Menü İcon

Hasan Kabze, Joseph Attamah ve Yaşar Kemal Uğurlu'dan büyük derbi

Hasan Kabze, Joseph Attamah ve Yaşar Kemal Uğurlu'dan büyük derbi

Geçtiğimiz yılın Haziran ayında Medipol Başakşehir ile sözleşme imzaladın. Transfer hikâyeni anlatır mısın?

-Geçen yıl Süper Lig'e yükselme şansımızı Alanyaspor karşısında penaltılarda kaybettik. Benim de o dönem Adana Demirspor ile kontratım bitmişti. Kulüp aramak menajerimin işi. Ben de saha içinde yaptığım işten sorumluyum. O zamana kadar basında haberler çıktı. Trabzonspor'a 5 yıllık imza attığım yazıldı. Gençlerbirliği, Bursaspor gibi takımların bana talip olduğu iddia edildi. Bunlardan birisi Başakşehir değildi açıkçası. Ben de Gana'ya gitmeden bu işi çözmek istiyordum. Menajerim bana, "Bir-iki hafta Türkiye'de kalman gerekebilir" dedi. Türkiye'de bekledim. Gençlerbirliği'nin bir teklifi vardı. Menajerim bir gün beni aradı ve "Uçak biletini alıyorum, İstanbul'a geliyorsun. Senin için İstanbul'da çok güzel bir kulüp buldum. Kendini evinde hissedebileceğin bir yer" dedi. Başakşehir ile görüştüm ve anlaştım. İlk başta kafamda yoktu ama sonra bana en ciddi şekilde yaklaşınca teklifi kabul ettim ve Başakşehir'e geldim.

Bu sezon U21 liginde bir maç forma giydin, ardından röportaj yaptığımız güne kadar 5 Süper Lig, 7 Türkiye Kupası, 1 de Avrupa Ligi maçında formanı terlettin. TFF 1. Lig'den sonra Süper Lig seviyesi seni zorluyor mu?

-Süper Lig'le TFF 1. Lig arasında çok fark var. Süper Lig'de her şey daha üst seviyede. Taktik çok ön plana çıkıyor. TFF 1. Lig'de açıkçası çok fazla taktik yok. Hakkını yemek istemem kimsenin. Hocalar orada da analiz yapıyor ve önem veriyor. Ama mesela benim burada gördüğüm fark şudur. Her hafta için farklı planlarımız var. Bunlar bize öğretiliyor. İyice kafamıza kazınıyor. İdmanlarımızı buna göre şekillendiriyoruz. Süper Lig ile TFF 1. Lig arasındaki farkı belirleyen bence bu taktiksel anlayış. Taktiksel anlayış Süper Lig'de çok daha fazla, TFF 1. Lig'de ise yok denecek kadar az.

Medipol Başakşehir tam anlamıyla oturmuş bir takım ve şampiyonluk yarışında rakiplerini kovalıyor. Takımın şu anki durumunu nasıl değerlendiriyorsun?

-Şunu söylemeliyim öncelikle. Başakşehir'e geldiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Zaten geçtiğimiz sezonu dördüncü sırada bitiren; Avrupa kupalarına gitmeye hak kazanmış bir takım vardı karşımda. Böyle bir takımın içine geldim. Burada bir aile gibiyiz. Bu ailede herkes birbirini çok seviyor. Hem iyi futbolcu hem de çok iyi insanlardan kurulu bir takımız. Hocalar da aynı şekilde. Hepsi çok iyi insan, iyi antrenör. Kulüp çalışanları da mükemmel. Burada herkes çok iyi. Ciddi anlamda bir aile ortamımız var. Herkesin kendine göre hedefleri var. Yaşamak istediği mutluluklar var. Futbol bittikten sonra geçmişe dönüp baktığınızda insanlara, "Ben bu sezon, bu takımda, bu kupayı kazandım, bu şampiyonlukları yaşadım" diyebiliyorsunuz. Ligin ilk yarısını birinci sırada bitirdik, şu an ikinci sıradayız. Arkadaşlarımın da benim de bir hayalimiz var. Bu hayali gerçeğe dönüştürmek için elimizden geleni yapacağız.

Medipol Başakşehir'in çok kaliteli bir oyuncu grubu var. Önemli yıldızlar var. En son Emanuel Adebayor eklendi kadronuza... Yıldız futbolculardan neler öğreniyorsun?

-Ben aslında iyi bir gözlemciyimdir. Takımımızda çok önemli isimler var. Bir çırpıda söylemek gerekirse Emre Belözoğlu, Adebayor, Mossoro, Doka, Visca gibi oyuncularla oynamak bir ayrıcalık. Hem oyunumu oynamaya çalışıyorum hem de her birinden bir şeyler öğrenmeye çalışıyorum ki futbolum gelişebilsin. Futbolum ancak bu şekilde gelişebilir. Çünkü halen genç bir oyuncuyum. Bu oyuncularla oynadığım için şanslıyım. Bana ancak hatalarım söylendiği zaman ben bunun üzerine koyabilirim ve daha iyi hale gelebilirim. Çok şanslıyım bu oyuncularla oynadığım için...

,

Yorum Yaz