Menü İcon

Haldun Dormen: ''Ne hayatımda ne sahnede abartıya yer yok''

Tiyatronun vazgeçilmezini seyircilerle burun buruna olarak duygularını aktarmak olarak tanımlayan Haldun Dormen, yıllardır sahnelerin duayeni oldu. Haldun Dormen, ''Türkiye manevi olarak tiyatroda çok ileride ama teknik olarak eksik.'' diyerek yakındı.

Röportaj Gazetesi

Haldun Dormen: ''Ne hayatımda ne sahnede abartıya yer yok''

Tiyatrocu olmaya karar vermek

Ben tiyatrocu olmaya karar vermedim, tiyatrocu doğdum. Çocukluğumdan beri hep bu işin içinde olmak istedim. Çok küçükken babam Almanya’dan bana bir kukla tiyatrosu getirmişti. Ben de oyunlar yazar, arkadaşlarımı toplar o kuklaları oynatırdım. İçimde hep tiyatro vardı.

Tiyatroyu vazgeçilmez kılan

Halkla olan ilişkisi, seyirciyle burun buruna olup duyguları aktarabilmek ve bunu en iyi şekilde yapabilmek.

Sahnede unutulmaz bir an

‘Bit Yeniği’ni turnede oynarken, Altan Erbulak’ın lafını bekliyordum sahneye girmek için. Bir baktım, Altan oyunla ilgisi olmayan bir şeyler söylemeye başladı. Kafamı uzattım bir kadınla konuşuyor. Meğer bu kişi üç hafta evvelden bilet almış ve Adapazarı’ndan İstanbul’a oyunu izlemek için gelmiş. Fakat o kadar doluymuş ki tiyatro, yerine başka biri oturmuş. O da sinirlenmiş almış sandalyesini sahneye çıkıp oturmuş. Altan da, “Hoş geldiniz ama bu oyunun ikinci perdesi randevu evinde geçecek” diyerek kadıncağızı aşağı inmeye ikna etmeye çalışıyordu.

İzleyici koltuğunda oturmak

Oyunculukta en çok dikkat ettiğim şey, hiçbir şeyi abartmadan oynamak, duyguları abartmadan dile getirmek. Özellikle komedi oynarken. Komik olmadan komedi oynayabilmeliler. Benim için ne hayatta ne sahnede abartı yok, tahammülüm de yok. Abartılı şeyleri seyretmem.

Canlandırılan ilk rol

İlk kez sahneye Robert Kolej’de, sonra da Amerika’da çıktım. Başlarda İngilizce oynayacak olmak telaşlandırdı beni ama birkaç egzersiz sonra rahatlamıştım. Türkiye’de ise ilk oyunum ‘Cinayet’ti. Muhsin Ertuğrul sahnesinde ailem, eski sınıf arkadaşlarım beni ilk defa seyredeceklerdi, çok heyecanlanmıştım. Genç bir polis memurunu canlandırmıştım, aslında bana çok uygun bir rol değildi ama elimden geldiği kadar yapmaya çalışmıştım.

Günümüzde tiyatronun yeri

Tiyatroya hiçbir şey olmaz ve her zaman var olur. Gözden göze, kalpten kalbe hitap ettiği için de üç bin yıldır yaşıyor. Amerika’da televizyon çıktığı zaman tiyatro bitti dediler ama aksine her zamankinden daha güçlü oldu. Elbette ilk başta biraz sarsıldı ama bugün 250 alternatif tiyatro var. Ben de elimden geldiği kadar tiyatroya gidiyorum. Özellikle de alternatif tiyatrolarda hem yönetmen hem de yazar yetiştiriyorlar. O yüzden onlara çok büyük saygım ve sevgim var.

Tiyatro adına değişmesi gereken

Bir tek şey var; oyuncular, yönetmenler, tasarımcılar çok çok iyi ama daha çok sahne yapılması lazım. Bu sahnelerin de alt yapılarının daha iyi olması lazım. Keşke tiyatro mimarlarına sorulsa, ses, akustik, dekor doğru olmayabiliyor. Türkiye manevi olarak tiyatroda çok ileride ama teknik olarak eksik.

Söyleşi: Ece Üremez

,

Yorum Yaz