Menü İcon

Mardin'de gözü kara bir kadın: Ebru Baybara Demir röportajı!

Mardin'de 21 kadınla Cercis Murat Konağı’nı kuran Ebru Baybara Demir'den Selin Miloşyan'a samimi açıklamalar.

Röportaj Gazetesi

Mardin'de gözü kara bir kadın: Ebru Baybara Demir röportajı!

Hikaye aslında çok eskiye uzanıyor. Mardin’de, eril zihniyetle savaşıp 21 kadınla Cercis Murat Konağı’nı kuran, şehri turizmle tanıştıran, kadınları en iyi bildikleri alanda, yemek hazırlamakta cesaretlendirerek onlara iş imkanı yaratan, mutfaktaki yeteneğini birçok sosyal projeyle birleştiren, en önemlisi sağlıklı besin ve gıda üzerinde kafa yoran Ebru Baybara Demir’i tanımak için filmi geriye sarıyoruz. Çünkü ailesinden miras kalan yemek kültürünün, annesi ve anneannesinden öğrendiği el lezzetinin, evinden hiç eksik olmayan soğan kokusunun izleri var Cercis Murat Konağı’nda ya da sağlıklı gıdalar pişirmeyi amaçlayan Topraktan Tabağa projesinde. 2016 yılında gerçekleştirdiği Harran Gastronomi Okulu Projesi’nin ardında, çok küçük yaşta dolmalık biberi, patlıcanı ve domatesi seçmesini öğrendiği Pazar yerlerinin hatırası duruyor. Demir’in çocukluk anıları onu bugünlere taşıyacak kadar canı ve güçlü:

 Ebru_Baybara_Demir_rAportajA_mardin

“Bizim ailede yemek her zaman bir şölen olmuştur. Bayram sabahları annemin akşamdan ön hazırlığını yaptı ve sabah erkenden kalkıp pişirdiği kaburga dolmasının burnumuzu sızlatan kokusuyla uyanırdık. Evi saran kokuyu ve sabah erkenden kalkıp pişirdiği kaburga dolmasının burnumuzu sızlatan kokusuyla uyandırdık. Evi saran kokuyu ve sabahın erken saatinde yenen kaburga dolmasını ve suyuna yapılan bademli maydanozlu çorbayı hiç unutmadım. Köşe başındaki pastanenin limonatalarının, sakızlı çöreklerinin lezzeti hala damağımda. Şimdi bunları düşündüğümde, temelini kokular ve keskin tatlar üzerine kurmuş olduğum zengin bir lezzet hafızasına sahip olduğumu görüyorum.”

 

Annesiyle yaptıkları çeşitli yemek denemeleri, birlikte farklı lezzetler yaratmaları onu bugünlere taşımış, yemek yeteneğinin temelini oluşturmuştur.

 

MARDİN’DE GÖZÜ KARA BİR KADIN

 

Bu temelle, tüm bu zengin paketle, geçmişinin onu çağırmasıyla 23 yaşında Mardin’e geliyor Ebru Baybara Demir.

“Mardin’e gelme fikrimde, İstanbul’da bile geleneksel yapıdan, örf ve adetlerinden vazgeçmemiş bir aile içinde yaşamış olmamın etkili olduğunu söyleyebilirim. Mardin’de insan ilişkileri gerektiren bir işi, bir kadın olarak tek başınıza yapmaya çalıştığınızda o zaman kadar yerleşmiş olan toplumun değer yargılarını ve alışkanlıklarını da temize çekmeye çalışıyorsunuz. Bu kolay bir şey değil. Ama ben hayallerimi anlatmak yerine işi başarmanın en önemli adım olduğuna inandım. 2001 yılının Haziran ayında Cercis Murat Konağı’nı hizmete açtığımda direnen zihniyetle savaşım bitmemişti. Üstelik kendime daha fazla cepheler çarak ilerliyordum. Bu kadar gözü kara oluşum belki de onları korkutmuştu. Mardin’in ilk alkol servisi yapan restoranını 21 Mardinli kadınla açmıştım ve o dönemde boşanmıştım. Ellerinde kullanabilecekleri fazlasıyla malzeme vardı; kullandılar da. Fakat Şartlar ne olursa olsun başarınca ve bu başarıya insanları da dahil edince durum değişiyor. İlk başta tek başımaydım ama başardıkça ve paylaştıkça bütün şehir benim safıma geçti.”

