Menü İcon

Nihal Olçok: ''Erol Olçok, sözleriyle ülkenin iradesine yön verebilen bir adamdı''

Nihal Olçok: ''Erol Olçok, sözleriyle ülkenin iradesine yön verebilen bir adamdı''

Nasılsınız? Yaşıyor musunuz, hayatta mısınız? Yediğinizin, içtiğinizin farkında mısınız?

– Acı en güçlü duyguymuş! Acı, başka hiçbir duyguya yer bırakmıyormuş. Acı varken, başka hiçbir şey hissedemiyorsunuz ve sanıyorsunuz ki bu hiç bitmeyecek. Ama ilginçtir, Rabbülalemin bizi yaratırken, içeriye, böyle minik minik doktorlar da koymuş tedavi edici…

Ruhumuza mı…

– Evet. Bir müddet sonra, o bizi acıtan yaralar hem fizyolojik hem de manevi olarak kapanmaya kodlanmış. Fakat şöyle bir şey oluyor: Acıdan sonra yeni bir duyguyla tanışıyorsunuz. Ve sanıyorsunuz ki, bu yeni tanıştığınız duygu da zamanla, acı gibi hafifleyecek. Ama işte o olmuyor! O duygu, ömür boyu sizinle birlikte yaşıyor…

Nedir o duygu?

– Hasret… Hasrete çare yok!

Her an mı aklınıza geliyorlar?

– Gitmiyorlar ki gelsinler…

Sabahları uyandığınızda, bir an sanki her şey normalmiş gibi, üç evladınız da hayattaymış gibi oluyor mu?

– Mesela geçenlerde Uludağ’a gittik çocuklarla. Ben sabah uyandım. Yan yana odalarda kalıyorduk, yüksek sesle çocuklara seslendim, “Günaydııın. Hadi abinizi uyandırın da kahvaltıya inelim…” Beynimin bana bir oyunuydu, bir anlığına her şey normalmiş gibi geldi. Sanki Abdullah’ım hayattaymış gibi. Çocuklarımın yüzünün ifadesi değişti, nasıl acıya büründü anlatamam, koşarak odadan çıktılar… “Yiyor musun, içiyor musun?” kısmına gelince, evet tabii, hayat bir şekilde devam ediyor. Ama hani ‘afiyetle yemek’ diye bir şey vardır ya…

O kalmadı…

– Evet, kalmadı. ‘Afiyetle yemek’ çok güzel bir duadır, temennidir. Benim afiyetim gitti. Gelir mi? Bilmiyorum ama gelse iyi olur. Çünkü iki tane daha kıymetlim var…

,

Yorum Yaz