Menü İcon

Hasan Kabze, Joseph Attamah ve Yaşar Kemal Uğurlu'dan büyük derbi

Hasan Kabze, Joseph Attamah ve Yaşar Kemal Uğurlu'dan büyük derbi

Bir hakem için şöhret sahibi olmak, saha içinde lider pozisyonda bulunmak ya da adaleti sağlamak gibi birçok motivasyon faktörü var. Bu faktörlerden hangilerini kendinize yakın hissediyorsunuz?

-Bence buradaki doğru mantık şöyle olmalı; iyi bir lider adaletli olursa zaten şöhret arkasından gelir. Bu yüzden her zaman liderlik benim birinci sıramda.

6 Şubat 2004 tarihinde PAF Ligi'nde MKE Ankaragücü-Beşiktaş maçına ikinci yardımcı hakem olarak çıkıyorsunuz. O maçı hatırlıyor musunuz?

-Hatırlamaz olur muyum? Babam karşımdaki tribünde, üniversite arkadaşlarımdan birçoğu onun yanında... Gelmelerinin ilk sebebi, okulum Beşevler'de, saha Tandoğan'da, yani yürüyerek 10 dakika. Ama orada olmalarının en önemli sebebi ilk ciddi sınavımda benimle eğlenmekti (gülüyor). Babamla beraber arkadaşlarım maçı izlerken çok dalga geçmişlerdi. Ama saha içinden hatırladığım tek şey seremonide babamı görmemdi. Kendimi rahat hissediyordum. Hakem Neşet Merdin abiydi. Hatta yıllar sonra Süper Lig'e çıktığımda bana defalarca yardımcı hakemlik de yapmıştı.

Süper Lig'de hakemlik görevini ilk kez 29 Ağustos 2015'te Mersin İdman Yurdu-Kayserispor maçında yapabiliyorsunuz. 2002'de hakemliğe başladıktan 13 yıl sonra buraya yükseliyorsunuz. Oldukça uzun bir süre değil mi?

-Son dönemlerde kategoriler arası yükselme hızlandı ve aradaki birkaç klasman kaldırıldı. Benim başladığım dönemde önce yardımcı hakemlik, daha sonra hakem ve yardımcı hakemliği aynı anda yapıyordunuz ve en sonunda da hakem oluyordunuz. Sonrasında da klasmanları geçmeniz gerekiyordu. Şimdi ben de bu kadar anlattım, sanki bir şeyi savunuyormuşum gibi ama şunu ben okusam "Güvenmemişler de maç vermemişler" derdim (gülüyor). Şaka bir yana bu durumuma binlerce kere şükür ediyorum çünkü on binlerce hakem kardeşim başlıyor ve yüzde 99'u bırakıyor ya da Süper Lig kadrosunu göremeden hakemlikleri bitiyor. Onun için gerçekten çok şükür ki 13 yıl sonra olsa bile Süper Lig'de düdük çalabildim ve hâlâ da çalmaya devam ediyorum. Umarım alt klasmandaki dostlarım ve kardeşlerim de bu tadı yaşar. Bunu canı gönülden istiyorum. Ayrıca böyle bir soru soruyorsunuz ama ben 2012'de Süper Lig kadrosuna çıktım ve beş yıldır TamSaha ekibini bekliyorum (gülüyor). Yani hayallerim gerçekleşiyor ama biraz vakit alıyor.

Birçok ligde hakemlik yaptınız. Süper Lig'in diğer liglerle farkını anlatır mısınız?

-Değişen o kadar çok şey var ki anlatmakla bitmez. Hız ve kalite gibi... Ama bence en önemlisi ağır gösterimli kameralar, piero çizimleri, santimetreler ve sayısız kamera açısı (gülüyor).

Röportaj yaptığımız güne kadar 310 karşılaşmada görev aldınız. En unutamadığınız anları bizimle paylaşır mısınız?

-O kadar çok düşündüm ki, bu anıları sansürleyip anlatmak lâzım. O zaman da esprisi ortadan kalkıyor. Ya takımlar ya da hakem arkadaşlarımdan dolayı bazı yerleri kesmem gerekiyor. Onun için belki ileride anlatayım diyelim. Ama şöyle bir şey anlatabilirim. Benim bazı totemlerim vardır yıllardır değiştirmediğim ufak tefek uğurlar. Bunların en önemlisi mavi forma giymiyorum. Şartları sonuna kadar zorlarım gerekirse. Ama o formayı kendi hakem olduğum müsabakada giymek istemem. Geçen senelerde, dördüncü hakem arkadaşım sabah eşgüdüm toplantısından sonra otele geldiğinde bizim için en uygun formanın mavi olacağını söyledi. Ben tabiî ki giymek istemedim. Ama yardımcı hakem arkadaşımla beraber bu fobiyi yenmem gerektiğinde ısrar ettiler. Uzun uğraşlardan sonra mavi formayı giymeye ikna edildim ve o maçta yapmamam gereken bir hata yaptım. Belki dışardan saçma gelecek ama o forma benim için bitti. Artık maçlara bile götürmüyorum (gülüyor).

