benim kimseyle işim yok. Benim derdim kendimle. Kendi sınırlarımı aşmak için uğraşıyorum. Başkasını aşmak gibi bir derdim yok. Diyelim ki birkaç arkadaşım daha bir mücevher markası çıkarsa onlara “Vay beni kopyalamışın” demem, destek olurum.

Sizi geceleri pek sokakta göremiyoruz?

Biz arkadaşlarımızla sokaklarda gezmiyoruz. Birbirimizi görmek için evlerimizde buluşuyoruz. Her buluşmada da dostlarımızla fotoğraf çekip sosyal platformlara koyup bunu ifşa yoluna da girmiyoruz. Böyle bir şeye ihtiyacımız yok. Anlayacağınız gece hayatını sevmiyoruz.

Başka Çocuk Yapmayı Düşünmüyoruz

Peki birbirinizin projelerine karışır mısınız?

Şimdi karışmak deyince bizim ülkemizde çelme takmak gibi negatif bir algılama söz konusu oluyor. Biz şöyle karışırız “Bu rol sana yakışır, yakışmaz, bu rolü şöyle canlandır, bu işe hiç bulaşma” gibi yorumlar getiririz. Yoksa biz hiçbir zaman birbirimize engel olmadık, olmayız da. 

Kızınız Su’ya bir kardeş gelecek mi?

Hayır gelmeyecek. Yağmur da ben de hep bir kızımız olsun istemiştik. Allah da nasip etti. O hayatımızın merkezinde. 

Kızınız büyüdüğünde “Ben de senin gibi manken veya oyuncu olacağım” diye tutturursa ne yaparsınız?

Ben çocuğumu büyütürken şimdi de ne yemek istediğine, ne giyeceğine kendi karar veriyor. Hatta ödevlerini yapıp yapmayacağına bile kendi karar veriyor. Ertesi gün hocaya açıklamayı kendi yapar, beni bağlamaz. Tabii benim yolumdan gidip mankenlik veya oyunculuğu seçerse işin inceliklerini ve detaylarını anlatırım ama son karar onundur.

Yağmur Atacan’la yıllardır evli olup, bir de kızınız olmasına karşın basında zaman zaman ayrılacağınız yazılıp çiziliyor...

Herhalde bu iddiayı ortaya atanlar “Bunlar uzun süredir evli, artık ayrılırlar” tezinden hareket ediyorlar olsa gerek. Bu tarz haberler kimin için çıkmıyor ki? Açıkçası biz artık takmıyoruz. Şunu da belirteyim, bugüne kadar birbirimize hiç “Ayrılalım” demedik. 

Formunuzu nasıl muhafaza ediyorsunuz?

Yaşantıma özen gösteriyorum. Haftanın üç günü ağırlıklı olarak fitness yapıyorum. İpin ucunu kaçırdığımı hissettiğimde hemen diyetisyenime koşuyorum. O beni kısa sürede hizaya sokuyor.

Söyleşi: Arif Hür

Eski Manken ve Oyuncu Pınar Altuğ,

Yorum Yaz