Menü İcon

Gülşen: Bebeğimi parayla değil emzirerek mutlu edebilirim!

Gülşen: Bebeğimi parayla değil emzirerek mutlu edebilirim!

“Hamilelikte kaç kilo aldınız? Doğum sonrası kiloları nasıl verdiniz?” sorularının cevapları hep çok merak edilir. Sizi hep formda gördüğümüz için beslenme düzeniniz hakkında da bilgi alalım mı?
İnsanlar sadece şuna takmış durumda; doğumdan sonra kilolarını ne kadar hızlı verdi! Yani madalyonun arka yüzünde neler olabileceğini iyi niyetli bir yaklaşımla tahmin etmektense, hemen yaftayı yapıştırma durumu var. “Hangi diyeti yaptı, nasıl zayıfladı?” bu sorularla hep karşılaşıyorum. “Kesin diyet yapıyordur, aç kalıyordur, yoksa nasıl çıktı sahneye” dediler. Gerçekten 25. gün ben doğurmamış gibiydim. Hayatım boyunca spor yapan biriydim. 51 kiloda hamile kaldım ve 20 kilo aldım. Yarısı doğumla gitti, diğer yarısını da 15-20 günde verdim. Çünkü inanılmaz bir süt üretimi oldu. Bir defa zayıflamak istiyorsa bir anne doğumdan sonra emzirecek. Bebeğe de gece gündüz ben baktığım için ister istemez büyük bir enerji tüketimi oluyor
Zannedilenin aksine de hiçbir şekilde aç kalıp diyet yapmadım. Sütün besin değerini arttıracak herşeyi yedim ve içtim, hala da buna devam ediyorum. Hiç bir şekilde kiloma takmadım. Belki bu bile incelmemde önemli bir rol oynamış olabilir. Bol su, balık, ceviz, meyve, hurma, rezen, başta olmak üzere tatlı ve karbonhidrat da bol miktarda tüketiyorum. Zaten vücut sana söylüyo neye ihtiyacı olduğunu. Bugünlerde tahinli helvaya taktım mesela, napiyim canım istiyo.:))) ve yaş pasta delisiyim ahahah

BEBEĞİMİ PARAYLA DEĞİL, EMZİREREK MUTLU EDEBİLİRİM


Azur Benan’dan ve tüm yaşadıklarınızdan bahsederken ses tonunuz bile değişiyor. Aranızdaki bağı tahmin etmek güç değil, ama yine de sizden dinlemek isterim.
Çünkü gerçekten çok duygusal bir durum bu. Mesela Azur Benan çok uyuyan bir bebek değil. Onun her uyanık olduğu an yanında olmak istiyorum ve hiçbir anını kaçırmak istemiyorum. Çok önemli bir işim olduğunda, dışarıda olduğum zaman o kadar içten diliyorum ki; “Allah’ım ne olur, çok derin çok güzel bir uyku çeksin ve ben gelene kadar uyanmamış olsun”. Çünkü uyandığı anda beni görmesini istiyorum. Ve öyle zamanlarda aklımın da onda kaldığını biliyorum. Her seferinde çok az uyuyan çocuk, böyle zamanlarda beni uyuyarak bekliyor. Ben geldiğimde uyanıyor ve gülücüklerle karşılıyor beni. Ben ne kadar onun mutluluğunu huzurunu düşünüyorsam, o da benim mutluluğumu huzurumu düşünürcesine davranıyor, hissediyor çünkü.
Onunla olan tüm ilişkimde göz göze temas kurmak, ondan gelen sinyalleri doğru değerlendirmek, tamamen dünyasının içine girebilmek, ne istediğini ve neden mutlu olduğunu anlayabilmek benim için çok önemli. Bunun için gerçekten doğru ve kaliteli zaman geçirmeye çalışıyorum.
Dünyaya bir çocuk getiriliyorsa, onun huzurunu mutluluğu sağlayacak çok fazla şey yok. Bir tane haber çıktı mesela; bir milyon dolarlık hesap açtırdı diye! Onun dünyasında böyle şeylere yer yok oysa Kİ. Sadece onun yanında olarak, ne istediğini anlayarak, onu emzirerek, gözlerinin içine bakarak, koynumda saklayarak mutluluğunu sağlayabilirim. Paranın tek satın alamayacağı şey bu zamanları çünkü.

,

Yorum Yaz