Menü İcon

Ozan Orhon: Şöhret Büyük Bir Budalalıkmış

90’larda çıkardığı ilk albüm iki milyondan fazla sattı. Ebru Şallı ve Yeşim Erçetin’le yaptığı evliliklerle gündemde kaldı. Şöhret, göründüğü gibi değildi; hatta onun için ‘budalalık’tı. Her şeyini kaybetti. Ozan Orhon şimdi Kıbrıs’ta bir...

Röportaj Gazetesi

Ozan Orhon: Şöhret Büyük Bir Budalalıkmış

90’larda çıkardığı ilk albüm iki milyondan fazla sattı. Ebru Şallı ve Yeşim Erçetin’le yaptığı evliliklerle gündemde kaldı. Şöhret, göründüğü gibi değildi; hatta onun için ‘budalalık’tı. Her şeyini kaybetti. Ozan Orhon şimdi Kıbrıs’ta bir otelde çalışıyor. Yanına gittik, yaşadıklarını konuştuk. Bugüne geldik, söyleyecek çok sözü, kızacak çok meslektaşı olduğunu gördük.

En meşhur şarkılarınızdan biriydi: “Ortada kuyu var yandan geç...” Siz yandan geçmeyi başarabildiniz mi?

Ben o kuyunun dibine düştüm.

O zaman başa saralım...

1990’da 18 yaşımda Polonya’da düzenlenen bir şarkı yarışmasında dünya ikincisi oldum. Ardından Garo Mafyan, Şehrazat ve Aysel Gürel’le tanıştım. 19 yaşımda ilk albümüm yapıldı. 2.5 milyon sattı. İzmir konserime 50 bin kişi geldi. Hayat standardım çok değişmedi. Dedem Tekin Akmansoy’du, ailemin modaevi vardı.

Sonra ne oldu?

1993’te Tarkan, Tayfun ve Kenan Doğulu gibi rakipler çıktı. Yarışın içine yarış atı gibi sokuldum. ‘Tarkancılar’, ‘Ozancılar’ gibi gruplar oluştu. O süreç dengemi bozdu. İyi müzik yapmak istedim ama prodüktörler “Kıro şarkı isteriz” dedi. Üzerime beş numara büyük gömlekler giydirdiler. Konserlerde caz söylerken albümde ‘gaydırı guppak’ şarkılar okuttular. Ve 1996’da 18 ay askere gittim. Döndüğümde ilk müzik kanalı Kral TV patlamıştı. Ama klibim bile yoktu. Piyasa değişmişti. Dördüncü albümü yaptım. Bu sefer prodüktörüm yüzünden müzik kanalında yasaklandım. Buhranlı süreç başladı. O sırada Ebru (Şallı) hayatıma girdi. Klip çekiminde tanışıp iki ay sonra evlendik. Baş aşağı gittiğim dönemler hızlandı. Bir sene sonra boşandık. 1999’da ailemin tekstil işine girdim. 10 mağaza açıp iflas ettim. Antalya’ya yerleştim. Artık ufak bir arabam bile yoktu.

Ayakta kalmak için ne yaptınız?

İstemesem de barlarda çalışmaya başladım. Psikolojim bozulmuştu. Sabaha karşı sahneden iniyor ve hızla yemek yiyordum. Kilo aldım. Depresyon başladı. Eşlerime karşı saygısız olduğum geceler yaşadım. Ve 2002’de ailemin yanına ABD’ye gittim. Yapamayıp geri döndüm. 2005’te ilk kelepçe operasyonunu oldum.

Hayata mide kelepçesiyle tutundunuz...

Evet, altı ayda 130 kilodan 53 kiloya düştüm. Yine de aynada kendimi şişman görüyordum. Psikolojik destek aldım. Sonunda doktorlar kelepçeyi çıkardı. İki sene sonra yeniden kiloluydum. Sonra yine kelepçe taktırdım.

Her şey yoluna girdi mi?

Manevi olarak girdi. Bazı markalara mankenlik bile yaptım. Ama iki sene önce kelepçe midemi deldi. İç kanama geçirip, ölümden döndüm. Bir daha takılamayacak. Şimdi 85 kiloyum. Artık kilonun bir hiç olduğuna inanıyorum.

19 yaşındaki Ozan’la karşılaşsanız. Ona ne öğütlerdiniz? 

“Tarkan gibi ol. İşine sıkı sarıl. Star gibi yaşamaya çalış” derdim. 

Şimdi şöhret size ne ifade ediyor?

Budalalık.

Bir süredir Kıbrıs’ta çalışıyorsunuz. Maddi olarak kötü durumda olduğunuz yazıldı... 

“Ozan bitti”, “Parasız kaldı” dendi. İstanbul’da iki evim, bir arabam var. Haftanın dört günü barlarda çalışarak aldım. Şimdi Kaya Artemis Otel’in halkla ilişkiler koordinatörüyüm. Genel müdür çocukluk arkadaşımdı. İki senedir yazları buraya konser vermeye geliyordum. Sonra teklif geldi. Alın teriyle para kazanıyorum.

Ebru Şallı’yla yaptığınız evliliğe baktığınızda şimdi ne hissediyorsunuz?

Hiçlik! Hatırlayamıyorum bile. Evcilik gibiydi. Ebru’yu hayatımdan çıkardım, yaşanmamış saydım. O ayrılırken bana karşı ne kadar şov yapsa da ondan kötü ayrılmadım.

Sizden sonra Harun Tan ile evlendi... 

Harun Bey’i ona yakıştırdım. Ebru için iyi bir basamaktı.

Ya Sinan Akçıl?

Kaliteli ilişkisinden sonra Ebru’ya layık bulmadım, yakıştıramadım.

Bu söylediklerinize Sinan Akçıl’dan sert cevaplar gelebilir...

Haddine düşmez. Üç senelik starlıkla mı müzikte 27’nci yılını kutlayacak bir adama cevap verecek?

Ama Akçıl için ‘müziğin Mimar Sinan’ı benzetmesi yapıldı.

Sinan Akçıl’ın müziği 15 günlük çiklet. Onno Tunç, Garo Mafyan gibi isimlerdir müziğin mimarları.

Ebru’nun Sinan’a para yedirdiği haberlerine ne diyorsunuz?

Sinan kendi parasını kazanıyor.… Buna inanmıyorum.

Çelik geçenlerde soyundu. Siz öyle bir şey yapar mısınız?

Hayır. Çelik kafayı yedi. Aslında iyi bir müzisyen.

90’lara kıyasla günümüz popunu nasıl buluyorsunuz?

90’lar bu işin altın çağı, 2000’ler Türk popunu bitirenlerin çağı. Mesela Hande Yener geçenlerde kraliçeliğini ilan etmiş. Ancak yalancı kraliçe olursunuz. Gerçek kraliçe Sezen ve Ajda’dır.

Hadise’nin son şarkısı ‘Prenses’. Ona da ‘müziğin prensesi’ diyorlar?

Jürilik yapmakla prenses olunuyorsa, ben bir yerde odacı olmayı yeğlerim.

Ayşe Hatun Önal...

Onu müzisyen olarak kabul etmiyorum.

Söyleşi: Hakan Gence

90’larda çıkardığı ilk albüm iki milyondan fazla satan Ebru Şallı ve Yeşim Erçetin’le yaptığı evliliklerle Ozan Orhon,

Yorum Yaz