Menü İcon

Mirkelam: ''Müziğimizin en büyük sorunu seksi şarkıların olmayışı''

Mirkelam: ''Müziğimizin en büyük sorunu seksi şarkıların olmayışı''

Karaköy’de arkadaşlarla dolaşıyoruz. Yeni açılan Goya’nın önünde upuzun bir kuyruk... Kapının önünde magazin muhabirleri bekliyor ve içerisi kopuyor. Hem de hafta ortasında! İstanbul gecelerinin eski havasını yıllardır hissetmediğimden heyecanlandım. Ah nerede o ceket yakan, dansöz ayakkabısından şampanya içen, eğlenen sosyetikler? Hemen içeri daldım. İçerisi yıldızlar geçidi, işadamları, oyuncular, basketbolcular, futbolcular... Hepsi sahnedeki isme el sallıyor, Mirkelam! Meğer her salı çıkıyormuş. Bir an etrafı unutup ben de başladım şarkıya eşlik etmeye “Ne yaptın Asuman? Kalbimi kırdın, yap bi pansuman!” Mirkelam da havasını yakalamış. Tabii bir kısım dinliyor diğer yarısı piyasa peşinde ama Mirkelam dalgasına bakıyor. Geçenlerde resmi Instagram hesabından Nil Karaibrahimgil, Teoman ve Bedük gibi şarkıcıların parçalarını seslendireceği tribute albüm müjdesini de verince sohbet farz oldu. “Konuşacak bir şey kalmadı, albümden sonra” dedi baktım olmuyor orta yolu bulup Karaköy’de buluştuk, uzun bir sohbet ettik.

1997’de Roll Dergisi’ndeki röportajınızı okudum, epey değişmişsiniz. Başlık da “George Michael değil, Sadettin Kaynak olmak istiyorum”du. Hangisi oldunuz?

Vay... İyi yerden başlamışsınız. O röportaj zamanında her şey başkaydı. Eğlenceli bir toplumuz ama şu an müzik eğlenceli değil, kaos. Şimdi yaşlandığımdan konuya sürekli eleştirilerle giriyorum. (Gülüyor.) O benzetmeye gelirsek, ben aslında şarkıcı değilim. Sesimi iyi kullanıyorum. Onun yolundan gitmesem de Michael’ı yabana atamam. Kaynak, babamdan dolayı önemli. Bestecilik avantajımı kullanabildiğim, “Ayva” gibi bir şarkıyı popüler yapabildiğim sürece Sadettin Kaynak bölümüne giriyorum, edemezsem George Michael. (Gülüyor.)

Goya maceranız nasıl başladı?

İstanbul’da çok farklı uçlarda sahneye çıkıyorum; Kartal, Kadıköy, Beyoğlu ve Karaköy. Müthiş noktalar... Goya tabii çok kaliteli, müzik için buradayım. Başta “Caz yapalım” diye düşünmüştük fakat konu buraya kadar geldi. Yıllar bizi öyle bir yere getirmiş ki her yere uygun konser verebiliyorum.

Aslında farklı kitleler... Karaköy’e ünlü isimler geliyor sanırım...

Burası gerçekten çok elit, farklı. Aslında seyirciyle çok iç içe sahne sevmem, bu ilk. Yanlış anlaşılmasın bilenler vardır, büyük konserlerde protokol sıraları olur ve oradakiler sadece seyreder. Arkada seyirci yıkılır... O yüzden protokolü hep sahnenin sağına almışımdır. Ondan belediyeler beni sevmez, çok kaymakamla başım belaya girmiştir. Burada da çok yakınız ama insanlar eğleniyor, ben de eğleniyorum. Kadıköy müthiş ve Taksim bitti biliyorsunuz...

,

Yorum Yaz