Menü İcon

Levon Kordonciyan: Ata­türk, be­nim ai­le­min ka­de­ri­ni de­ğiş­tir­di

Le­von Kor­don­ci­ya­n’­ı ara­dım, mak­sat Os­ca­r’­ı ko­nuş­mak­tı. Ne var ki bir der­ya­nın içi­ne düş­tüm. “Er­ke­ğin mak­ya­jı smo­ki­ni­di­r” di­ye sö­ze baş­la­yan Le­von Bey, dün­ya­nın dört bir ya­nın­da­ki müş­te­ri­le­ri­ni an­lat­ma­ya baş­la­dı

Röportaj Gazetesi

Levon Kordonciyan: Ata­türk, be­nim ai­le­min ka­de­ri­ni de­ğiş­tir­di

Os­car tö­ren­le­ri­ni iz­ler­ken bir ar­ka­da­şım, “Le­von Kor­don­ci­yan ödül tö­re­ni için 140 smo­kin ha­zır­la­mış, ha­be­rin var de­ğil mi­” de­yin­ce ben­de şim­şek­ler çak­tı. Doğ­ru ya Ata­tür­k’­ün 1920’ler­de ter­zi­lik eği­ti­mi al­ma­sı için Paris’e gön­der­di­ği Le­von Kor­don­ci­ya­n’­ın mes­le­ği­ni 4 ku­şak­tır sür­dü­ren bir ai­le İs­tan­bu­l’­un tam or­ta­sın­da, tüm Dün­ya­’ya hiz­met ve­ri­yor. Bir he­ves, sa­ba­hın kö­rün­de de­de­siy­le ay­nı adı ta­şı­yan Le­von Kor­don­ci­ya­n’­ı ara­dım, mak­sat Os­ca­r’­ı ko­nuş­mak­tı. Ne var ki bir der­ya­nın içi­ne düş­tüm.

“Er­ke­ğin mak­ya­jı smo­ki­ni­di­r” di­ye sö­ze baş­la­yan Le­von Bey, dün­ya­nın dört bir ya­nın­da­ki müş­te­ri­le­ri­ni an­lat­ma­ya baş­la­yın­ca ağ­zım bir ka­rış açık kal­dı… He­le 2400 öğ­ren­ci­si ol­du­ğu­nu ve bu öğ­ren­ci­le­rin dün­ya­nın çe­şit­li ül­ke­le­rin­den sırf Le­von Kor­don­ci­ya­n’­dan ders al­mak için gel­di­ği­ni du­yun­ca şaş­kın­lı­ğım bir kat da­ha art­tı. Le­von bey, bu ara­da Ata­tür­k’­ü giy­di­ren bir us­ta­nın to­ru­nu ola­rak bü­yük li­de­rin giy­di­ği bü­tün el­bi­se­ler­den olu­şan ko­lek­si­yo­nu­nu ve ak­se­su­ar­la­rı der­le­yip to­par­lı­yor, önü­müz­de­ki gün­ler­de, Ulu Ön­de­r’­in mo­dern ya­şa­mı­nı, dün­ya gö­rü­şü­nü yan­sıt­mak ve in­san­la­rın o za­man­la­rı da­ha iyi an­la­ma­la­rı­nı sağ­la­mak için kü­çük bir mü­ze aça­cak, adı “Cum­hu­ri­yet Ter­zi­ha­ne­si­”.

Ne­den bir mü­ze?

