Menü İcon

Hollanda'da ırkçıların sesi çok çıkıyor!

Hollanda'da ırkçıların sesi çok çıkıyor!

ÇOĞUNLUK ILIMLI AMA SESLERİ ÇIKMIYOR

Hollanda, Fransa, Danimarka gibi ülkelerde sağ siyasetin prim yapmasının sebepleri neler?

Avrupa'da sağ akım, güçlü bunu inkar edemeyiz. İnsanların bu görüşlere desteği artıyor. Ama çoğunluk değiller, çoğunluk ılımlı, büyük problemler istemiyor. Durum değişsin istemiyorlar. Çoğunluk mantıklı düşünüyor ve konuyu da mantık içinde tartışmak istiyor. Sonunda bu görüşün kazanacağına inanıyorum. Bu sesi duyurmalıyız.

Hollanda farklı kültürlerden insanların bir arada bulunduğu bir yer. Afrika ülkelerinden, Fas'tan gelenler var. Şimdi de ciddi oranda Suriyeli geliyor. Bunun toplumsal etkisi nasıl olacak?

Birkaç yıl sonra bazıları geri gidecek, hepsi kalmayacak. 90'larda Yugoslavya'dan gelenlerde de öyle oldu. Suriye'den gelenlerin de çoğu kalacak ama bu problem değil. Biz bir erime potası olmaya alışığız. Hollanda'nın her şehri için bu geçerli değil. Daha kırsal yerlerde çok az yabancı var. Amsterdam gibi büyük şehirlerde ise bazen çoğunluk yabancı. Burada dünyanın her yerinden insanla yaşamaya alışkınız. 1960'lardan beri böyleydi. Nüfusun yüzde 89'unun yabancı olduğu zamanlar oldu. Buna alışkınız, buradaki pazarda karnabaharın İngilizcesini bilmiyorsanız çok az satarsınız, her pazarcı biraz İngilizce konuşur. Farklı ülkeden birçok insan sokaklarda dolaşıyor.

Güçlü bir karşı görüşe ihtiyaç var

Marianna Vorthooren Rotterdam yaşayan Hollandalı bir Müslüman. Mültecilerin gelişiyle birlikte başlayan süreçte 66 caminin organize edilmesiyle ortaya çıkan İslamofobiye Karşı Çağrı Merkezi'nin (SPIOR), kurucusu. Merkezleri Rotterdam'da bulunan merkez, İslamofobya'ya karşı Hollanda toplumunda bir duyarlılık oluşturmaya çalışıyor.

Hollanda'da İslamofobya ne zamandan beri bir sorun olarak hissediliyor?

Hollanda'da İslam'a karşı korkunun artmasında mültecilerin rolü büyük oldu. Bu, sadece Hollanda'nın değil Avrupa'da ciddi bir sorun. Biz de buna karşı örgütlendik. Bu bölgede yaşanan İslamofobik olaylar hakkında bir araştırma yapıyoruz. Kötü sözler söylenen insanlar, fiziksel saldırıya uğrayanlar başörtüsü zorla çıkarılan kadınlar, evleri kundaklananlar, camilere yapılan grafitiler gibi birçok olay var. Kamusal alandaki sözlü ve fiziksel saldırıların yanında istihdam piyasasında Arapça ya da Türkçe adı olanların ya da başörtüsü takan kadınların diğerlerine göre iş bulma imkanın daha az olduğunu gösteren araştırmalar var.

Tüm bu olaylarda Wilders'in etkisi, aşırı sağın güçlenmesinin etkisi var mı?


Wilders, İnsanlar için Özgürlük Partisi'nin kurucusu. Bu partinin odağı İslam ile savaşmak, kendileri de bunu söylüyor. Bu parti üyesi bir parlamenterin, “partim İslam ile savaşmak için kuruldu” dediğini duydum. İlginç olan şu, biri aynı şeyi ulusal radyoda Musevilik için söylese bu ülke olacakları kaldıramaz. Çifte standart var, bunun farkına varmalıyız. Wilders'in düşünceleri sadece Müslümanları hedef aldığı için yanlış değil, prensipte yanlış. Ayrıca davranışlarının anti-demokratik olduğunu düşünüyorum ki bence bu çok tehlikeli.

,

Yorum Yaz