Menü İcon

Mete Yarar’dan çarpıcı röportaj: ABD uçakları sadece İncirlikte mi sanıyorsunuz?

Terör örgütü IŞİD ile mücadelede önemli bir rol üstlenen Adana'daki İncirlik Askeri Üssü'nde Cuma günü hareketli saatler yaşandı. Yaşanan gelişmeleri eski bordo bereli asker ve yeni güvenlik uzmanı Mete Yarar değerlendirdi...

Röportaj Gazetesi

Mete Yarar’dan çarpıcı röportaj: ABD uçakları sadece İncirlikte mi sanıyorsunuz?

ABD'nin öncülüğündeki koalisyona destek amacıyla Almanya’nın İncirlik askeri üssüne gönderdiği keşif uçaklarının ardından dün de üste askeri kargo uçağı yoğunluğu yaşandı. Amerikan ordusu, askeri kargo uçaklarıyla İncirlik'e malzeme sevkiyatı yaparken, malzemelerini indiren kargo uçaklarının tekrar havalandığı görüldü. Askeri üste zaman zaman da savaş uçakları havalanıyor. Bir müddet sonra ise uçaklar tekrar geri dönüyor. Üsteki hareketlilik devam ediyor. Bölgede yaşananları nasıl okumalıyız? Güvenlik Uzmanı Mete Yarar'dan çok kritik açıklamalar..

İncirlik’te ne oluyor ne bitiyor? Siz İncirlik’i çok iyi bilen bir insan olarak bize İncirlik’te olanları açıklar mısınız?

Güvenlik Uzmanı Mete Yarar: İncirlik hiç bu zamanki kadar askeri uçakların konuşlandığı bir yer olmamıştı. Daha önce İncirlik savaş uçaklarının ikmal yeriydi. Hiç bu kadar çok savaş uçaklarının konuşlandığı bir askeri üst olarak pozisyon almamıştı. Hatta şöyle bir şey söyleyelim bu bilgiye sahip değildir Türkiye’de yaşayan çoğu vatandaş normalde Türk savaş uçakları İncirlik’te bulunmaz. F-16’ların üstlendiği bir üst değildir. Orada sadece tanker filosu var. O tanker filosuda ikmal için var. Özellikle Suriye’deki kriz büyüyünce, bizim F-4 uçağımız düşürülünce o bölgeye başka bölgelerden geçici olarak F-16’lar konuşlandırılmıştır. Hatta geçen gün Rus uçağını düşüren füzeyi ateşleyen uçaklarda İncirlik’ten kalkan uçaklardı. İncirlik şu an Türk savaş uçaklarının da konuşlandığı bir bölge oldu. Başka bir bilgi daha vereyim size DAEŞ ile mücadele için gelen ABD uçakları sadece İncirlik’te konuşlanmadı. Şu anda Diyarbakır’da da savaş uçakları var. Bazen bu gözden kaçıyor. Birde şöyle bir şey var uçakların niteliği de çok değişti. İlk geldiklerinde hatırlarsanız F-16’lar gelmişti. Arkasından A-4 ve A-10 dediğimiz uçaklar Türkiye’ye getirildi. Burada bir şey daha oldu. İngiltere’de bulunan F-16’lar Rus uçağının düşürülmesinden yaklaşık olarak 10 gün önce İncirlik Üssü’ne geldi. F-15’lerin gelmesi bölgedeki gelişmelerin ne kadar çetrefil bir hale geleceğinin göstergesidir. Çünkü dünyada en gelişmiş uçaklar. Bu uçakların gelmesi Rusların yaptığı ve yapacağı hamlelere karşı yapılan bir askeri hamle idi. Şu andaki İncirlik’teki tertiplenmeyi DAEŞ ile mücadele kapsamında okumayın. Aynı zamanda bu Rusya’nın bölgedeki tertiplenmelerine karşı da yapılan bir hamledir.