Ata­türk, be­nim ai­le­min ka­de­ri­ni de­ğiş­tir­di. Bi­ze bu mes­le­ği o he­di­ye et­ti ve yi­ne bi­zi dün­ya­ya o ta­nıt­tı. Ger­çek bir Ata­türk hay­ra­nı olan Se­an Con­nery ta­ri­he çok me­rak­lı bir isim. Özel­lik­le de tam bir Ata­türk hay­ra­nı… Con­nery, Ata­tür­k’­ün gi­yim zev­ki­ni öy­le­si­ne be­ğe­ni­yor ki, onu ki­min giy­dir­di­ği­ni araş­tı­rın­ca de­de­min adı­na rast­lı­yor. Con­nery, Bond film­le­ri­nin çe­kim­le­ri ger­çek­le­şir­ken de­dem Levon Us­ta­yı bu­lu­yor… O za­man­lar Sul­tan­ha­ma­m’­da Ha­gop­yan Ha­n’­da olan dük­ka­nı­mı­za ka­dar ge­li­yor ve film­de gi­ye­ce­ği kı­ya­fet­le­ri­ni dik­ti­ri­yor. Ar­dın­dan Ba­ba fil­mi için Al Pa­ci­no ve di­ğer oyun­cu­la­rın smo­kin­le­ri­ni ha­zır­lı­yo­ruz. Bu ara­da ta­bi­i Frank Si­nat­ra­’yı da unut­ma­mak ge­re­k…

Son­ra…

Son­ra ba­bam mes­le­ği dev­ra­lı­yor ve Bru­ce Wills "Ma­vi Ay" di­zi­si için ba­ba­ma si­pa­riş ve­ri­yor. "İn­di­ana Jo­ne­s" fil­mi ve Har­ri­son Ford der­ken sı­ra ba­na ge­li­yor. Ja­mes Bond Ca­si­no Ro­yal fil­miy­le bü­yük çı­kı­şı ya­ka­lı­yo­ruz. Bu fil­min ar­dın­da da Os­ca­r’­la ta­nış­tık.

O hal­de ye­ni bir ta­nı­şık­lık de­ğil?

Ay­nen öy­le 4 se­ne­dir biz Os­car tö­ren­le­ri için smo­kin­ler ha­zır­lı­yo­ruz. On­dan ön­ce­ bi­rey­sel ça­lış­ma­lar ya­pı­yor­duk, şim­di bu tö­ren­ler­de ça­lı­şanların kı­ya­fet­le­ri­ni ya­pı­yo­ruz.

Kaç ta­ne smo­kin git­ti bu yıl?

140 smo­kin ha­zır­la­dık. Sa­de­ce oyun­cu­la­ra de­ğil, bü­tün tek­nik eki­bi de biz giy­dir­dik. Tam bir yıl ön­ce­sin­den si­pa­riş­le­ri ver­me­ye baş­lı­yor­lar. Ni­san ayı iti­ba­riy­le 2015 tö­ren­le­ri­nin ha­zır­lı­ğı­na baş­la­ya­ca­ğız.

Bun­dan son­ra­sı için ha­zır­lık var mı?

Var, Jus­tin Bi­ebe­r’­ı bek­li­yo­rum. O da Tür­ki­ye­’ye gel­di­ğin­de yi­ne be­nim smo­ki­ni­mi gi­ye­cek. Ame­ri­ka­’da­ki kon­ser­le­rin­de de ne­re­dey­se bü­tün ak­se­su­ar­la­rı­nı biz ha­zır­lı­yo­ruz. Uzun za­man­dır ça­lı­şı­yo­ruz.

Ge­çen­ler­de Oba­ma­’ya da bir smo­kin gön­der­di­niz di­ye bi­li­yo­rum…

Oba­ma için­de bir smo­kin ha­zır­la­dık, öl­çü­le­ri­ni gön­der­di­ler ben de göm­le­ği, kol düğ­me­le­ri, pap­yo­nu ve ayak­ka­bı­sı­na ka­dar ha­zır­la­yıp gön­der­dim.

Obama’nın be­den öl­çü­le­ri na­sıl?

Açık­ça­sı bi­raz oran­tı­sız. Göv­de­si­ne gö­re kol­la­rı, ve ba­cak boy­la­rı çok uzun. Ayak­la­rı 46,5 nu­ma­ra. Boy­nu in­ce…

Cum­hur­baş­ka­nı Ab­du­lah Gü­l’­le ta­nış­ma­nız na­sıl ol­du?

