Menü İcon

Olimpiyat sergisindeki tek Türk kadın fotoğrafçı: Mine Kasapoğlu

Olimpiyat sergisindeki tek Türk kadın fotoğrafçı: Mine Kasapoğlu

Peki 2010 Vancouver Olimpiyatları’na fotoğrafçı olarak katılınca neler hissettin?

– Nefis bir şey! Tarifi yok! Benim için zaten o atmosferde olmak yeterliydi. Kendi sporculuğumda yaşayamadığım heyecanları, çektiğim fotoğraflarda yaşadım. Vancouver’da yarışmak istediğim snowboardcross pistinden, fotoğraflarımı çektikten sonra, sırtımda kamera ekipmanlarımla aşağı kaydım. Benim için müthiş duygulu bir andı. Öyle ya da böyle istediğim yere gelmiştim…

“Olimpiyatlara katılmak önemli, kazanmak değil!” derler, doğru mu gerçekten?

– Kesinlikle doğru! Bütün dünyanın temsil edildiği, barış ve fairplay mesajları içeren bir buluşma. Ama o müthiş sporcular, hayatlarının en fit, en hazır noktalarında, rekabetçi olabiliyorlar. Haklılar da. Hayatları boyunca, “o an” için çalışmışlar. Benim en sevdiğim anlardan biri, tam yarış başlamadan, potansiyel enerjinin en yüksekte olduğu anlar. Her şeyin mümkün olduğu, hikâyenin daha yazılmamış olduğu anlar. İşte ben o sihirli anları çekmeye bayılıyorum…

Kendi fotoğrafçılığını nasıl tanımlarsın?

– Gerçek anlar yakalamayı seviyorum. Bu, bir sporcunun hayatından da olabilir, kızlarımın hayatından da. Heyecan, ilham ve duygu içeren kareler peşindeyim…

,

Yorum Yaz