- Nasıl yani bu DAEŞ’e karşı yapılan bir planlama, tertiplenme değil mi? Aslında Rusya’ya karşı mı yapılıyor?

Güvenlik Uzmanı Mete Yarar: Bu sadece DAEŞ’e karşı yapılan bir atak değildir aynı zamanda Rusya’ya karşıda yapılmıştır. Şöylede bakmak gerekir özellikleABD’nin Rusya ile yaşanacak bir krizde de Türkiye’nin yanında ne kadar caydırıcı ve güçlü duracağının da göstergesidir F-15’lerin gelmesi. Bunu altını çize çize söylüyorum. F-16’lar DAEŞ ile mücadelede en uygun uçaklardı. F-15’leri getirerek kapsamı başka şekilde geliştirmiştir.

- Yani F-15’lerin Türkiye’de konuşlandırılması ABD’li yetkili bir ağızın söyleyemeyeceği kadar büyük bir destek midir?

Güvenlik Uzmanı Mete Yarar: F-15’lerin Türkiye’ye gelmesi çok farklı bir desteğin göstergesidir.

- Sadece havada değil Akdeniz fırkateynler ile doldu. İncirlik’ten sonra Doğu Akdeniz’de de muazzam bir yığılma var. Amerikan, İngiliz, Fransız ve Rus jetleri zaten burada ama bir taraftan da savaş gemileri sadece savaş gemileri de değil denizaltılarda burada. Burası baya dolmuş durumda. Sanki bir şey bekleniyor da herkes onun için toplanmış gibi. Siz ne diyorsunuz bu duruma?

Güvenlik Uzmanı Mete Yarar: DAEŞ’in gemisi, denizaltısı olmadığına göre bu gemilerin Doğu Akdeniz’e gelmesinin bir sebebi olmalı. Herkes birbirinin gardını alıyor. Rusya Akdeniz’e ilk kez bu kadar çok gelişmiş bir gemisini gönderdi. Rusların bu hamlesinden sonra bölgeye diğer gemiler de geldi. Tabi bazı gemilerin ekipmanı içinde denizaltılar da var.

- DAEŞ konusunda sessiz kalan ülkeler de bölgeye denizaltılar yolladı. Bu neden acaba?

Güvenlik Uzmanı Mete Yarar: Normalde ülkeler şu anda bölgede rakiplerinin kabiliyetini tartıyor. Burada şöyle düşünün küçük bir 'Amiral Battı Oyunu' oynanıyor. Herkes birbirinin olası bir harekat sırasında ne yapacağını, hamlelerinin ne olacağını tartıyor. Gönderilen gemilere dikkat edin çoğu istihbarat gemisi ve ya hava radar önleme gemisi. Yani özel teknik kapasiteye sahip gemiler. Bakın bölgeye hiç bir ülke muharebe gemilerini göndermedi özellikle istihbarat gemileri gönderildi. Bütün bölgedeki telsiz konuşmaları, hava harekatleri, deniz kuvvetleri harekatları ve denizaltı harekatlarını takip ediyorlar. Bazıları işin açıkcası kendi bilgilerini aktarıyorlar. Buradan kendi kontrolündeki bölgelerine bilgi aktarıyorlar. Bazısı can derdinde bazısı ise et. Buraya gelenlerin tamamı 'DEAŞ ile mücadele' kapsamında değil 'buradan ne çıkarabiliriz' kapsamında gelenlerdir.

- O halde İncirlik Üssü'nü düşündüğümüz zaman orada yeniden yapılanma var diyebilir miyiz?

