Menü İcon

Kenan Sofuoğlu: ''Sürat; işim, mesleğim, ekmeğim''

Pistlerin hızlı adamı, Türkiye'nin gururu, pistlerin ilk dindar yarışçısı Kenan Sofuoğlu için ''sürat'' kelimesi herkesten farklı bir anlama geliyor. Süratı hayatının bir parçası olarak nitelendiren Sofuoğlu, başarılarını sizlerle paylaştı...

Röportaj Gazetesi

Kenan Sofuoğlu: ''Sürat; işim, mesleğim, ekmeğim''

“Manevi olarak güçlü olan insanın başaramayacağı bir şey yok” diyen ünlü şampiyon Kenan Sofuoğlu, ‘sürat’, kavramının kimileri için tutku olduğunu, kendisi içinse hayatın bir parçası, işi, mesleği, ekmeği olduğunu ifade ediyor.

Pistlerin hızlı adamı, Türkiye’nin gururu, motor sporlarının medarı iftiharı, 2007, 2010, 2012 yıllarından sonra 2015 yılında da SüperSport dünya şampiyonluğunu kazanarak, bu alanda ulaşılması zor bir başarının altına imza attı. Türkiye’nin yetiştirdiği önemli motor sporcularından, 4 kez dünya şampiyonluğuna imza atmış Kenan Sofuoğlu ile konuştuk. Hızlı dünyaların mütevazı şampiyonu, başarı hikayesinden hayata bakışına kadar her şeyi Bereket okurları için anlattı.

Motor sporlarına nasıl başladınız?

Babamın motor tamircisi olması, benim bu tamirhanede büyümem, sonrasında abilerimin yarışmaya başlaması beni bu işe aşık etti. Tabi hayalimde onlarla birlikte parkurlara çıkmak, onlarla birlikte yarışmak vardı ama, bugün hepsi rahmetli oldular.Onların açmış olduğu kapıdan ilerleyerek bugünlere geldim.

Yıllardır, bütün beyanatlarınızda manevi yönünüzü hep öne çıkardınız. Bu, motive olmanızı nasıl etkiliyordu?

Dedelerim, etrafımdaki aile büyüklerim dini eğitim konusunda ehil insanlardı. Ailem beni yetiştirirken, en büyük kazancımızın dini inancımız olduğu gerçeğini hep telkin etmiştir. Ben hayatım boyunca bunu yaşadım ve faydasını gördüm. Şükür ki, Rabbim bana böyle bir aile, çevre ve eğitim geleneği nasip etmiş.Sakarya’da, buna çok uygun bir ortam var. Maneviyatı iyi olan bir şehirde büyümem de etkili oldu. Belki başka şehirlerde yetişsem bu kadar şanslı olamayabilirdim. Tüm bunlar beni güçlü hale getiren unsurlar. Bunun çok büyük avantaj olduğunu hep gördüm.Manevi olarak güçlü olan bir insanın başaramayacağı bir şey yok. Ben hep böyle baktım. Nihayetinde Rabbim yürüdüğüm yollarda hep başarılı kıldı.

SABRETMEK VE AYAKTA DURMAK GEREKİYOR.

Ciddi anlamda acılar yaşadınız, merhaleler atlattınız. Tüm bunların arkasından tekrar hayata tutunmak nasıl mümkün olabiliyor?

Her zaman yaşadığım ve yaşatmaya çalıştığım dini inancımın faydasını, burada da gördüm. Bizi yetiştiren büyüklerimiz hep bunu telkin ederdi: “Her şey Allah’tan geldi. Ne olursa olsun sabretmek ve ayakta durmak gerekiyor.” Neticede hayat devam ediyor. Hiçbir şekilde, başıma bir iş geldikten sonra vazgeçmek gibi bir düşüncem yok. Hayata devam etmek gerekiyor. Bu yaşadıklarım bırakın vazgeçirmeyi, beni daha da güçlendirdi. Daha sağlam kalmama vesile olduğuna inanıyorum. Bu konuda da etrafımdaki insanların çok faydasını gördüm.

