Menü İcon

Özlem Gürses: ''Evden kaçmış bir kızım ben''

Özlem Gürses: ''Evden kaçmış bir kızım ben''

KENDİ ‘GAZETECİLERİNE’ YALAKA DENİLMESİN DİYE BİZİM ADIMIZ MUHALİF OLDU!

‘Muhalif gazeteci’ olarak anılıyorsun, öyle misin?

– Hiç de değilim! Üstelik bu muhalif gazeteci lafına sinir olduğum kadar, hiçbir şeye sinir olmuyorum! Bu tanımı bu iktidar özellikle uydurdu, bizim gibi gazeteciler hakkında olumsuz bir algı yaratabilmek için. Demokrasinin tanımını değiştirdikleri gibi, gazeteciliğin de tanımını değiştirmek istiyorlar! Ne zamandan beri soru sormak muhaliflik oldu bu meslekte? Dünyanın her yerinde gazetecilik soru sorarak yapılır. Şimdi sıkıysa sor bakalım… Kendi gazetecilerine yalaka denilmesin diye, bizim adımız muhalif oldu! Biz muhalif değiliz kardeşim, bildiğin, en düzünden gazeteciyiz. Nokta…

NE SEKS, NE PARA, NE MEVKİ NE BAŞKA BİR ŞEY…

Bu kitap gerçekten sana terapi mi oldu?

– Hem de nasıl! Kendimi çok yenik ve bitik hissettiğim bir dönemde yeniden doğuş… Farklı ve ilham veren bir fikrin peşine düşmenin getirdiği heyecan…

Yoksa sen kendini başarısızlık öyküsü gibi mi görüyorsun?

– Evet, medyada hep ‘bir başarısızlık hikâyesi’ olarak gördüm kendimi, hâlâ da öyle görüyorum açıkçası. Ben ‘sürekli giden bir kadın’ım! Kafam ne zaman bozulsa istifa ettim, hiç kimseyi ve hiç bir şeyi idare etmedim, edemedim.

Bence harika. Asıl gidebilmek cesaret! Hem sürekli giden bir kadın olmanın nesi kötü?

– Her seferinde yeniden başlamak çok yorucu. Üstelik tüm kapıları kapatıp çıkarken, açacağın yeni kapıların sayısı da azalıyor! Bir de insanlar, “Aman bu da bir sebat edemedi” diye bakıyor bu ülkede. ‘Aradığını’ anlamıyor. Daldan dala geziyorsun zannediyor. Oysa ben, sadece kendim olmaya çalışıyorum.

İnsanın kimseye eyvallahının olmamasının, insana güç veren bir tarafı yok mu?

– Bak, işte bunda haklısın! Zaman zaman yalnız bırakan bir güç ama büyük bir güç gerçekten… Hayatta benim için en heyecan verici duygu bu, özgürlük. Ne seks ne para ne mevki ne başka birşey… Özgürlük!

Müthişsin, yaşasın! Esas olarak bu kitapla insanlara ne mesaj veriyorsun?

– Mesaj vermeye ve almaya sinir olan bir kadın olarak, “Ortada bir mesaj yok, sen varsın” diyorum. Sen. Hayallerin, inandıkların, uğruna mücadele ettiklerin, vazgeçtiklerin, asla vazgeçemediklerin, denemekten bıkmadıkların, öğrendiklerin, merak ettiklerin, değiştirmek istediklerin, çok sevdiklerin… Yaşamın en büyük armağanı, seçeneklerle dolu olması. Başarısızlık da harika bir seçenek! Denemeye değer!

BEN HEP OYUNCU OLMAK İSTEDİM

Ne olmak istiyordun hayatta, ne oldun ?

– Tutkuyla yapmak istediğim ikinci iş bu. Birincisini başaramadım, hep oyuncu olmak istemiştim, tiyatro, sinema… Olmadı. Bu kitapta Cem Yılmaz’ın söylediği gibi “İstediklerimizle, becerebildiklerimiz her zaman aynı şeyler değilmiş”, bunu yaşadım. Dersler aldım, peşine düştüm, olmadı. Gazeteciliğe ise sadece tutkuyla değil, biraz da inatla bağlıyım. Vazgeçmiyorum. Sürekli bir delik bulup, kendimi yeniden üretip, çalışmaya devam ediyorum…

,

Yorum Yaz