Güvenlik Uzmanı Mete Yarar: Evet var. Gerek karada gerek ise denizde belli bir güç bulundurma kapasitesi vardı bu kapasitenin üstüne çıkılmaya başlandı. Başka bir şey daha var. Biz şimdi orayı hep şey diye düşünüyoruz. İncirlik Üssü'nü savaş uçakları geldi ve operasyon icra ediyor diye düşünüyoruz ama İncirlik aynı zamanda bir planlama üssü. Şimdi bir de şunu düşünün bölgede bu kadar çok koalisyon uçağı var bölgede başka ülkelerin uçakları var ve bunların hergün idare edilmesi gibi bir görev var. Ayrıca DAEŞ'in tüm hareketlerinin gözlenmesi var. Bunların her birini üst üstte koyduğumuzda başka bir şey daha var. Ekstıra bir şey daha söyleyeyim. Örneğin bölgede bir uçak düştü, bunu kurtaracak ekipmanlarda geliyor. Yani bir uçak düştüğünde o uçaktaki pilotu kurtaracak ekipmanda geliyor. O pilotu kurtaracak ekipmanın yanı sıra o pilotu kullanacak personelde bölgeye geliyor. Bütün bu güçlerin bir kısmı Diyarbakır'da bir kısmı ise İncirlik Üssün'de. Bunun ekipmanlarını düşünün, bunun lojistik ekipmanlarını düşünün yani iki tane uçak geliyor ise en az 100 tane elaman bu iki uçağı uçurmak için geliyor.

- Şimdi çok enterasan bir şey daha var. Gökyüzünde savaş uçaklarının dansı diyebiliriz buna daha doğrusu İncirlik ve Kıbrıs Rum Kesimi'nde de bir üst var ve Nikos Anastasiadis yaptığı açıklamada 'Rus uçakları bu üssü ikmal için kullanabilir' dedi. Sadece o da değil İngilizler de bu üssü kullanıyorlar. Bir tarafta Türkiye ve İncirlik Üssü diğer tarafta Kıbrıs Rum Kesimi'ndeki üs var ve havada savaş uçakları cirit atıyor. Bu oyun nasıl oluyor?

Güvenlik Uzmanı Mete Yarar: Şimdi şöyle söyleyelim uçaklar çok fazla havada kalmak istemezler. Yani bir göreve gittiklerinde gidip görevi icra edip hemen gelmek isterler. Bunun iki tane sebebi var bir tanesi bu işin maliyeti var. Yani ABD'nin Körfez'den kalkmak ile İncirlik'ten kalkması arasındaki maliyet var. O uçak havada kaldığı her saniyede binlerce dolar harcıyor. Bir diğeri ise uçağın kat etmesi gereken yol arttıkça risk de artıyor. Yani o uçağın düşme riski, teknik arıza yapma riski de artıyor. Ve bölgede Türkiye'den kalkan uçaklar anında bölgeye gidip görevlerini icra edip geri dönebiliyorlar. Şu an İncirlik Üssü'nü öne çıkaran bir sürü etken var. Birde güvenli bir üst, Türkiye alt yapı olarak her türlü hizmete destek verebilecektir. Ama unutmayın İncirlik Üssü'nü her hangi bir NATO ülkesinin kullanabilmesi için Türkiye'nin mutabakatı gerekiyor. Burada şunu iyi bilmek gerek hangi uçağın gelebileceğini hangi uçağın ise silahlı gelebileceğini ve ya hangi uçağın hangi görevle kalkabileceğini Türk hükümeti tarafından onaylanmadığı sürece İncirlik'ten hiç bir uçak kalkamaz. Geçen gün Alman Bakan geldi Almanya ile ilgili Türk hükümeti arasında mütabakat imzalandı. Arkasından da Bakanlar Kurulu'nun bu mütabakatı onaylaması gerekiyor. Ancak ondan sonra İncirlik Üssü kullanılabilir. Bu dediklerim ABD içinde geçerli. Amerikalılar da Türkiye'nin izni olmadan her hangi bir uçak kaydıramaz ve ya buradan herhangi bir operasyon icra edemiyorlar.

- Peki gerek bu İncirlik'teki üssü gerekse Diyarbakır'daki üssü gördük gerek ise Doğu Akdeniz'deki fırkateyinleri gördük burada bir savaş kaçınılmaz mı? Buradan ne çıkar?