BAŞARI YENİ KAPILARI AÇTI.

4 dünya şampiyonluğu ve sayısız farklı başarı…Bu müsabakalara nasıl hazırlanıyorsunuz?

Yine avantajlı olduğum bir konuya değindiniz. Sakarya’da belediye başkanımızın yardım ve destekleriyle kendime bir eğitim parkuru yaptım. Bu parkurda hemen hergün antrenman yapabiliyorum. Kaldı ki bu antrenmanlar sayesinde rakiplerime karşı kondisyon ve konsantrasyon olarak biraz daha güçlü hale geliyorum. Bu avantajımı da yarış parkurlarında kullanmaya çalışıyorum. Kış aylarında biraz fitness yaparak fiziki gücümü muhafaza ediyorum. Ama, bu işe ilk başladığım zaman Türkiye’de her şey çok zordu. İmkanlar kısıtlıydı. Ancak, bugün itibarıyla bakanlığımızın verdiği destek ve bana sahip çıkmaları vesilesiyle en iyi imkanlarla ve en iyi şartlarda yarışlarıma hazırlanabiliyorum.

Bu konuda perdeyi sizin açtığınızı söyleyebiliriz…

Tabii ki, bunun aksini düşünmek mümkün değil. Bu spora başlamamış, dünya şampiyonluklarını başarmamış olsaydım kimse bu sporu tanımayacaktı. Bugün devletimizin tanıdığı, ciddi anlamda destek verdiği bir spor dalı haline geldi. Ve, yeni kuşak başarılı sporcular yetiştiriyoruz. Kendi yetiştirdiğim Toprak Razgatlıoğlu 2015 Avrupa Şampiyonu oldu. 2016 yılında 6 tane sporcumuzu Avrupa’da yarıştıracağım. Bizim, zor zamanlarda açtığımız kapılar bugünkü genç sporcular için yeni imkan ve yeni şampiyonluklar anlamına geliyor.

SAKİN BİR HAYATI SEVİYORUM.

Pistlerde bu kadar hızlı bir hayatınız var. Buna karşın normal hayatınızda neler yapıyor, nasıl yaşıyorsunuz?

Ben daha çok evimde, memleketimde, özellikle akşamları ailemle vakit geçirmeyi çok seviyorum. Dışarılarda, arkadaşlarımla kafelerde ya da benzer başka yerlerde olmayı fazla sevmiyorum. En çok sevdiğim şey, eşimle, annemle, ailemle vakit geçirmektir. İnşallah ileride çocuklarımız olursa onlarla ilgilenmek ve onlarla zaman geçirmek en büyük zevkim diyebilirim. Sakin bir hayatı tercih ediyorum. Sakarya’da kalmak isteyişimin sebeplerinden birisi de budur. Burada dingin ve sakin bir hayat yaşayabiliyorum.

Sürat sizin için ne ifade ediyor?

Sürat, hayatımızın bir parçasıdır. İşim, mesleğim, ekmeğim… Hayattaki her şeyimi süratle bağdaştırabiliyorum. Kimileri için tutkudur, bende ise hayatımın bir parçasıdır. Böyle de devam eder diye düşünüyorum.

20150726190928_s-b549d4d59106f696f83ef6ff42acb7657e955fe1

SEVMEK VE ÇALIŞMAK BAŞARIYI GETİRİYOR.

Başarıyı nasıl tarif ediyorsunuz? Size göre başarı nedir?

Herşeyden önce başarılı olmak istediğiniz işi çok sevmeniz gerekiyor. Çok çalışmanız gerekiyor. Yolda yürürken, “yapamayacağım” deyip vazgeçtiğiniz zamanlarda, bırakmayıp ve tekrar dönerek işinize sarılmaktır başarı. Badireler atlatabiliyorsunuz ancak, nihayetinde başarıyı yakalayabiliyorsunuz. Bunu hayatımda çok kez yaşadım. Sürekli mücadele ederek ve “bırakmayarak” başarıyı yakalamak mümkün

Başarının madde yönüyle pek ilgilenmediğinizi biliyoruz.Buna karşın sosyal anlamda ciddi bir faaliyetiniz var. Farklı sosyal projelere katkı sağlıyorsunuz. Bu size neler hissettiriyor?

