Menü İcon

Hasan Kabze, Joseph Attamah ve Yaşar Kemal Uğurlu'dan büyük derbi

Hasan Kabze, Joseph Attamah ve Yaşar Kemal Uğurlu'dan büyük derbi

Güzel bir noktaya geldik. Altınordu Türk futbolunda altyapıya verdiği önemle ön plana çıkan bir kulüp. Tecrübeli bir oyuncu olarak hem Altınordu Kulübü ve Başkan Özkan'ın vizyon ve hedeflerini hem de kulübün genel durumunu değerlendirebilir misin?

-Evet, Altınordu Türkiye'ye gençler için örnek olacak tek kulüp bence. Çünkü imkânlarına bakıldığında başka hiçbir kulüp bu denli bir düzen içinde değil. Futbol eğitiminin dışında gençlerin gelişimi için birçok imkânı sağlayan, örneğin okul eğitimleri, İngilizce dersleri, satranç turnuvaları, judo dersleri, medya eğitimi, Altınordu tarihi dersleri, kendilerinin ekmiş olduğu meyve ve sebzelerin günlük kahvaltı ve yemeklerde kendileri tarafından toplanıp aşçı tarafından hazırlanması gibi birçok imkânların bulunduğu bir kulüp Altınordu. Ayrıca futbolla alâkalı en son teknolojilerin kullanıldığı, tüm imkânların sağlandığı bir kulüp. Altınordu'nun sahaları çoğu Süper Lig kulübümüzde hatta statlarımızda bile bulunmayan bir zemin kalitesine sahip. Bunların hepsi bir futbolcunun arayıp da bulamayacağı imkânlar ve hepsi de Altınordu kulübünde bir araya getirilmiş. Buradaki hedef Türk futboluna hem yüksek karakterli hem de kendini her anlamda geliştiren kaliteli futbolcular kazandırmak. Türkiye'de ilk kez Futbol Meslek Okulu'nu kurmuş bir kulüpten söz ediyoruz.

Altınordu üç sezondur TFF 1. Lig'de yer alıyor ve ligde kalıcı oldu. Takımın Spor Toto Süper Lig'e yükselebilmesi için yapmanız gerekenler neler sana göre?

-Şu an için oyuncu yapısına baktığımız zaman gerçekten çok yetenekli oyuncularımız var. Hem yetenekli hem ahlaklı, bir o kadar da saygılı genç futbolcu arkadaşlarımız var. Ayrıca uzun süredir bu kulüpte forma giyen Arif Morkaya, Sinan Osmanoglu, Yusuf Abdioğlu gibi tecrübeli oyuncular var. Ben de bildiğiniz gibi takıma yeni katıldım. Genç arkadaşlar hep aşama kaydetmek zorunda. Bunun da en önemli yollarından birisi çok çalışmak. Bu genç arkadaşlarımız daha tecrübeli ve kariyerli oyuncularla çalışmaya başladıklarında üstüne daha fazla koyabilir ve takımın performansı o zaman daha üst seviyeye çıkar diye düşünüyorum. Çünkü insanın kendisini geliştirebilmesi için sadece çalışması yetmiyor. Uygulamada yani antrenmanlarda tecrübeli ve kariyerli oyuncularla yaptıklarından gördüklerini uyguladıklarında idman kalitesi artıyor ve gelişimleri hızlanıyor. Çünkü her an bir şeyler öğreniyorlar... İşte bunların hepsi bir araya geldiği zaman Süper Lig biletini almak da kaçınılmaz olacak.

Altınordu'nun "İyi Birey, İyi Vatandaş, İyi Futbolcu" felsefesini kendince nasıl özetlersin?

-Ülkemizde futbolcu olmak isteyen çok yetenekli gençler var. Ama maalesef çoğu bu hedeflerine ulaşamıyor. Çünkü bazıları az çalışıyor, bazıları yanlış arkadaşlıkları seçiyor, bazıları yanlış hayat yollarına düşüyor. O yüzden bunların hiçbirine müsamaha gösterilmeyen bir kulüp felsefesi olduğunu düşünüyor ve görüyorum. Bu söylemin yanında "Çocuklarımız Geleceğimiz" mottosu var ki, o da çok önemli... Gelişim felsefesiz olmaz...

Altınordu'nun altyapısından son yıllarda Medipol Başakşehirli Cengiz Ünder ve Freiburg'lu Çağlar Söyüncü gibi A Millî Takım'a da genç yaşta yükselmeyi başarmış, umut vaat eden oyuncular çıktı. Genelde genç yaştaki oyunculardan oluşan bu takıma, yaşın ve tecrüben itibariyle ağabeylik yapacaksın gibi görünüyor. Kulüpte saha içi ve dışındaki rolünü anlatır mısın bize?

-Öncelikle bu oyuncular üzerinde Seyit Mehmet Özkan Başkanımız kadar hocamız Hüseyin Eroğlu ve ekibi ile tüm kulüp çalışanlarının çok büyük emekleri olduğunu düşünüyorum. Çünkü Türkiye'de yabancı futbolcu olmadan da başarılı olunabileceğinin ilk ve tek örneğini gösterdiler. Bunca yıldır elde etmiş oldukları başarılar ve şampiyonluklarla bütün Türkiye'ye bunu da kanıtlamış oldular. Takım arkadaşlarım gerçekten çok yetenekli gençlerden ve çok iyi niyetli bir gruptan oluşuyor. Futbolcu kardeşlerimin hepsi bana karşı çok saygılı. Ben de elimden geldiğince hem saha içinde hem saha dışında onlara tecrübelerimi aktarmaya çalışıyorum. Yeri geliyor bireysel olarak konuşuyorum. Yeri geldiğinde hep birlikteyken yaşamış olduğum gerçekleri anlatarak onlara birikimlerimi aktarıyorum. Gerçekten hepsiyle çok iyi bir iletişimimim var. Zamanla birbirimizi tanıdıkça bu iletişimi daha da iyi bir noktaya getireceğiz.

,

Yorum Yaz