Güvenlik Uzmanı Mete Yarar: Özellikle Rusya'nın bu konuda giderek sertleşen bir üslubu var. Tabi ki bu kadar çok uçağın havada olması, bu uçakların belli bir kordinasyonun dışına çıkabiliyor olması çok büyük bir sıkıntı yaşatır. Rus uçaklarının şöyle bir sıkıntısı var. Özellikle NATO kapsamında Türkiye'de bulunan bütün uçaklar birbirleri ile entegrasyonları var birbirleri ile ortak bir dilde anlaşabiliyorlar. Ama bir çok Rus pilotu İngilizce konuşamıyor ve anlamıyor. Bu anlamda yaşanacak bir kriz olabilir. Hiç akla getirmediğimiz işin kötü bir tarafı daha var İnşallah böyle bir şey yaşanmaz. Şu an o hava sahası sivil uçaklar tarafından kullanılmıyor ama bölgede yaşanacak her hangi bir kriz anında havadaki uçaklara denizden havaya füze atabiliyor. Hatırlayın İran krizi sırasında bir Amerikan destroyeri bir yolcu uçağı düşürmüştü. ABD destroyeri kendisine gelen bir tehdit olarak algıladığı için o yolcu uçağını düşürmüştü. Bölgedeki bu kadar gerilimin sonucunda savaş uçaklarının arasında yaşanacak bir krizden çok bölgede yaşanabilecek olan bir sivil uçağın vurulabilmesi gibi bir risk de var. Bu riski de bir kenara koymamız gerekiyor.

- Peki bir diğer gelişme Gaziantep'teki Fırat'ın batısındaki Karkamış'ın karşısındaki Suriye sınırındaki bölge 15 gün 'Güvenli Bölge' ilan edildi. Bu ne demek?

Güvenlik Uzmanı Mete Yarar: Evet bu aslında şu demek. Azez'e hem IŞİd tarafından hem de PYD tarafından yapılan saldırılar var. Türkiye 'Fırat'ın batısına geçmeyin' dedi. Ama başka bir şey daha söyledi 'Azez'in doğusuna 'da geçmeyin' dedi. Biz şu anda hep 'PYD Fırat'ın batısına geçer' diye konuşuyoruz ama eğer PYD Azez'in doğusunada geçerse Türkiye'nin tepkisi çok daha farklı olacak. Biz hep Fırat'ın batısına odaklandık. İşin ilginç tarafı Putin özellikle Azez Bölgesi'nde PYD'nin saldırılarını hem de IŞİD'in saldırılarını destekliyor. Hava kuvvetleri ile birebir vuruyor ve aynı zamanda mühümmat anlamında da yardım atıyor. Bu bölgede yaşanacak olan bir 'oldu bitti'nin istihbaratıda yapılıyor?

- Bir 'oldu bitti' ne demek?

Güvenlik Uzmanı Mete Yarar: Rusya'nın özellikle bizim sıklıkla bahsettiğimiz Bayırbucak Türkmenlerinin bombalamalarını bir miktarda bu tarafa kaydıracak.

- 'Bir miktar bu tarafa kaydıracak' derken ne demek istiyorsunuz? Türkiye sınırına mı yaklaşacak?

Güvenlik Uzmanı Mete Yarar: Aynen öyle diyorum. Yani Türkiye sınırındaki Azez kısmını bombalamaya başladı. Bölgede Rusların desteği ile bazı gruplar ilerleyebilir. Türkiye gardını önceden alıyor. Bir kaç gün sonra şu belli olur. Bölgeye kaydırılacak olan birlik varsa o zaman Carablus Bölgesi'nin karşısında yer alan o bölgenin neden 'Güvenli Bölge' ilan edildiğini anlayacağız. Şu anda bir istihbarat var ki Türkiye ön tedbirini alıyor. Hem Fırat'ın batısına geçmek isteyenler hem de Azez'in doğusuna geçmek isteyenler için tedbir alındı.