Geç­ti­ği­miz yıl­lar­da Kra­li­çe Tür­ki­ye­’ye gel­di­ğin­de heyetindeki her­ke­sin smo­kin­le­ri­ni biz yap­tık. İş­te bu dö­nem­de Kra­li­çe, Ab­dul­lah Gü­l’­e “Biz smo­kin­le­ri­mi­zi Kor­don­ci­yan Ai­le­si­’ne yap­tı­rı­yo­ruz, si­ze de tav­si­ye ede­ri­z” di­ye bir re­fe­rans ve­ri­yor. Onun üze­ri­ne Cum­hur­baş­kan­lı­ğı ile çalışmaya başladık.

Ata­türk ‘ün özel­lik­le ter­cih et­ti­ği de­tay­lar var mıy­dı aca­ba?

Hem de çok, ay­rı­ca ti­tiz­miş de… Kı­ya­fet­le­ri­nin uyu­mu­na çok dik­kat eder­miş. Ata­türk, yün ma­yo­yu ülkeye ilk ge­ti­ren ve kul­la­nan ki­şi­dir. Ata­türk özel­lik­le da­vet­ler­de li­der­le­re ör­nek ola­cak bir­çok uy­gu­la­ma­yı ha­ya­ta ge­çir­miş. İran Kra­lı­’na ver­di­ği ye­mek­te ken­di­si gibi köşk per­so­ne­li­nin de gi­yi­mi­ne bü­yük has­sa­si­yet gös­ter­miş ve hep­si­ne frak giy­di­re­rek o za­man bu ye­mek­ten çok söz et­tir­miş­tir. Tüm bu frak­la­rı da de­dem Le­von Kor­don­ci­yan dik­miş­tir.

Ata­türk de­de­mi Pa­ri­s’­e gön­der­di ve…

Ata­türk gi­yim ko­nu­sun­da smo­kin­den ön­ce de ka­tı ku­ral­la­ra sa­hip­ti. Ata­türk bu ko­nu­da öy­le­si­ne has­sas­tı ki de­de­mi, ya­ni Le­von Kor­don­ci­ya­n’­ı 6 yıl bo­yun­ca bu gi­yim ku­ral­la­rı­nı hem öğ­ren­me­si, hem de uy­gu­la­ma­sı için Pa­ri­s’­e gön­der­di. O dö­nem­de de­de­min Av­ru­pa­’dan öğ­re­ne­rek Tür­ki­ye­’ye ta­şı­dı­ğı ba­zı ku­ral­lar ha­la ge­çer­li­dir. Me­se­la, Jac­ke­ta­tay, Bon­jo­ur, Re­din­got ve Frak en es­ki ve en soy­lu er­kek ta­kım­la­rı­dır. Re­din­got ise açık ha­va kı­ya­fe­ti­dir, ba­yan­la­ra kur yap­ma kı­ya­fe­ti­dir. Frak ne za­man gi­yi­lir der­se­niz; özel ba­lo­lar­da fra­kı ev sa­hi­bi, içi­nin be­yaz ye­le­ği, be­yaz pap­yo­nu ve yi­ne ay­nı renk el­di­ve­ni ile gi­yer ve mi­sa­fir­le­ri­ni bu kı­ya­fet­le kar­şı­lar. Smo­kin tıp­kı kot gi­bi Ame­ri­ka­lı­la­rın ra­hat et­mek için bul­duk­la­rı bir ce­ket tü­rü­dür. 19. Yüz­yı­l’­da da­vet­ler­de ve ba­lo­lar­da si­ga­ra iç­me­ye ay­rıl­mış oda­la­ra gir­me­den ön­ce si­ga­ra ko­ku­su sin­me­me­si için gi­yi­len kı­ya­fe­tin adı­dır. Bu kı­ya­fet­ler çok ka­lın ku­maş­lar­dan ya­pı­lan ve sa­de­ce o an için gi­yi­lip yi­ne o oda­dan çı­kar­ken ora­da bı­ra­kı­lan kı­ya­fet­ler­miş.

Söyleşi: Selin Kök

,

Yorum Yaz