Menü İcon

Salih Uçan: Roma'da Yalnız Bir Türk

O röportajda bize “Tek hayalim bir gün Avrupa’da oynamak” diyen 16 yaşındaki çocuk, bugün 20 yaşında; Roma Olimpiyat Stadı’nda, AS Roma ve eski takımı Fenerbahçe arasında oynanan hazırlık maçı için sahada. Statta sarı-lacivert çubuklularıyla yaklaşık 50...

Röportaj Gazetesi

Salih Uçan: Roma'da Yalnız Bir Türk

O röportajda bize “Tek hayalim bir gün Avrupa’da oynamak” diyen 16 yaşındaki çocuk, bugün 20 yaşında; Roma Olimpiyat Stadı’nda, AS Roma ve eski takımı Fenerbahçe arasında oynanan hazırlık maçı için sahada. Statta sarı-lacivert çubuklularıyla yaklaşık 50 kişilik Fenerbahçe taraftarının da ilgi odağı. Maçın 68’inci dakikasında Totti’nin yerine oyuna girdiğinde Romalılarla birlikte onlar da Salih için tezahürat yapıp alkışlıyorlar. Maçın son dakikalarına doğru meşaleler yanıyor, sesler tek bir ağızdan çıkar gibi yükseliyor ve Salih oyuna girmeden önce Fenerbahçe lehine 3-1 olan skor, 3-3’le kapanıyor.

Maçtan önce basın tribününü bulmak için “Stampa! Stampa!” diyerek, yaklaşık bir kilometre koşturduğumuzdan inceleyemediğimiz Romalı taraftarların üçünden birinin sırtında Totti forması var. Bosnalı Pjanic, artık 37 yaşına gelen Totti’yle bu sezon rotasyonda kullanılıyor. Bosna Hersek Milli Takımı’nın 2014 Dünya Kupası kampında bize kendisi için transfer görüşmeleri yapıldığını, acele etmek istemediğini ama Premier Lig’e gidebileceğini söyleyen Pjanic’in de yakında AS Roma’daki misyonunu tamamlayacağını düşünürsek 48 numaralı Salih Uçan formaları en geç önümüzdeki sezonun sonuna doğru Roma sokaklarında dolaşmaya başlayabilir. Romalı taraftarlara onun hakkında ne bildiklerini sorduğumuzda elleriyle tarif ederek “Biliyorum, kıvırcık saçlı futbolcu” dedikleri Salih’i o zaman herkes çok daha iyi tanıyacak.

FourFourTwo ekibi için maçtan sonraki gün, büyük gün! 2009 yılında İzmir Buca’da, üzerinde lise forması varken tanıştığımız Salih, AS Roma’nın tesislerinde bizi bekliyor… O günden sonra Buca Genç Akademi Tesisleri’nde, milli takım kamplarında, Fenerbahçe Topuk Yaylası Kamp Merkezi’nde onunla defalarca görüştük ama bu seferki başka. Röportaj boyunca kulübün basın danışmanı Simone Di Segni, menajeri Ömer Uzun ve Roma’da onu hiç yalnız bırakmayan tercümanı Murat yanımızdan ayrılmıyor. Türkiye’deki hiçbir kulübün basın odasına benzemeyen bir odadayız ve sürekli bir şeye ihtiyacımız olup olmadığı soruluyor. Değişmeyen tek şey Salih. Bizi yine yanaklarımızdan öpüyor, sorularımıza uzun cevap veriyor, kendisi de sorular soruyor ve hareketsiz duramıyor…

Roma’ya transfer olacağını öğrendiğin anda ne yaptın? Kulüple ilgili, Roma’yla ilgili neleri araştırdın?

Çizmeyi biliyordum! İtalya deyince aklıma ilk gelen şey oydu. Bir de gelmeden önce Emre Belözoğlu’nun başını çok ağrıttım. Her konuda ondan tavsiye almaya çalıştım. Bana “Onlardan biri gibi ol, onlardan biri gibi yaşa; onları iyi izle, neler yaptıklarına bak ve yap” dedi.

