Menü İcon

Merve Kalemci Eyyüpoğlu ile Yaz Alışveriş Günlüğü

Sosyal yaşamın sevilen isimlerinden Merve Kalemci Eyyüpoğlu projelerine yansıttığı şık zevkini moda tercihlerinde de yakalıyor… Ankamall Alışveriş Merkezi’nde gerçekleştirdiğimiz alışveriş çekiminden renkli kareler ve keyifli sohbetimiz sizlerle.

Röportaj Gazetesi

Merve Kalemci Eyyüpoğlu ile Yaz Alışveriş Günlüğü

Başarılı mimari projelere imza atan Merve Kalemci Eyyüpoğlu’nun mesleki serüveni nasıl bir hayalle başladı?

Mesleki serüvenime babama hayranlığımla başladım diyebilirim. Çalışkan, işini çok seven ve önem veren bir babanın kızıyım ben. Benim çok küçük yaşlarım, akranlarımın annelerinin elbise ve ayakkabılarını giydikleri dönemlerde, inşaat tahtalarının üzerlerinde oynamakla geçerdi. Binaların günbegün yükselmesini, boyanmasını, ev haline dönüştüğü her aşamayı gözlemek benim için çok heyecan vericiydi. Zamanımın çoğunu babamla inşaat gezmekle geçirirdim. İlerleyen yaşlarımda şekil ve formları kendimce renkler ve desenlerle bağdaştırmam, kurduğum oyunları bile dekora çevirmeye sebep oldu. Zannediyorum ki; yetenekler ve meslek seçimleri esasında küçük yaşlarda şekilleniyor ve belirleniyor.

Bir gününüz nasıl geçiyor?

Ben zamanımı asla uykuyla geçirmem. Sabah çok erken kalkar mutlaka sporumu yapar ve harika bir kahvaltıyla güne başlarım. Günümün en büyük kısmını inşaatta, sahada geçiririm. İnşaat sektörü güne çok erken başlar; ustalar, taşeronlar görevlerini sabah alır ve gün içinde aktive eder. Kontrolü zor ve devamlılık olmasını gerektiren imalatlar sonrasında gelen işlerin büyük hatalara dönüşmemesi için titizlikle takip edilmesini gerektirmektedir. Bu sebeple sahada görev almak benim en büyük vaktimi alıyor. Akşamüstü merkez ofise geçerek günün raporları verilerek ertesi günün iş planı yapılır ve eve dönüş vakti gelmiş olur.

İşten arta kalan vakitlerinizi ne tür aktivitelerle değerlendirmek size kendinizi mutlu hissettiriyor?

İşten arta kalan vaktimi çocuklarımla geçirmek benim için en büyük mutluluk. Gün içinde onlarala hiç ilgilenmediğim için mutlak suretle iş dönüşü tüm dünya ile iletişimimi keserek tamamen iki saatimi onlarla geçiririm. Birlikte oyun oynamaktan, aktivite yapmaktan, hazırladıkları şeyleri izlemekten ve birlikte gezmekten çok keyif alırım. Bana kalan diğer vakitlerde ise; eşim, dostlarım ve ailem ile yapılan bütün programlara katılmaya çalışırım. Günü bitirir erken vakitte de mutlaka uyurum.

Spor sizin için ne ifade ediyor?

Spor benim için; sağlık, mutluluk, disiplin, doğal bakım, güzellik, kendini sevmek ve değer vermek demek. Kısacası, galiba “her şey” demek. Fiziğime olduğu kadar ruhuma da yatırım yapmak demek. Vakit ayırmak çok zor da görünse alışkanlık haline geldiği zaman vazgeçilmezin demek…

İnce fiziğinizi tamamen spora mı borçlusunuz?

Spor olduğu kadar beslenmenin de çok büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Birbirini tamamlayan iki parça. Tek başına sporla olamayacağı gibi tek başına diyetle de olabileceğine de inanmıyorum. Tabii ki her gün spor yapmak yediklerimiz anlamında büyük avantaj sağlıyor. Ama ben mutlaka beslenmeme de önem veriyorum. Genelde protein ağırlıklı beslenmeyi tercih ediyorum. Sabahları, yumurta ağırlıklı sağlam kahvaltımı yapar ve asla ara öğünlerimden vazgeçmem. Öğlenleri ise; et veya tavuk ağırlıklı beslenir, akşamları da genelde, sebze ağırlıklı beslenmeyi tercih eder ve günü hafif bitiririm. Ekmek ve tatlı hayatımın sadece kahvaltı saatinde bana eşlik eder. Ve tabii ki haftada üç gün kuvvet antremanı ve iki gün cardio ile haftamı tamamlarım.

