Menü İcon

Özlem Gürses: ''Evden kaçmış bir kızım ben''

Özlem Gürses: ''Evden kaçmış bir kızım ben''

EVDEN KAÇMIŞ BİR KIZIM BEN

Senin hayattaki başarısızlıkların neler?

– Ohoooo, hangi birini anlatayım! Uzun yıllar, en büyük başarısızlığım öfkeme engel olamamaktı. Yıllarca bununla uğraştım. Sonra hayallerimin peşine düşme cesareti bulamadım. Bazılarından vazgeçtim bu nedenle. Ve mesleğimde, yani gazetecilikte her işim yarım kaldı. Ana haber sunuculuğundan haber merkezi yöneticiliğine kadar her pozisyona geldim, ama hepsi en fazla bir yıl sürdü.

Peki kendini en başarılı bulduğun alanlar hangileri?

– Tüm bu yarım kalmalara rağmen, neye elime attıysam en iyisini yapmak için uğraştım. Bunun için kendimi tebrik ediyorum, hiç değilse denedim. Kendimi en iyi hissettirense şu: 20 yıllık meslek hayatımda inanmadığım hiçbir şeyi yapmadım. Yapmam söylendiği her durumda, bırakıp gittim. Onurlu bir zafer istedim hep, kimseye sığınmadım. Fikirlerim değişebilir ama mahallemi herhangi bir pozisyon için hiç değiştirmedim.

Çok güzel gülümseyen ve her daim mutlu görünen bir kadınsın… Öyle misin gerçekten ?

– Ruh dediğin, katman katman… Neresinde takılmak istersen! Ennnn en derinde, öyleyim evet, çok mutlu bir kız çocuğu var orada. Onun bir katman üstü, fena hüzünlü. Yıllarca orada takılı kaldım. Şimdilerdeyse yeni katmanlar peşindeyim, daha huzurlu, daha sakin kıyılarda…

Kendini nasıl tanımlarsın?

– Başına buyruk. Bu nedenle çok çalışkan, kimselerden bir şey beklemem. Naif. Salak bir tarafım vardır, çok kolay güvenirim. Duygusalım. Ne yazık ki kolay yükselip, kolay dibe vuruyorum. Haa, bir de evden kaçmış bir kızım ben!

Nasıl yani?

– Bir daire başkanı ile bir profesörün tek kızıyım. Ankaralı. Bütün yatırımlarını bana yapmış bir orta sınıf çekirdek aile. Önce TED, sonra ODTÜ Mimarlık. Sonra da Yüksek Lisans sırasında yedi taklalı bir trafik kazası. Hayatımı değiştiren o vahim kazadır. Tekrar yürüyebildiğimde Özlem’i tanımak için yollara düştüm, İstanbul’a geldim. Annem, sakin ve hoş bir hayatım olsun istiyordu, şık bir mimarlık ofisinde, babet ayakkabılarla çalışan bir minik prenses! Ama işte o kazayı bahane edip kaçtım ben…

Peki o kaza nasıl oldu?

– Ankara’da evden çıkmış, çalıştığım mimarlık ofisine gidiyordum. Konya Yolu’nda ilerlerken birden solumda dev bir kamyon gördüm. Biraz uykusuzluk, biraz refleks, direksiyonu hızla sağa kırdım. Gerisi kabus. Bir şarampolden aşağı yuvarlanmaya başladım, yedi takla…

,

Yorum Yaz