İtalyanlarla ilgili neler düşünüyorsun? Türkleri Avrupa’da en çok İspanyollara ve İtalyanlara benzetirler. Sence de öyle mi?

Çok sıcakkanlılar. Beni İtalyan sanıyorlar, ne dediklerini anlamadığımı görünce biraz şaşırıp yine İtalyanca konuşmaya devam ediyorlar! Yardımcı olmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Hepsini çok sevdim. Sokakta benimle fotoğraf çektirmek istediklerinde çok yaklaşmıyorlar, uzun uzun rica ediyorlar. Roma taraftarları da takımına çok bağlı, Türkiye’deki koyu taraftarlardan hiçbir farkları yok.

Seni hemen tanıdılar mı?

Evet, saçlarım sağ olsun!

Kulübe geldiğinde sorduğun ilk sorular ne olmuştu? Hangi futbolcularla iyi anlaşıyorsun?

Yurt dışında oynamayı hep merak ederdim. Avrupa’ya gençken transfer olan nadir futbolculardan biri oldum. Heyecanlıydım, ilk antrenmanımı bekliyordum. Takım arkadaşlarımı gördüm, Totti’yi gördüm. En çok onu merak ediyordum. Nasıl biri, nasıl görünüyor, bana nasıl davranacak… İlk antrenmandan önce tanıştım, hepsi çok eğlenceli, güler yüzlü insanlar. Pjanic ve Urby Emanuelson’la aram çok iyi.

Sana neler soruyorlar?

Hepsi İstanbul’u biliyor. Çoğu gitmiş, beğenmiş. Türk kızlarını soruyorlar en çok, güzel olup olmadığınızı soruyorlar! Türk yemeklerini soruyorlar bir de. Mesela bizim ikinci kaleci benden baklava istedi. Fenerbahçe’yle oynayacağımız hazırlık maçından önce Alper Potuk’u aradım. O da gelirken yanında kocaman bir tepsi baklava getirdi. Aziz Yıldırım onu kucağında baklava tepsisiyle görünce kızmış. O da “Salih’e götürüyorum” demiş. Başkan maçtan önce yanıma gelip “Bu ne oğlum? Burada aklına baklava mı geliyor? Yapma böyle şeyler!” dedi.

Totti’den neler öğrenmek istiyorsun?

Beni gözlemlemesini isteyeceğim. 20 yıldan fazla zamandır burada, ben de iki sene burada kalacağım. İki sene sonunda Roma’ya 11 milyon euro ödettirmek istiyorum. Maçlarda daha hızlı mı oynamalıyım, nerelere koşu yapmalıyım… Hepsini soracağım daha.

Daha Bucaspor’dan ayrılmadan yurt dışından transfer teklifleri almaya başlamıştın. O zaman neden gitmedin?

Bucaspor’da oynarken beni Rubin Kazan istemişti. Scout’ları beni izlemek için milli maçlarımızdan birine gelmişti. Maçtan sonra Tomas yanıma gelip, “Sen nasıl istiyorsan öyle olacak” demişti. “İstersen bizimle anlaştıktan sonra Bucaspor’da bir sene daha devam et, istersen hemen gel” demişti. Sonra Eskişehirspor istemişti, Ersun Yanal hocaydı, Trabzonspor ve Fenerbahçe istemişti. Bütün teklifler geldiğinde fikrimi sordular ve ben çok net bir şekilde “Fenerbahçe’yi istiyorum dedim. O zaman Fenerbahçe’de hemen yapamam, Eskişehir’e gideyim diyebilirdim, doğrudan yurt dışına çıkmak için Rubin Kazan’da diretebilirdim, yapmadım.

Neden?

Aykut Kocaman’a güvendim, inandım.  O da hiçbir zaman beni zor durumda bırakmadı

Söyleşi: Hilal Gülyurt

Fenerbahçe'nin Romaya Kiraladığı Oyuncusu Salih Uçan Röportajı,

Yorum Yaz