Menü İcon

Vazgeçilmez Tutku Tiyatro

Kadıköy’deki Moda Sahnesi, yeni yıla bir oyunla girdi: Köpek, Kadın, Erkek, Kemal Aydoğan’ın yönettiği oyunun sevilen oyuncuları Caner Cindoruk, Zamire Zeynep Kasapoğlu ve Barış Yıldız’la oyunculuk, tiyatro tutkusu ve son oyunları hakkında konuştuk.

Röportaj Gazetesi

Vazgeçilmez Tutku Tiyatro

Kadıköy’deki Moda Sahnesi, yeni yıla bir oyunla girdi: Köpek, Kadın, Erkek, Kemal Aydoğan’ın yönettiği oyunun sevilen oyuncuları Caner Cindoruk, Zamire Zeynep Kasapoğlu ve Barış Yıldız’la oyunculuk, tiyatro tutkusu ve son oyunları hakkında konuştuk.

Yeni oyununuzdan biraz bahsede bilir misiniz?

Zamire Zeynep Kasapoğlu: Kadın-erkek ilişkilerini onu alan oyunda yazar, tarafsız olabilmek için olayları bir köpeğin gözünden aktarmış. Oyunda herkes kendi ilişkisinden bir şeyler bulabilir. Hepimizin başından geçen, çok da dillendirilmeyen şeyleri anlata bir oyun bu.

Caner Cindoruk: Günümüzde her çiftin oyundan cümleler yakalayabileceği, yer yer güleceği, yer yer kendini sorgulayabileceği bir oyun. Oyunun ironisi ise olayların köpeğin gözünden yansıtılması. Köpeğin cinsiyeti yok yazar onu ‘’tarafsız bölge’’ olarak belirlemiş.

Barış Yıldız: Oyunun çağdaşlığından bahsedeyim biraz. Yeni bir oyun göndermeler de çağdaş. Örneğin oyunun yazarı Sybille Berg hayatta, Twitter’ı aktif olarak kullanıyor, hatta birbirimizi takip ediyoruz.

Sahnelemeye ne kadar devam edeceksiniz?

C: Seyirci severse devam edecek. Geçen hafta çok iyi tepkiler aldık. Tabii bunlar oyuncu olarak insanı çok mutlu eden, yücelten duygular. Biz çok mutluyuz ve heyecanımız kat kat artıyor.

Sinema, tiyatro ve televizyon arasındaki dengede kendinizi nerede görüyorsunuz?

C: Bir kere aldığım rol, nerede olursa olsun inandığım bir şey olmak zorunda. Sinem benim için çok kıymetli tabii ki. Televizyon da öyle. Ben sekiz yıldır bu sektördeyim ama çocukluğumdan beri tiyatro yapıyorum. Onun büyüsü verdiği his, oyunculuk biçimi hepsinden çok daha özel bir yerde benim için.

Hepsine vakit ayıra biliyor musunuz?

C: Ben aksinin çok yanlış olduğunu düşünürüm. İnsan her yere vakit ayırabilir. O, bence kaçmak için bir bahane. Yönetmenimiz Kemal Ağabey’in güzel bir sözü vardır: ‘’Ben, işi en yoğun olan kişiye iş vermeyi severim’’ der. Belki de biraz öyle bakmak lazım.

Çocukluğunuzdan beri tiyatro yaptığınızı söylediniz…

C: Evet, amcamın Adana Seyhan Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda oyuncu ve genel sanat yönetmeni olmasının bana bir katkısıdır. 13-14 yaşlarımdan itibaren tiyatro mutfağında yetiştim ve oyuncu olabilmek için çok emek harcadım. 17 yaşında da ilk profesyonel oyunuma çıktım. Sahne ve tiyatro benim için yaşam biçimim haline gelmişti.  Hala da anı heyecanla devam ediyorum.

Tiyatro, sinema, diziler… Hepsinin farklı zorlukları var. Özellikle uzun set saatleri oyuncuların çok fazla şikayet ettiği bir durum. Siz bu duruma nasıl bakıyorsunuz?

C: Ben zorluğundan öte niteliğinin daha yukarı çekilmesi gerektiğini savunuyorum. Çünkü 5-6 günde sinema filmi uzunluğunda bir metin yazılıp çekiliyor. Çok büyük bir alan ve bir sürü insanın bir haftada işini yapması çok zor. Muhakkak nitelik kaybı oluyor. Bu, yönetmen, yazar ve oyuncu içinde geçerli. Son dönemde dizilerimiz yurt dışına pazarlanmaya başladı, ülke adına güzel geri dönüşler oluyor. Bu yüzden dizileri kalite anlamında daha yukarı çekebiliriz.

Peki kendinizi en rahat hissettiğiniz yer tiyatro sahnesi mi?

C: Benim için öyle.

Z: Sahne.

B: Sahne kesinlikle.

Daha iyi olduğunuzu düşündüğünüz için mi yoksssa kendiniz ait hissettiğiniz için mii?

B: Hepsinde iyiyim, o kesin! Ama hepsinin farklılıkları var. Zaten algısı açık olan bir oyuncu arasından bunlar hemen geçiş yapabilir. Oyunculuk temelde hep aynı şey.

C: Tiyatroda yönetmen ile aramızda kimse olmuyor. Canlı performansınız ve sinerjiniz seyirciye direkt sunuluyor. Tabii bu anlamda, o duygu beni daha çok tatmin ediyor.

Turneye çıkacak mısınız? Gitmek istediğiniz bir yer var mı?

B: Antakya!

C: Evet, Antakya’yı ekip olarak çok istiyoruz.

Neden Antakya?

B: Yönetmenimiz ve Caner, Antakya yemekleri ile ilgili o kadar güzel konuştu ki! Bir turne olacaksa ilk durak Antakya! Keşke gidip yemek yesek!

Çok seyahat ediyor musunuz?

B: Ankara, İzmir büyük illere turneler oluyor muhakkak. Bazen Eskişehir’e de… Bir kere Güneydoğu turnesine çıktık.

Favori yerleriniz var mı Türkiye’de? Mesela şu an boş vaktiniz olsa nereye giderdiniz?

Z: Sıcak bir yerlere giderdim.

B: Benim var ama popüler olmasını da hiç istemiyorum oranın… Gerçi oldu artık! Gökova Körfezi’ni çok seviyorum.

2015’te sizi Moda Sahnesi dışında nerelerde göreceğiz?

Z: ‘’Adı Yok’’ diye polisiye-macera tarzı bir dizi projesi var. Yönetmeni Serdar Akar.

B: Oynadığım dizi ‘’Kardeş Payı’’ bu sezon da devam edecek. Yazın da iki filmim var. Biri hakkında konuşamam şu an ama öteki Düğün Dernek filminin devam filmi olacak.

C: Ben de diziyi bitirdim. O koşuşturmayı arkadaşlarıma devrettim bir süreliğine. Sanırım biraz oyunla ve kendimle baş başa kalmak istiyorum.

Söyleşi: Gamze Kantarcıoğlu

Moda Sahnesinde Sergilenen Köpek, Kadın, Erkek Oyuncuları röportajı,

Yorum Yaz