Menü İcon

Özge Gürel: Oyunculuk yapmaya başladıktan sonra sakinleştim

Kiraz Mevsimi dizisinde Öykü karakteriyle dikkat çeken Özge Gürel, “Ben insan potansiyeline çok fazla inanıyorum yapabileceklerimiz çok fazla, her şeye şansımız var umudumuz da olmalı” diyor. Özel hayatıyla değil işiyle konuşulmak istiyor.

Röportaj Gazetesi

Özge Gürel: Oyunculuk yapmaya başladıktan sonra sakinleştim

Kiraz Mevsimi dizisinde Öykü karakteriyle dikkat çeken Özge Gürel, “Ben insan potansiyeline çok fazla inanıyorum yapabileceklerimiz çok fazla, her şeye şansımız var umudumuz da olmalı” diyor. Özel hayatıyla değil işiyle konuşulmak isteyen Gürel, mahremiyetini korumak için çabaladığını anlatıyor.

Oyunculuk yapmaya başladıktan sonra sakinleştim

Kiraz Mevsimi Dizisi’nde Öykü karakterini canlandıran genç oyuncu Özge Gürel ile gelecek planları, aşk hayatını ve dizileri konuştuk. 2014’e damgasını vuran oyuncu özel hayatını magazinleştirmediğini söylüyor ve “Mahremiyet seviyorum ve korumak için elimden geleni yapıyorum” diyor.

Oyuncu olmak istediğinize ne zaman karar verdiniz ve harekete geçtiniz?

Sektöre girdikten sonra karar verdim. Oyunculuk yapmaya başladıktan sonra sakinleştim bana iyi geldi. Demek ki buymuş insanın sevdiği şeyi keşfetmesi dedim ve üstüne gittim.

Oyunculuğa deneme yanılma yöntemiyle girdiğinizi söylemiştiniz, eğitim sürecinde zorlandığınız şeyler oldu mu?

Oldu hâlâ oluyor muhtemelen hep olucak. Öbür türlüsü sıkıcı olur puzzle tamamlanmış gibi. Zorlandığım yerde bilmediğin ve öğreneceğim bir şey var demek. Eğitim sürecim hala devam ediyor ve bu süreci seviyorum.

Kiraz Mevsimi’ne nasıl dahil oldunuz?

Görüşmelerden sonra bu karakterin ve bu işi sevdiğimize karar verdik ve için de olmak istedik. Umduğumuz gibi oldu her şey gayet güzel gidiyor.

Öykü karakterini tanıyalım biraz…

Öykü ‘git gel’leri fazla olan hayata küsüp barışması 5 dakika süren bir karakter. En güzel yanı bu. Arabeske yer yok hayatında. Platonik aşık yıllardır Mete’ye, ama umutsuz değil. Babası onları terk etmiş. Bu içinde bir yara, ama kurban görmüyor kendini çalışıyor çabalıyor hayaller kuruyor… En iyi arkadaşı önce kendisi, kendiyle konuşuyor ilk bir sorun olduğunda o yüzden mutlu. Kendinde keşfetmediği daha bir çok yön var. Hayatına giren Ayaz ve Mete’yi yakından tanımak Öykü’nün de düğmelerine basacak. Karakter içinde ki potansiyeli çıkartmaya başlıyor.

Medcezir dizisinde de, Kiraz Mevsimi’nde de çok profosyenel oyuncularla çalışıyorsunuz. İyi oyuncularla bir arada olmak bir avantaj sağlıyor mu?

Elbette daha yolun başındaki benim gibi insanlar için çok güzel bir şey. Gözlerinin içine bakıyorsunuz ne keşfedebilirim diye. Düşünsenize sizin elinizi ayağınıza dolaştıran bir sahneyi onlar öyle sakin nakış işler gibi oynuyor.

Egonuz yüksek mi?

Egoluyum tabi kontrol edilebilir bir ego iyidir her zaman, kendinize inancınızı pekiştirir. Ama kişisel bir egodan başka bir şey var bende. Ben insan potansiyeline çok fazla inanıyorum yapabileceklerimiz çok fazla herşeye şansımız var umudumuzda olmalı. Ego kulaklarınızı tıkar size engel olmaya çalışanlara. Egonuzu ne kadar kontrol altında tuttuğunuz da yolunuzu belirler. O denge ince bir çizgi, ama kendi değerini bilmekle kendini çok önemsemek arasında çok kalın bir duvar var.

Çağatay Ulusoy gibi bütün kızların ilgi duyduğu bir oyuncuyla çalışmanın avantajları oldu mu?

Çağatay’la çalışmak benim için genç kızların ilgisi dışında zaten avantajlı bir şeydi. Sakin, mutevazi işini gayet ciddiye alan yetenekli biriyle oynamak her zaman güzeldir. Onun dışında elbette çok popüler. Biz kısa bir süre çalıştık, bu sizin bilinirliğiniz açısından oldukça önemli. Daha fazla kişiye daha kısa sürede ulaşıyorsunuz.

Bütün oyuncuların canlandırmak istediği uç bir karakter vardır, sizinki ne?

Kadın hikayesi istiyorum öncelikle. Kendini keşfeden kendiyle yüzleşen biraz umarsız, ama hırsları olan bir kadını oynamak keyifli olur benim için.

Oyunculukta yapmam dediğiniz bir şey var mı? Yoksa ben oyuncuyum ne rol olsa yaparım mı diyorsunuz?

İyi bir senaryo ve ekip bence oyuncunun sınırlarını zorlamasına olanak sağlar. Güvendiğim bir işte zaten çoğu nedensiz olan kurallara çok takılmam sanırım. Hayat anlatan bir iş yapıyorsunuz ve hayat o kadar steril değil. Yaşanan hikayeyi anlatmak nasıl korkutucu ya da uç diye nitelendiriliyor anlamak zor.

Oyunculuk konusunda en çok kim yardım ediyor size?

Çevremdeki herkes ve her şey aslında. Hocalarım, ailem, arkadaşlarım, yeni tanıştığım biri, kitaplar, filmler… Sanat, hangi dalı olursa olsun uçsuz bucaksız o yüzden her şeyden beslenebilir.

Oyuncuların aşk hayatıyla göz önünde olmasını doğru buluyor musunuz?

Beni ilgilendirmiyor. Tıpkı benim hayatımın onları ilgilendirmediği gibi herkes seçimlerinde özgür. Öyle ilginç bir hayatım yok. Merak edilmesi ise sırf göz önünde bir iş yapıyorsunuz diye ki zaten bu da tuhaf.

Söyleşi: Vatan Pazar

,

Yorum Yaz