Menü İcon

Mardin'de Kadının Gücü

Mardin'de açtığı Cercis Murat Konağı adlı restoranla adını duyuran ve şehirde turizmi canlandırarak istihdamı artıran kadın girişimci Ebru Baybara, ''Hayatım Yeni Bahar'' projesiyle şimdi de kız çocuklarının okumalarına katkı sağlıyor.

Röportaj Gazetesi

Mardin'de Kadının Gücü

Sizi tanıyabilir miyiz Ebru Hanım?

Mardinli bir ailenin kızıyım. 1990 yılında Marmara Üniversitesi Turizm Rehberliği Bölümü’nden mezun oldum. 1999’da katıldığım Mardin gezisiyle hayatımdaki değişim de başlamış oldu.

Sanırım bu gezinin ardından Mardin’e yerleşmeye karar verdiniz. Cercis Murat Konağı nasıl açıldı?

Aynı yıl içinde Mardin’e taşındım. O zaman şehirde üç yıldızlı bir otelden ve esnaf lokantalarından başka bir şey yoktu. Orada rehberlik yapmaya devam ettim. 2000 yılında gezdirdiğim Alman turist grubu, şehrin tek restoranındaki yemekleri beğenmeyince evde yengem ve komşuları onlar için yemek hazırladılar. Ardından Mardin Müzesi’ni gezenler için de yemek yapmayı sürdürdük. Haziran 2001’de, yemek yapan tüm bu hanımları bir araya getirerek Cercis Murat Konağı’nı kurdum. Bu küçük restoran, tüm çalışanlarının inancıyla, şehrin ekonomisini değiştirebilecek kadar büyük bir etkisağladı.

Cercis Murat Konağı birçok kez ödüle layık görüldü. Biraz da bunlardan bahseder misiniz?

2007’de, Kent State Üniversitesi tarafından ‘’Dünyada Sürdürülebilir Ekonomiler Yaratma’’ konusunda örnek proje seçildi. Yine aynı yıl Milliyet Gazetesi ve Ernst & Young’ın verdiği ‘’Yılın Sosyal Girişimcisi Ödülü’’nü aldım. 2011’de Garanti Bankası, Ekonomist ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) tarafından ‘’Türkiye’nin Üretimde Fark Yaratan Kadın Girişimcisi’’ seçildim. 2012 yılında, Japon devlet televizyonunun, Japonya’daki kadınlara ve genç nüfüsa sürdürülebilir ekonomiler yaratma konusunda  bilgi vermek amacıyla hazırladığı, dünyadan örneklerin bulunduğu bir belgeselde yer aldık.

‘’Hayatım Yeni Bahar’’ projesiyle hedeflenen nedir? Nasıl başladınız bu projeye?

Turizmde durgunluk yaşıyorduk. Ben de bu kadar emek verdiğim restoranımdaki kemik kadroyu işten çıkarmamak ve ayakta kalabilmek için yeni bir projeye başlamak istedim. 4 ay önce evimi atölyeye çevirdim. Burada  sürahiler, kolyeler, tespihler, özel tasarım ürünler yapmaya ve bunları internet üzerinden satmaya başladık. Bu süreçte KAGİDER Başkanı Sanem Oktar’dan çok destek aldım.

Paylaşma ve Dayanışma Platformu Derneği (Payda) ile çalışmalarınız bu dönemde mi başladı? 4 ay gibi kısa bir sürede derneke birlikte büyük işler başardınız.

Bir kız çocuğunun okuduktan sonra memleketine dönerek neler yapabileceğinin belki de en güzel örneği benim. ‘’Hayatım Yeni Bahar’’ projesine başlarken Payda’ya maddi destek veremesek de manevi destek verebiliriz diye düşündük. 150 adet anahtarlık yaptık ve Payda, düzenlenen bir kermeste anahtarlıkları satarak bize 3 tane laptop gönderdi. Biz de bunları Mardin’de okuyan üç üniversiteli kızımıza hediye ettik. KAGİDER Derneği ve Saffet Emre Tonguç, Leyla Alaton gibi birçok misafirimiz bizi sosyal medyada desteklediler. 4 ay içinde Amerika’da iki satış noktası açtık; Miamive Orlando’da. Bir de New York’tan teklif aldık. Bunun dışında, çocukların sosyal faaliyetlerini bir arada yapabilecekleri bir bina olmadığı için bunun arayışına girdik. Aziz Sancar ve ailesi bina tahsisi konusunda çok destek verdiler. Sancar ailesinin katkısı sayesinde çocuklarımız için Savur’da böyle bir projeyi hayata geçirebileceğiz.

Kadın girişimcilere tavsiyeleriniz neler?

İnsanların hedefleri yok, önce hedef belirlemek lazım. Para önemli değil. Benim sermayem aklım ve yanımdaki güzel insanlardı. Sadece cesaret gerekli.

Söyleşi: Anadolujet Magazin

,

Yorum Yaz