Menü İcon

İlham Süheyl Aygül: İnsan Sermayesi Bakanlığı Kurulsun

İlham Süheyl Aygül , insan kaynakları düşünürü, Turkkariyer Yönetim Kurulu Başkanı, yazar, Entelektüel Sermaye Gelişim Derneği (ESER) kurucusu ve eski bankacı.

Röportaj Gazetesi

İlham Süheyl Aygül: İnsan Sermayesi Bakanlığı Kurulsun

İlham Süheyl Aygül, insan kaynakları düşünürü, Turkkariyer Yönetim Kurulu Başkanı, yazar, Entelektüel Sermaye Gelişim Derneği (ESER) kurucusu ve eski bankacı.

2010'da yazdığı “Beyaz Yakalının Seyir Defteri” kitabı bankacılık- finans sektörünün en çok okunan kitabı seçildi. 2011 yılında geliştirdiği Mutluluktan Sorumlu Başkan “Yılın En İyi İnsan Kaynakları Uygulaması” seçildi. 2012 yılında yayınladığı ‘Beyaz Yakalının Akıl Defteri’ kendi alanında en çok satan kitaplar listesine girdi. 2013 yılında üçlemenin son kitabı olan Beyaz Yakalının Keyif Defteri yayınlandı. Son kitabı İlham Veren ile okuyucularla bir kez daha buluşan, MBA hocası, köşe yazarı, Entelektüel Sermaye Gelişim Derneği kurucusu Aygül ile keyifli olduğu kadar eğitici bir söyleşi yaptık.

Ben İlham Veren

Turk Kariyer’in kurucusu, insan kaynakları düşünürü ve yaşam koçu olan birine ilk olarak tek cümleyle kendinizi tanıtabilir misiniz diyerek başlayalım mı?

Pek tabii ama yaşam koçu değil, daha ziyade mentörüm. Tek cümle ile kendimi tanıtma işine gelince arkadaşlarımın ve okurlarımın beni nasıl çağırdığını söyleyeyim. Adım ilham, bana taktıkları sıfat ilham veren.’ Gülüşmeler

Mentörlük de ne, yaşam koçundan farkı nedir?

Koç doğru soruları soran, mentör doğru cevapları olan kişidir. Herkes koç olabilir ama mentör olabilmek için sağlam bir mesleki tecrübe ve donanım gereklidir. Mentör ‘bak doğru cevaplar bunlar, işaret levhası şunlar, buradan kestirme git’ diyebilir. Daha doğru, daha sağlıklı, minimum hasar maksimum farkındalık ile gidebilecekleri kestirme patikaları ve işaret levhaları danışana gösterir.

Beyaz Yakalının Seyir Defterinde ferrarisini satan bilgeden değil, Ferrarisini satmadan bulunduğu kurumlarda daha iyi konuma gelen, mutlu insanlardan mı bahsediyorsunuz?

Çalıştığımız kurumlar cansız tabelalardan ibarettir. Kurumlar ve birimler arasındaki ilişkiler bir noktadan sonra insanlar arasındaki ilişkilere indirgenir. Asıl olan, kurumları ete kemiğe büründüren insanlar ve onların arasında sürdüre geldiği ilişkilerdir. Sizi kurumlar değil insanlar işe alır. Siz kurumları değil insanları terk edersiniz. Kurumlar ancak içerisindeki insanlar değişirse değişirler. Kurumları insanlar temsil ederler ve kurumlar ilk etapda yol gibi görülse de aslında yol, yol boyunca gördüğümüz ve bağ kurduğumuz insanlar asıl kariyerimizi oluşturur.

Bağ?

Evet, bağ. İnsanlarla aramızda bir bağ oluşuyor. Örümcekler ağ örerek, insanlar bağ kurarak büyürler. Bağ kurmak insanların kalbine dokunmak sanırım her şeyden daha önemli.

Peki, en kestirme bağlar nasıl kurulur?

En kestirme bağların kurulabilmesi için sevme yeteneğinizin olması şarttır. Çünkü hayatta her şey vermekle başlar ve sevginin tek kelimelik tanımıdır vermek.