Daha önce bu konularda çok fazla bilgiye sahip değildim. Zaman geçiyor, yaş ilerliyor, sorumluluk duygusu ağır basmaya başlıyor. Devletimin beni müsabakalara gönderirken, benden beklentilerini iyice düşündükten sonra anladım ki, sadece motor sürmekle olmuyor. Kazanmış olduğumuz bu tecrübeleri, yaşadığımız anıları gençlerle paylaşmamız gerekiyor. Farklı ortamlarda bulunup devletimizi iyi temsil edelim.Milletimize, insanlarımıza faydalı işler yapmanın yollarını arıyoruz. Bu doğrultuda da bu tür projelerde hep bulunmaya ve elimden geldiği kadar katkı sağlamaya gayret ediyorum.

İNSANLARIN SEVDİĞİ BİRİSİ OLMAK BAŞKA

Şöhret duygusunu nasıl tarif ediyorsunuz?

Ben hiçbir zaman kendime şöhret gözüyle bakmadım. Tabi insanlar ilgi duyuyorlar ama, esas olan insanlar tarafından sevilmektir. Şöhret olmak tarafıyla pek ilgilenmediğimi söylemek isterim. Az olsun ama sevenlerimiz olsun yeter. İnsanların sevgi duyduğu birisi olmak başka. İnsanlarımızın sevgisi bizi ziyadesiyle memnun ediyor. Benim şiarım, ülkesine faydalı, doğru işleri yapan ve bunun karşılığında da insanlar tarafından sevilen sporcu olmaktır. İnşallah, bu yolda doğru yürümeyi Rabbim bana nasip eder.

Gelecek dönemle ilgili hedefleriniz nedir. Pistlere veda zamanı konusunda bir planınız var mı?

Şu an 31 yaşındayım ve 4-5 yıl daha devam etmeyi planlıyorum. Ondan sonra emekli olurum. Emekli olduktan sonra da, genç sporcularımızın eğitimine ağırlık vermeyi düşünüyorum.

2016’DA 6 SPORCUMUZ AVRUPA’DA YARIŞACAK

Bir anlamda çığır açtınız. Şu an itibarıyla sizi takip eden yeterli sayıda genç sporcumuz var mı?

Yetiştirdiğim 20 civarında sporcu var. Bu sayı motor sporları için bizi umutlandırıyor. Avrupa’da önümüzdeki yıl 6 genç sporcumuzu parkura çıkartacağım ki, bu gerçekten çok iyi bir rakamdır. Türkiye olarak bu kadar kısa zamanda 6 sporcuyu Avrupa’ya yarışlara götürmek büyük başarıdır. Bu başarı bizden ziyade devletimizin, federasyonumuzun, genç sporcularımızın başarısıdır. İnşallah motor sporları Türkiye’nin en başarılı branşlarından birisi olacaktır. Birkaç yıl sonra her şey çok daha güzel gelişecektir diye düşünüyorum.

Türkiye’de motor kültüründen bahseder misiniz?

Henüz daha oturmamış yapıda. Zamana ihtiyacımız var. İnşallah zamanla daha iyi olacaktır. Elde ettiğimiz başarılar, sporcu sayımızın çoğalmasını sağlayacak, insanlarımızın motor merakını artıracak ve motor kültürü belirli bir seviyeye ulaşacaktır. Trafik problemi yaşanan büyük kentlerde hem zaman yönetimi, hem de ekonomik kazanımlar açısından motor kültürü büyük katkılar sağlayacaktır.

Söyleşi: Selami Türkoğlu

,

Yorum Yaz