- Şimdi Musul meselesine de bakacak olursak. Bir istihbarat da orada var anlaşılan. Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan 'Türk askeri Musul'da çalışmalarına devam edecek' dedi. Erdoğan 'DAEŞ'den istihbarat var öyle askeri çekemeyiz' dedi. Irak hükümeti ise ciddi bir şekilde Türkiye'ye karşı sesini yükseltiyor. Irak hükümeti BM'lere Türkiye'yi şikayet edeceğini de biliyoruz. Orada nasıl bir şey bekleniyor? Onu da öğrenebilir miyiz?

Güvenlik Uzmanı Mete Yarar: Aslında baktığımızda bütün bu karmaşanın altında başka bir şey var. Buradaki herkes açıkcası hem Suriye'deki hem de Irak'taki önümüzdeki dönemde yaşanacak olan bölünmelerde, harita belirlemede herkes pozisyonunu alıyor. Bu pozisyon almalar sırasında travmatik şeyler yaşanabilir.Hiç kimsenin beklemediği birisi yine hiç bir kimsenin ummadığı bir şey yapabilir. Musul'da bizim birliklerimiz var. Bu PKK mı, bu PYD mi ve ya bu IŞİD mi anlayamıyorsun. Bölgede kimin eli kimin cebinde belli değil. Birbirlerinin içine girmiş olan örgütler var. Birbirinin içine girmiş olan özel kuvvet ekipleri var. Bu özel kuvvetler kendi ülkelerinin kıyafetlerini giymiyorlar. Gittikleri ülkenin kıyafetini giyiyorlar. Bu anlamda Musul'da yaşanacak bir krize ekipler hazırlanıyor. Buna çok dikkat etmek lazım.

- Yani söylediklerinizden şunu mu çıkarıyoruz? 'Bir istihbarat alındı Rusların Bayırbucak Türkmenlerini vurduğu güzergahı Türkiye'ye doğru kaydıracak. Türkiye'de bu konuda önlem aldı' mı diyorsunuz?

Güvenlik Uzmanı Mete Yarar: Bir 'oldu bitti'ye kalkabilirler. Türkiye'nin bölgede Rus uçaklarına müdahale etmeyeceği izlenimi verilmiş olabilir. Ben Rus uçaklarının konuşmalarına dikkat ediyorum. Rus askerlerine bir müdahale olur ise çok sert bir şekilde karşılık verin gibi konuşmaları var. Konuşmaların tonu yükseldikçe birileri bu boşluklardan yararlanmak isteyecektir. O yüzden Türkiye masaya kartını sürüyor. Türkiye 'arkadaşlar ben tedbirimi alıyorum' dedi.

Mete Yarar Kimdir?

1988’de Kara Harp Okulu’ndan mezun oldu, 2004 yılına kadar Türk Silahlı Kuvvetleri’nde çeşitli birimlerde görev yaptı. Son görev yeri olan Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndan kendi isteği ve Binbaşı rütbesi ile ayrıldı. O tarihten itibaren Ortadoğu başta olmak üzere risk teşkil eden ülkelerde kendi kurduğu risk yönetim şirketi vasıtasıyla danışmanlık hizmeti veriyor. Enerji yönetimi konusunda yüksek lisansını tamamlayan Yarar, birçok sivil toplum kuruluşunda aktif olarak çalıştı. Değişik medya mecralarında köşe yazarlığı, televizyon yorumculuğu, TV ve radyo program yapımcılığı ve sunuculuğu yaptı. Son Gün isimli kitabı 2014 yılında yayınlandı.

Söyleşi: Hava Asal

Mete Yarar’dan çarpıcı röportaj: ABD uçakları sadece İncirlikte mi sanıyorsunuz?, Mete Yarar’dan çarpıcı röportaj: ABD uçakları sadece İncirlikte mi sanıyorsunuz?

Yorum Yaz