Herkes, Denedikten Sonra Sevebilir

Herkes sevebilir mi, herkes sevilebilir mi?

Herkes sevmeyi başarabilir. Örselenmiş bir çocukluk geçirmiş,yanlışlar yapmış, imkansızlıklar içinde var olmaya çalışmış olsanız da sevebilir ve mutlu olabilirsiniz. Mutluluk bir şans değil bir seçimdir. Herkes, sevmeyi ve mutlu olmayı seçebilir. Çalışarak bunu inşa edebilir.

Beyaz yakalının seyir defterinde finans sektöründen çok güzel bir geri bildirim aldınız, üst sıralarda haftalarca kaldınız, on binlerce sattınız. 2012 yılında idefix tarafından bir çok ünlü yazarı geride bırakarak finans sektörünün en çok okunanı seçildiniz. Bunu nasıl başardınız?

Herhalde kullanılan empatik, gerçekçi ve akışkan dil dışında otoritelerin belirttiği üzere kişisel gelişimi edebi bir dil olarak kullanmam etkin oldu sanırım.

Finans sektörü haricinde bir sektörde çalışan mesela yemek sektöründeki biri sizin kitaplarınızı okursa ilham alabilir mi?

İlham alabilir veya almayabilir ama en azından iş hayatına ve hayata dair özellikle de mobbinge dair önemli ipuçları öğrenebilir..

Mobbinge Maruz Kalma Olasılığınız Zekanız Ve Başarınız Oranında Yükselir

Mobbing nedir?

Genellikle zeki ve başarılıysanız, seviliyor, takdir gören bir performansa sahip, sizi potansiyel tehlike olarak gören insanların arasındaysanız, çıkışı olmayan zaman zaman intihara bile sebep olabilen asla içinde olmak istemeyeceğiniz bir psikolojik kuşatmanın adıdır mobbing. Genellikle üst asta uygular, kadınlar arasında görülme oranı daha da yüksektir.

Türkiye’deki durum nedir?

Türkiye'de mobbing özellikle bankacılık, kamu, sağlık, eğitim sektöründe ve aile şirketlerinde yaygın olarak uygulanıyor. Avrupa ve ABD de çalışanların yüzde 16'sı mobbinge maruz kaldığı düşünülürse ülkemizde durum yetenekli insanlara uygulananın 3/1'den az olmadığını düşünüyorum. Ülkemizde sadece borçlar kanununda geçen mobbing'in ceza ve iş kanununa da alınması gerekmektedir.

Kıskançlık, çekememezlik değil midir bu?

Beyaz yakalılar arasında rekabet, kişisel hırslar, kaprisler iş hayatının kaçınılmaz bir parçasıdır ve bu hiç bir zaman sıfırlanmaz. Amerikalıların ''ofis politikaları'' dedikleri bu tür sürtüşmelerin bir minumumda tutulmasına çalışılır. Hep biliriz ki, tartışma ve kıskançlık insanın doğasında vardır ve gelir geçer. Bunlara mobbing değil iş yeri stresi diye etiketlemek daha rasyonel olur. Mobbing de davranışın kaynağı olaya değil, kişiye odaklanılmakta ve yok etme duygusu taşıyan, sistematik, asgari altı ay ortalama 15 ay süren duygusal eziyetlere ve yıldırma vakalarına mobbing denir.

Mobbingden Çıkış Yoktur, Katil/Katiller Öldürene Kadar Durmaz

Yani ‘mobbingden çıkış yok’ diyorsunuz.

Mobbingden çıkış yoktur, katil/katiller öldürene kadar durmaz. Ya istifa edersiniz ya da hizmet akdiniz feshedilir. Üçüncü seçenek yoktur. Mobbing insanlık suçudur, insanın zihinsel ve manevi yapısı ötesinde kurum bünyesinde de kara delikler yaratır.

Mobbing aslanın fareye boğdurulduğu bir süreç gibi. Ne yapmak lazım?

En azından farkındalık yaratmak ve konunun kritikliğine dikkat çekmek için mobbing anıtı dikerek işe başlamak lazım.

