Menü İcon

İlk 20'de Volkan Şen'in tabela macerası

Efsaneler yaratan Volkan Şen, geçtiğimiz akşam o kadar çok gol kaçırdı ki, maç sırasında sinir krizi kaçırmamak için kendini zor tuttu. Öyle ki takım arkadaşları tabelada fark varmış gibi oynamaya devam etti.

Röportaj Gazetesi

İlk 20'de Volkan Şen'in tabela macerası

İlk 20 dakikada topu ısıracakmış gibi saldırgan ve tutkulu bir Fenerbahçe vardı. Sarı-lacivertlilerin pasları özgüvenli, isabetli ve süratliydi. Advocaat’ın hatayı göze alan kadrosuna, Gaziantepspor’un yetersiz bek kademeleri de eşlik edince kanatlardan yüksek verim aldı Fenerbahçe. Golün duran topla gelmesi ise yapılan ataklara karşı nazire niteliğindeydi. Kanat ataklarındaki son adım beceriksizlikleri skor karmaşası yarattı. 30. dakikanın ardından Fenerbahçeli oyuncular özgüvenlerini cömertlik ve ciddiyetsizlikle harmanladı. Halbuki skor 1-0’dı.

İkinci yarıda kaybedecek bir şeyi kalmadığını fark eden İsmail Kartal’ın öğrencileri ön bölgede cesurca ataklar geliştirirken Fenerbahçe’nin orta alan üçlüsü Ozan-Topal-Josef hattında yorgunluk belirtileri başlamıştı. Bu yorgunluk ise hayırlı bir yorgunluk.

TALİMATLANDIRMA

Fenerbahçe’de Pereira döneminde en çok üzerinde durduğumuz şey talimatlandırmaydı. Futbol tahtaya yazdığınız taktiklerden çok ötede oynanır. O dizilimler bir kaba taslak, hatta eskizdir. Pereira’nın sorunu sadece Josef ve Topal’ı yan yana oynatması değil, verdiği emirlerdi. İki orta alan oyuncusu adeta prangalanmış gibi ön alana çıkmıyor, arkada ribaund almayı bekliyordu.

thumb_big_FOTO_9551703_250920162150080000_R_SPO_20160925000000_aa-picture-20160925-9551703

Advocaat’ın bu iki oyuncuyu daha özgürce ve daha ön alanda oynatması Fenerbahçe’ye hem hücum zenginliği hem de istatistik getirdi. Fenerbahçe bu sezon en çok ceza sahası içinde topla buluştuğu maçını çıkardı. Ozan’ın yükselen formuyla birlikte bu bölgede hakimiyet kuruldu. Bu talimatın zaafı var elbette. Stoper-forvet arasındaki mesafenin artması üç oyuncunun sırtına yük oldu. Teknik yetersizliklerini mücadele ile örten bu üçlü, fazladan efor harcayınca 60. dakikada baskı kırılmaya başladı. Elbette bu arada Volkan Şen önderliğinde tüm takım gol kaçırmayı sürdürüyordu.

thumb_big_FOTO_9551698_250920162150080000_R_SPO_20160925000000_aa-picture-20160925-9551698

FEYENOORD TEOREMİ

Orta alandaki bu yorgunluk beraberinde pozisyonları da getirdi. Peş peşe orta alanda açılan gedikler ceza yanına kadar esneyince golün gelme olasılığı da hayli arttı. Keza 83. dakikada gelen eşitlik golü Fenerbahçe’de kafaları tabelaya çevirtti. Skor’un 5-1 değil 1-1 olduğunu gören Fenerbahçeli oyuncular performans ayarlarını ilk 20 dakikaya göre ayarladı ve galibiyete yine bir duran topla ulaştı.

Fenerbahçe’nin üzerindeki ölü toprağını attığı bu on günlük sürecin muhasebesi ise Feyenoord maçında tutulacak. Manchester United’a diş söktüren, ligde 7’de 7 yapan ve son maçında 5 gol atan rakipleri önünde ciddi bir testten geçecekler. Perşembe gecesinin çetelesi ise ya yarınlara umut olacak ya da hasta yatağına reçete…

Söyleşi: Burak Kılıç

,

Yorum Yaz