Menü İcon

Hollanda'da ırkçıların sesi çok çıkıyor!

Hollanda'da ırkçıların sesi çok çıkıyor!

Avrupa'yı istila miti besliyor

Prof. Dr. Hein De Haas, Uluslararası Göç Enstitüsünde Araştırma Görevlisi. Uzun süredir göç alan bir ülke olarak Hollanda göç araştırmaları bilimsel temel olarak da önemli bir yer tutuyor. Hein De Haas'da tanınan göç araştırmacılardan birisi. Batı ve Doğu arasında bir çatışma fikrine inanmıyor. Diğer taraftan mültecilere karşı oluşan kampanyayı 1930 -1940 arasındaki antisemitist döneme benzetiyor. Mültecilerle ortaya çıkan iklime ilişkin “istila miti” tanımını kullanıyor.

Avrupa'nın batı ve doğu arasında bir çatışma merkezi olması söz konusu olabilir mi?

Kesinlikle katılmıyorum. Batı ve Doğu arasında büyük bir çatışma olduğuna inanmamızı isteyenler zaten radikaller. Avrupa her zaman farklı dinlere kucak açmıştır. Avrupa'nın Doğu ve Batı çatışmasını merkezi haline geldiği fikri kabul edilemez?
Asıl sorun aşırılık, her iki tarafta da. Avrupa'da siyasi aşırılık, radikallik var. Müslüman toplumunda da azınlık olsa da radikaller görüyoruz. Bu, ciddi bir problem. Kültürler arası çatışma fikrinden her iki taraf da besleniyor.

Mültecilerin terörist gibi görülmesinin sebepleri neler?

Bence temel neden insanların bilgi sahibi olmaması. Birçok kişi insanların Suriye'den IŞID yüzünden kaçmaya çalıştığını sanıyor ki bunun doğru olmadığını biliyoruz. İnsanlar hükümet baskısından ve şiddetin kaçtı, Suriye'de ölenlerin çoğu hükümet güçlerince, Esad güçleri tarafından öldürüldüler. Ama Avrupalıların çoğu insanların terörizmden kaçtıklarını düşünüyor ve onlar kaçarken bazı teröristlerin de onlarla gelmesinden korkuyorlar. Aslında bu çok mantıksız bir korku değil. Ülkemize aldığımız insanlar konusunda çok dikkatli olmalıyız. Oradan gelen herkesin terörist olmadığını anlamak gerek. Diğer taraftan Brüksel ve Paris'teki olayları gerçekleştirenler mülteciler değildi.

Bir makalenizde Avrupa'nı insan kaçakçılığını beslediğini söylüyorsunuz.

Kuzey Afrika ve diğer Ortadoğu ülkelerinden böylesine bir göç talebi varken sadece göç kaçakçılarını suçlamak yanlış. Avrupa ilk olarak 1991'de Schengen vizesinin devreye girmesi ve sınır kontrollerinin artırılmasıyla insan kaçakçılarına fırsat vermiş oldu. Tabii ki, kaçakçıların gaddar olduklarından ve çoğu kez mültecileri aldattığından bahsedebiliriz fakat yine de mesela Afrikalıların gözünde onlar kurtarıcı. Kaçakçılar hizmet veren bir sektör konumunda. Avrupa'nın göçmen politikası özel şirketlere olduğu kadar kaçakçılara da büyük bir pazar oluşturdu. Bu yüzden, hükümetlerin birçok yönden göç kontrol sektörüne kitlesel kamu fonlarını dökerek kendi canavarlarını yarattıklarının farkında olmaları önemlidir. Avrupa ülkelerinin koordineli hareket etmeleri ve mülteci ağırlayan ülkelere destek olmaları gerekiyor.

,

Yorum Yaz