Menü İcon

Fikri Işık röportajında yerli otomobil projesiyle ilgili açıklamalar yaptı

Sultan II. Abdülhamit’in girişimleriyle başlayan yerli otomobilinin trajik sonuyla günümüze kadar ertelenmişti.

Röportaj Gazetesi

Fikri Işık röportajında yerli otomobil projesiyle ilgili açıklamalar yaptı

Geçtiğimiz aylarda Saab’a ait platformların fikri mülkiyet haklarını TÜBİTAK’ın aldığını duyurarak yeni bir yerli otomobil projesine start veren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, bize hem projeyi ve en yeni bilgileri anlattı hem de bu sayfalarda göreceğiniz, lansman sonrası ilk detaylı fotoğrafları paylaştı.

Yerli otomobil projesinde Saab markasının ilişkisi nedir?

Projenin en önemli aşamalarından biri proje geliştirmekti. Bu konuda kendini ispatlamış birmarkanın başarılı bir platformunu satın alıp geliştirmek bunun yollarından biriydi. Sıfırdan başlamak ise minimum beş yıllık bir zaman ve 1 milyar dolarlık bir maliyeti doğuracaktı. Üstelik Saab’ın know how ve kribilitesine ulaşırmıydık, o da belli olmayacaktı. Yerli otomobil konusunda dört hususuönemsedik: birincisi, markanın Türk markası olması; ikincisi, bütün fikri mülkiyet haklarının Türkiye’yeait olması; üçüncüsü, teknolojinin TÜBİTAK’ın liderliğinde ve uluslar arası iş birliğine açık olarak geliştirilmesi. Dördüncüsü ise otomobilin üretimindeki parçaların yüzde 85’inin Türkiye’de üretilmesi. Koşullarımıza uygun olduğundan Saab 9-3’ün fikri mülkiyet haklarını satın aldık. Bu; platformdaki seda, wagon, convertible ve XUW şeklindeki dört modelin tüm fikri mülkiyet haklarını ve sertifikasyonlarını kapsıyor.

Böylece güçlü bir marka transferini çok kısa bir sürede sağladınız. Ya sonrası?

Elektrikli otomobilde gelecek çok hızlı şekillenecek. Türkiye bu ala girmeseydi belki bir otuz kırk yıl beklemek sorunda kalabilirdi. Saab’ın fikri mülkiyet haklarını satın alarak kazandığımız zaman sayesinde teknoloji ve tasarım üzerinde daha çok çalışma şansı elde ettik. Ayrıca motor konusunu elektrikli otomobiller üreten Tesla ile de görüştük, ama bu ‘Gelin Türkiye’de beraber üretelim’ gibi bir bağlamda bir görüşme değildi. Bizim amacımız bu teknolojiyi Türkiye’de geliştirmek. Geliştirilecek batarya, elektrikli motor teknolojisi ya da yazılım ya da donanımlar sadece otomobilde kullanılmıyor.Dolayısıyla pek çok teknoloji, diğer alanlarda da kullanılabilecek bir unsur olarak ele alınıyor. Projeye bu açıdan bakarak yerli otomobile dönersek, sonrası için yapmamız gereken şunlar: TÜBİTAK ve Türkiye’nin sahip olduğu teknolojiyle bu aracı geliştirmek gerekiyor: Batarya teknolojisi, elektrikli motor ve sensor teknolojisi, tüm yazılımlar ve diğer donanımlar gibi teknolojilerin birleştirilmesiyle ilk otomobilimiz, menzili arttırılmış elektrikli bir araç olarak piyasaya çıkacak.

Tasarım konusunda ne aşamadasınız?

Tasarım konusu ikinci planda. Birinci hedefimiz; öncelikle bir teknolojiyi geliştirerek bualandaki en iyilerden biri olarak öne çıkmak. İkincisi, iddialı bir tasarımla pazara çıkmak. Üçüncüsü;ekonomik bir araba üretebilmek. Türkiye’nin bunu yapacak alt yapısı olduğundan artık yerli üretime odaklanacağız. Üretimde özel sektörün, yani bir babayiğidin olduğu bir modeli önemsiyoruz. Fikri mülkiyet hakkı bizde olan dört kasa modelini çeşitlendirmek, biraz da babayiğitle birlikte verilecek kararlarla olacak. Şu an üzerinde çalışılan tasarımlar var ama 9-3,2ten çok daha güzeldi ve bunu çok daha geliştireceğiz. Yeni ve yerli bir marka olarak piyasaya giriyorsak iddialı girmemiz lazım.

Motor konusundaki çalışmalarınız nelerdir?

Bizim motor kurgumuz 15,17 kWh’lik bir batarya ve ona kapasite sağlayacak bir jeneratörsistemi. Sonuçta bizim içten yanmalı motorumuz sadece jeneratör görevi görecek. Motoru şu anda önceliklendirmesek de üç yıl içerisinde Türkiye’de üretmeyi planlıyoruz. Bunları sadece yerli araba için değil bütün Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu motorların geliştirilmesi için kullanacağız.

Yerli otomobil projesi, otomobilin de önüne geçen bir kapsama doğru evriliyor gibi…

Yerli otomobil projesi dediğimiz şey sadece yerli bir otomobil üretme projesi değil. Örneğin geliştirdiğimiz bataryayı bir firmaya lisansyalıp ‘’Bunu sen üret ve bütün dünyaya pazarla.’’ diyeceğiz.Zaten TÜBİTAK’ın asıl hedefide bu teknolojiyi geliştirip ticaretleşmesine imkan tanımak şu anda bunu yapıyoruz. Belki beş-on yıl sonra çatılar güneş panelleriyle kaplı olacak ve pek çok ev kendi enerjini bataryada depolama imkanına kavuşacak. Hele hele batarya teknolojileri ucuzladıkça depolama imkanları artacak. Dolayısıyla bu teknolojilerle Türkiye var olmak durumunda. Bu nedenle biz projenin tamamını bir teknoloji geliştirme projesi olarak görüyoruz, TÜBİTAK Ar-Ge boyutunda her zaman yer alacak. İşin mühendislik boyutunun bir kısmını ve üretim boyutunu babayiğit üstlenecek. Çünkü Türkiye’nin bir marka oluşturup dünya pazarına açılmasını ve Türk otomotiv sektörünün de bir tedarikçi konumundan üretici ve stratejik ortak konumuna yükselmesini hedefliyoruz.

Söyleşi: Serdar Öztürk

Fikri Işık röportajında yerli otomobil projesiyle ilgili açıklamalar yaptı, Fikri Işık röportajında yerli otomobil projesiyle ilgili açıklamalar yaptı

Yorum Yaz