 

 

TEMİZ, ADİL VE SAĞLIKLI GIDA İÇİN

 

Emeğim, hayatım, her şeyim dediği Cercis Murat Konağı’nda, başarısının ortağı olarak tanımladığı diğer kadınlarla birlikte üretmeye ve pişirmeye devam ederken bir yandan da bir sürü projeyle ilgileniyor. O ödüllü bir şef. Şef deyince gözünüzde önlüğü takmış, mutfakta ekibiyle birlikte yemek hazırlayan biri mi canlanıyor?

“Bir şefin işi tabakta değil, toprakta başlamalı” diye anlatan Ebru Baybara Demir, kötü beslenme, hızlı tüketim gibi günümüzün en temel sorunlarından yola çıkarak yavaşlamanın önemine dikkat çekiyor, temiz, adil ve sağlıklı gıdaya ulaşmayı hayatının merkezine taşıyor ve bunun toprakta başlayacağını söylüyor. Topraktan Tabağa projesinin temelinde de bu fikir var:

 

“Toprağın gerçek sahipleri olan kadın çiftçilerin yardımıyla toprağı daha sağlıklı, yerel mahsulleri sürdürülebilir hale getirmek için Topraktan Tabağa üzerine çalışmaya başladım. Bu sayede topluma sağlıklı gıdalar pişirip sunmayı, toprağı iyileştirmeyi ve yerel tohumlarla ilgili yeni tarım uygulamalarını gerçekleştirmeyi amaçladım.”

Proje aynı zamanda kadın istihdamı üzerinde de duruyor. Projeyi yerel ve Suriyeli sığınmacı kadınlar destekliyor. Topraktan Tabağa’nın bir alt kolu olan ve adını Mardin’de en yaygın yetişen buğday türünden alan Sorgül projesiyle de Suriyeli kadın mültecilerin bilgilerinden faydalanıp Sorgül’ü canlandırmayı hedefliyor. Bu projenin Birleşmiş Milletler Gıda Tarım Örgütü’nden destek aldığını da hatırlatalım.

 

HAYALİ, MARDİN GASTRONOMİ ENSTİTÜSÜ’NÜ KURMAK

 

Türkiye’nin en büyük yerel tohum projesi haline gelen Sorgül’ün ikinci kez Basque Dünya Aşçılık ödüllerinde finale kalan 10 şeften tek Türk olan Baybara Demir’in en büyük arzusu Mardin Gastronomi Enstitüsü’nü hayata geçirmek. Belki ödülü almadı ama gerçekleştirdiği şeyler, dokunduğu yaşamlar ve engin hayalleri aldığı ödüllerin ve kazandığı fonların da üstünde.

 

“Şu an sadece öğrendiklerimi aktarabileceğim, başka kadınların hayatını değiştirecek bir enstitü kurmak istiyorum. Gastronomi Enstitüsü’nün yerini de bulduk. Aileme ait bir konağı tahsis ettik. Elimizde küçük bir fon var, onunla işe başlayacağız ama bunun yanı sıra yurt dışı kaynaklı fonlar araştırıyoruz. Gastronominin, Türkiye’ye göç etmek zorunda kalmış binlerce kadın ve erkeğin ekonomik özgürlüklerini kazanmalarına, geleneksel mutfak kültürünün devamlılığına yardımcı olabileceğini düşünüyorum.”

 

ARI GİBİ ÇALIŞKAN…

 

O, her şeyin ötesinde bir toprak kadını. Toprağın ona sunduğu nimetleri, ailesinden aldığı lezzet hafızasının ve yemek kültürünün eleğinden geçirip insanlarla, bizlerle buluşturuyor. Kadınlara kendi ayakları üzerinde durma fırsatı veriyor ve unutulmaya yüz tutmuş değerleri, değerlerimizi canlandırıyor. Bizden sonraki nesillerin sağlıklı beslenebilmeleri için didinip duruyor.

 

“Gerçek tohum toprağa bereket, bizlere şifa ve çocuklarımıza gelecek demek” diyor.

 

 

 

 

 

Söyleşi: Selin Miloşyan

Mardin'de gözü kara bir kadın: Ebru Baybara Demir röportajı!, Mardin'de gözü kara bir kadın: Ebru Baybara Demir röportajı!

Yorum Yaz