Profesyonel hakemlikle birlikte hakemlerimiz ciddi bir kazanca kavuştu ve dünyanın en iyi otoritelerinden de dersler alıyor. Ancak özellikle son dönemde çok ciddi tartışmaların içinde hakem dünyası. Bunun sebebi nedir?

-Her şeyden önce ortada bir eleştiri varsa, bizler kendi üzerimize düşeni alıyoruz. Evet, en iyilerden eğitimler alıyoruz, imkânlarımız federasyonumuz sayesine gerçekten çok iyi. Ama ne olursa olsun belirli bir kesim hakem konuşmayı çok seviyor. Ve bu hakem konuşmayı çok seven kesim şunu da biliyor, karşında bir nevi kum torbası var. Ne derse desin bir daha geliyor. Yani x bir kulüp için bir şey derse milyonlarca taraftar karşı çıkabiliyor ama hakemin sevenleri kendi içlerinde üzülüyor. Çünkü hakemin taraftarı yok. Yani ben kendi adıma özeleştiri yapmakla beraber hakem konuşmanın moda haline geldiğine de inanıyorum.

Futbol iklimimizdeki baskı ortamı şu sıralar hiç olmadığı kadar fazla. Baskıyla mücadele edebilmek için özel çalışmalarınız var mı?

-Federasyonumuzun bizimle çalışmasını sağlamış olduğu Sayın Rıdvan Ekmekçi'nin destekleri çok önemli. Ayrıca kendi adıma etrafına negatif enerji veren her şeyden ve herkesten uzak duruyorum.

Her şeye rağmen Türk hakemliği, özellikle Cüneyt Çakır ve ekibi sayesinde dünyada söz sahibi. Cüneyt Hoca birçok şeyi başardı ve çıtayı çok yukarı koydu. Sizin hedeflerinizi öğrenebilir miyiz? Kendinizi en çok nerede görmek isterdiniz?

-On binlerce genç hakemin hayalidir Cüneyt Çakır. Kimsenin başaramadığını yaptı ve belki kimse de onun başardıklarına ulaşamayacak. Hayranlıkla izlenip takip edilmesi gereken bir azim ve çalışkanlık. Kendi adıma hedefim tabiî ki bu işe gönül vermiş herkes gibi FIFA hakemi olmak. Şöyle söyleyeyim, 2004 yılının Mayıs ayında, üniversite mezuniyet yıllığımda bunu da belirtmiştim ki daha o zaman amatör ligde görev yapan bir hakemdim.

Evli olduğunuzu biliyoruz. Ne zamandır evlisiniz?

-2012'den beri evliyim. Bir tane dünyalar güzeli kızım var (gülüyor). Eşim Özlem Hanım özel bir bankada müdür yardımcısı. İşinde çok başarılı ve azimlidir. Çevremiz tarafından çok sevilen birisidir. Futboldan çok iyi anlar. Hatta bazen maçlarımdan sonra pozisyon analizi yapar. Evleneli 5 sene oldu, Allah razı olsun eşim hakemlik hayatımdaki yoğun tempoyla ilgili hiçbir zaman sorun çıkarmadı. Bilakis hep destekledi. Kendi işi yoğun olmasına ve benim evle ilgili şeylere vakit ayıramama rağmen bir kere olsun lâf etmeyerek verdiğim her doğru karara etkisini gösterdi (gülüyor). Kızım Deren ise Eylül 2013 doğumlu ve baba kız birbirimize aşığız (gülüyor). Hatta o derece ki, o benim futbol düşkünü olduğum için evde top oynuyor sonra bana da "Bebeklerimle oynayacağız" diye ültimatom veriyor. Yani ikimizin de gönlü oluyor.

Boş zamanlarınızda neler yaparsınız? Hobileriniz neler?

-Boş zamanlarım kızıma ait. İkimiz de genelde birbirimizi bırakmıyoruz. Onun dışında tavla oynamayı severim. Çok iddialıyımdır ve kolay kolay da yenilmem. Ayrıca eşimle Euroleague izlemeye bayılırız. Tam bir basketbol hastasıyız. Futbol o kadar hayatımız merkezinde bulunmasına rağmen eğer Euroleague'de maç varsa kesinle önceliğimiz basketbol olur.

Bizim unuttuğumuz, sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı?

-Öncelikle anneme ve babama teşekkür etmek istiyorum. Çünkü bu benim ilk söyleşim ve bunu okumalarını istiyorum. Toprak sahalardan çim sahalara olan yolculuğumun en başından bugüne kadar gerek psikolojik destek olsun gerek maddi destek olsun hatta hiçbir şey yapmasalardı bile yanımda durdukları için çok teşekkür ederim. Allah onları başımdan eksik etmesin. Ayrıca şimdiye kadar desteğini esirgememiş tüm hakem büyüklerime sonsuz güvenleri için teşekkür ederim. Bu camiaya adım attığımda hiçbir hakem tanımıyordum ama şimdi 20 yaşından 80 yaşına kadar olan bir hakem ailem var ve ben iyi ki onların içindeyim. Onları çok seviyorum.

,

Yorum Yaz