Menü İcon

Murat Yıldırım: Kırımlı İçin Bir Ayda Tam 12 Kilo Verdim

Kırımlı’da canlandırdığı ‘Sadık Turan’ karakteriyle adından söz ettiren Murat Yıldırım: “Rolüm için beslenme düzenimi değiştirdim, yaşam kalitem arttı”

Röportaj Gazetesi

Murat Yıldırım: Kırımlı İçin Bir Ayda Tam 12 Kilo Verdim

Kırımlı’da canlandırdığı "Sadık Turan" karakteriyle adından söz ettiren Murat Yıldırım: “Rolüm için beslenme düzenimi değiştirdim, yaşam kalitem arttı”

Kırımlı vizyonda, yeni dizisi yolda... Murat Yıldırım, şu sıralar önceliğinin işi olduğunu söylüyor. "Sadık Turan" rolü için bir ayda 12 kilo veren Murat Yıldırım’la, projelerinden özel hayatına her şeyi konuştuk.    

Çok zayıflamışsınız... Kaç kilo verdiniz?

Film zamanı bir ayda 12 kilo verdim. Aslında “Sağlığıma kavuştum” diyorum ben. Bu beslenme şekli daha sağlıklı hissettiriyor.

Nasıl bir beslenme düzeni bu? Ne yiyip, ne içiyorsunuz?

Bir dahiliye uzmanı arkadaşıma gittim, onunla bir program hazırladık... Günde iki öğün yemek yiyorum; bir sabah, bir akşam. Neredeyse karbonhidrat ve şekeri tamamen hayatımdan çıkardım. Daha çok protein ağırlıklı besleniyorum. Bulgur pilavı yiyorum mesela ama pirinç pilavı tüketmiyorum... Bol bol su içiyorum. Bu beslenme düzeni hem zihnime, hem de vücuduma iyi geliyor. Kendimi çok daha hafif, çok daha enerjik hissediyorum. Eskiden hep kafamı koyup uyuyacağım yer arardım, şimdi yatacak yerim yok (gülüyor). Yaşam kalitem arttı. Bir senedir bu beslenme düzeniyle yaşıyorum. Çevremde de bu yeme düzenine uyan insanlar bir ayda 12 kilo verdi. Ne yiyeceğini ve ne yemeyeceğini bilmek lazım.

UMARIM KIYMETİ SONRADAN BİLİNMEZ

Spor yapıyor musunuz?

Spor da yapıyorum ama doktor “Zayıflamanın yüzde 80’i beslenme, yüzde 20’si spor” diyor.

Kilo vermek nasıl hissettirdi?

Benim için “Gençleşmiş” diyorlar...

Kırımlı’da başrolü Selma Ergeç’le paylaşıyorsunuz. İzlediğinizde nasıl buldunuz filmi?

Ben beğendim; görüntüler, kostümler... Yardımcı oyuncuları da çok çok beğendim, güzel oynamışlar. Filmde çok güzel savaş     sahneleri var. İnanın Hollywood sinemasının bazısında göremezsiniz... Bilgisayar efektleriyle yapılmadı, gerçekten orada patlamalar oldu. Oyunculuklar da; Baki Davrak, Selma Ergeç, Ali Barkın, Burç Kümbetlioğlu, Bülent Alkış hepsi hakkını verdi. Ben de elimden geleni yaptım. Çok iyi oynadığım sahneler var, normal olanlar var, daha iyi olabilecekler... Ama filme bütünüyle baktığınız zaman giriş, gelişme ve sonucu olan bir oyunculuk olmuş. İnşallah seyirciye ulaşır, sonradan kıymeti bilinen bir film olmaz.

“Çok iyi oynadığım sahneler de var, normal olanlar da” dediniz. Eleştirilmekten hoşlanır mısınız?

Kimin eleştirdiği ve samimi olup olmaması önemli. İnsanın nefsi eleştirilmekten hoşlanmaz. Ama eleştiri de insanı geliştirir.

ŞU AN iÇiN ÖNCELiĞiM iŞiM

Kafaya koyduğunu yapan, tuttuğunu koparan bir tip misiniz?

İnatçıyımdır, inadımı güzel şeylere yönlendirmeye çalışmak da ahlakımdır. Bir şeyi istemezsen olmaz. İstediğini zannetmek diye bir şey var, o da kendini kandırmaktır. Halbuki o tembellikten olur...

Hayatınızın yeni dönemini nasıl anlatırsınız?

Çalışıyorum, kendimle ilgileniyorum, keyifli geçiyor. İnsan hep yapacak bir şeyler bulmalı, boş durmak iyi gelmez. Çalışmayan demir gerçekten paslanır.

Hayatınıza yeni birini almak için zaman koydunuz mu kendinize?

Aşk yok hayatımda. Bir süre tanımadım kendime... İşimde çok mutluyum. Neye konsantre olursanız, o olur. “İlla hayatıma biri girsin” derseniz, karşınıza biri çıkar. Benim şu an önceliğim işim.

Baba olmak istiyor munuz?

Dediğim gibi benim şu anki önceliğim işim. İleride olursa olur... Ama çocukları çok severim.

40 KERE “BUGÜN GÜZEL OLACAK” DERiM

Rutin bir gününüz nasıl geçiyor?

Sabah erken kalkarım, duamı eder, evden çıkarım. Aşiyan’da güneşin doğuşunu beklerim. Eğer o gün setim yoksa tabii... Denizi seyrederim, hayata bakarım. 40 kere “Bugün çok güzel olacak” derim. Bunu deneyin... Neye inanırsanız, onu yaşarsınız. Günü kaçırmamak lazım. Zamanla beraber hareket etmek lazım. Sonra 7.00 gibi kahvemi içer, okuyacaklarımı okurum, sonra kahvaltımı yaparım. 10.00’da spora giderim. Öğleden sonra toplantılar, görüşmeler olur. 21.00-21.30 gibi evime dönerim. Film seyredip, kitap okurum. 23.30 gibi de yatıyorum.

Aşiyan dışında başka bir kaçış yeriniz var mı?

Adana’ya giderim. Annem ve babam orada yaşıyor. Her şeyden uzaklaşmış oluyorum, iyi geliyor.

Sizin için ‘Ortadoğu’nun prensi’ deniyor, bu ilgi ne hissettiriyor?

Sizi bilmeyen, tanımayan ve sizin dilinizi konuşmayan bambaşka kültürlerden insanlar her şeyinizi biliyor... Müthiş bir şey. Bazen sosyal medyadan da yorumları okuyurum; güzel duygular, güzel enerjiler var. Sanatçının sanatını översen, işini daha iyi icra eder.

SELMA iLE  ARAMIZDA iYi BiR UYUM VARDI

Selma Ergeç nasıl bir rol arkadaşı?

Onunla 15 güne yakın bir iş günümüz vardı. Pozitif düşünen, hayata olumlu bakan biri. Selma ile aramızdaki kimya gerçekten güzel çıkmış. Güzel paslaştık, iyi anlaştığımızı düşünüyorum.

"Kocan Kadar Konuş" için de geceli gündüzlü çalışıyorsunuz. O nasıl bir film oluyor?

Evet, bu hafta biraz yoğunluğum vardı ama asıl yoğunluk Ezgi Mola’nın üzerinde. Güzel bir film olacak hissiyatındayım.

Söyleşi: Senem Aydın

,

Yorum Yaz