Nasıl bir aile yaşantınız var?

Bekarlığımda olduğu gibi evliliğimde de ataerkil bir aile yapısına sahibim. Değişmeyen bazı kurallarımız var; belli saatte evde olmak, birlikte yemek yemek, özel günleri beraber geçirmek gibi. En baştan beri, eşimin de benim de hayata bakış açımız; onun hayatı, benim hayatım ve ortak hayatımıza saygı duymak ve dengelemek olarak oldu. En önemli unsurun çoçuklarımızla ilgili kararları ortak dilden ve fikirden verebilmek olduğu düşüncesi ile her zaman birlikte hareket ettik. Tabii ki ikili ilişkilerde anlaşmazlıklar, zıt fikirler ve tartışmalar oluyor ama en önemlisi, aile olduğunu benimseyerek sorunların üstesinden gelmeye çalışabilmek...

Modayı yakından takip ediyor musunuz? 

Modayı seviyorum. Takip ediyor muyum? Evet... Mağaza gezmekten, sosyal medyayı takip etmekten de büyük keyif alıyorum. Yurt içi, yurt dışı bütün seyahatlerinde işlerimi ve mimari gezilerimi bir an önce bitirerek mağazaları gezmeye ve alış veriş yapmaya fazla vakit ayırmaya çalışıyorum. “Modaya uyuyor musun?” derseniz, tam anlamıyla değil. Trend olan parçaları ve eskileri kombinleyip giymekten keyif alıyorum. Kendime yakışanı ve canımın istediğini giymekten mutlu oluyorum.

Tarzınızı nasıl tanımlarsınız?

Tarzımda maskülen bir tavır olduğunu düşünüyorum. Biraz günüme, moduma, ve havama göre giyinmeyi tercih ediyorum. Abartıdan çok ince detaylarla giydiklerinim ön plana çıkmasını tercih ediyorum. Mesleğimde olduğu gibi giyimimde de abartıyı sevmiyor, şıklığın ve güzelliğin detayda yattığına inanıyorum. Tabii sporcu kimliğimin de etkisi olduğunu düşünerek mutlaka klasik seçimleri aksesuarlarla sporlaştırmaktan keyif alıyorum.

Gardırobunuza bu yaz hangi renkler ve ne tür parçalar hakim?

Benim gardırobum her zaman yoğunlukla siyahı barındırmaktadır. Çok renkli ve canlı giyinmekten keyif almıyorum. Bir gün bir arkadaşım: “Siyah giyen insanlar, renkli hayatlar yönetir” demişti. Galiba doğru… Rengi her zaman dekorlarımda veya fikirlerimde sunuyorum insanlara. Bu sezon dolabıma biraz pudra tonları, beyaz ve saks maviler girdi diyebilirim. Genellikle salaş etekler, salaş kapriler, pantolonlar, düşük yaka, tek kol ve kolsuz bluz ve gömlekler bu yaz en büyük tercihlerim olmaya başladı.

Mesleğiniz giyim tarzınıza yansıyor mu?

Mesleğim giyim tarzıma iki şekilde yansıyor: Olumsuz kısmı; şantiyelerde şık giyinme, süslenme, topuklu ayakkabı giyme şansım olmadığı için iş günlerimin hepsini t-shirt, kot ve spor ayakkabıyla geçirmek zorunda olmam. Olumlu tarafı ise; renk seçiminde, formların uyumunda, alışveriş esnasında algıda seçiçilik olabilmesinde mesleğimin büyük etkisi olduğuna inanıyorum.

Çok keyifli bir alışveriş günü geçirdik birlikte, öncelikle teşekkür ederiz. Peki, tercih ettiğiniz kombinlerden sizi en çok ifade eden hangisi diye sorsak…

Ben size çok teşekkür ederim… Ekibinize ve Ankamall ailesine… İnanılmaz keyifli bir gün geçirdiğimize inanıyorum. Bugünkü kombinlerde beni en çok yansıtanın, Sarar Women’dan giymiş olduğum beyaz pantolon, siyah beyaz yelek ve kırmızı detaylı ayakkabı olduğunu düşünüyorum. Hepsini çok keyifle giydim tabii ki ama bu son kombin benim genel tarzım olan maskülen yaklaşımla çok bağdaştı bence. Her şey için tekrar teşekkürler güzel aile....

Söyleşi: Mag Dergi

Merve Kalemci Eyyüpoğlu'nun röportajı,

Yorum Yaz