Finans Merkezinin Göbeğinde Mobbing Anıtı

Finans sektörünün göbeği Büyükdere hattında mobbing anıtı kurulabilir. Herkesin üstüne basıp geçtiği cam bir kapakla yol seviyesinin altına indirilmiş açılmayan bir cam ile çıkışı olmayan içinde bir mağdur maket den oluşan bir anıt.

Göğe doğru değil, yere doğru yükselen bir anıt.

Evet, aynen öyle. Yere batasıca bir uygulamanın anıtı el üstünde değil ancak ayaklar altında bırakılırsa anlamını bulur.

Neden Büyükdere?

Beyaz yakalıların yoğun yaşadığı plazaların bulunduğu ana arter.

İnsan Sermayesi Bakanlığı Kurulmalı

Birazda insan sermayesi bakanlığı fikrinizden bahsetsek.

Tabii. 2007 krizini anımsarsanız, o dönemde inanılmaz bir tersine entelektüel sermeye göçü yaşandı. Türk Kariyer’e inanılmaz vasıflarla donanmış beyaz yakalıların öz geçmişleri yağdı. O dönem biz gördük ki dışarıda özellikle finans, sağlık ve hizmet sektöründe çalışan inanılmaz bir entellektüel sermayemiz var.

İçeriye baktığımızda ise özellikle Balkanlar, Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Asya da önemli operasyonlar yüruten 16 dev çok uluslu firmanın yönetim kadrosunun yüzde yetmişi İstanbul'dan ve Türk Yöneticiler tarafından yürütülüyor.

Yani içeride ve dışarıda çok önemli bir insan sermayemiz var.

Ekonomide temel bir kural vardır. Arz talebe doğru hareket eder. Çekim merkezleri yaratarak (İstanbul gibi) bu sermayenin envanterini çıkararak, yönetmeye başlamalı bu bağlamda yetenek ajansları açılmalı ve hepsinin bağlı olabileceği bir insan kaynakları bakanlığı kurulabilir diye düşünüyorum.

Peki bu konuda ne yapmalı?

Finans merkezleri oluşturulurken Üniversite-Kamu ve Üniversite üçgeninde oluşturulması gereken işbirlikleri ve sinerjilerin bu konuda çok önemli olduğu kanaatindeyim.

C düzeyde (CEO, CFO) ve Siyasilere mentorluk ve koçluk yapıp bazı üniversitelerin yüksek lisans programlarında HR, Liderlik ve Kariyer konusunda eğitmenlik yapıyorsunuz. Bir çok danışmanınız başarıyı yakalıyor diye biliyoruz.

Elimizden geldiğince.

Kitaplarımı Okuyanlar dışarıdan motivasyon değil, içeriden ilham yakalayabilir.

Anlıyorum. Son olarak, bundan sonra kitaplarınızı okuyacaklar için bir şeyler söylemenizi rica edeceğim. Özellikle ilham veren kitabınız konusunda?

İnsanları motive etmek zor bir şey değildir. Bu her zaman dışarıdan gelen bir uyarana bağlıdır. Arzularına hitap ederseniz veya cezalandırma korkusu yaratırsanız genelde onlardan beklediğimiz davranışları yaparlar.

İlham verdiğinizde ise dışarıdan bir uyaranın ötesine geçerek insanların kendi içlerinde doğuracakları arzuları inşa edebilirsiniz.

İlham dolu bir farkındalık yolculuğu, ilham veren öneri ve kahramanlarla dolu bir kitabın sayfaları arasında içlerine doğru bir yolculuk bileti isteyen okuyuculara kitabımı zevkle önerebilirim.

Teşekkür ediyorum.

Ben teşekkür ederim .

Söyleşi: Kezban Harmancı / Dila Görkem Cirit

Turkkariyer Yönetim Kurulu Başkanı, yazar, Entelektüel Sermaye Gelişim Derneği (ESER) kurucusu İlham Süheyl Aygül,

Yorum Yaz

Yorumlar

Savaş kalafat 2015.06.20 14:34
yorumların süper teşhislerin süper çok güzel bir söyleşi senden daha fazla yararlanmak lazım sevgili dostum süheyl aygül
Aslıhan Şimşek 2016.04.12 15:26

bence önemli bir insan, kitapları da önemli.