Menü İcon

İlhan Kesici: Bizde Tek Adam Geleneği Yoktur

Eski ANAP ve CHP milletvekili İlhan Kesici Hürriyet'ten Ahmet Hakan'a konuştu: Bizde ise daha ziyade en az "iki adam"lı yapıyla, hatta genellikle bir de "üçüncü adam"lı yapıyla durum dengelenir.

Röportaj Gazetesi

İlhan Kesici: Bizde Tek Adam Geleneği Yoktur

Bizim devlet geleneğimizde tek adamlık uygulaması var mıdır?

Yoktur. Batılı demokrasiler bu işi, sistem ve kurumlar ile dengelemiştir. Elbette doğrusu da böyledir. Bizde ise daha ziyade en az "iki adam"lı yapıyla, hatta genellikle bir de "üçüncü adam"lı yapıyla durum dengelenir. Tabii bu durum, bizim sistem ve "kurumlardan" çok "adamlara" önem veriyor olmamız gibi bir durumu da gösterir. Ama durum budur.

Bizim tarihimize baktığımızda... Padişahlık var, tek adamlıklar var, lider sultaları var. Nasıl olur da "Bizde tek adamlık yoktur ve olmamıştır" diyorsunuz?

Tarihimize şöyle bir bakarsak ve örnekler üzerinden gidersek... Padişahlık döneminde bile mutlak gücün padişahta olmadığını görürüz. Dengeleyici unsurlar vardır. Cumhuriyet döneminde de böyledir.

AK Parti döneminde durum nasıldır?

AK Parti'nin ilk çıkışında "dörtlü bir yapı" vardı. Ancak bu yapı, zaman içinde bozuldu. Şu anda öyle görünüyor ki... Sayın Cumhurbaşkanımız denge falan istemiyor. Zaten AK Parti içinde denge oluşturan isimlerin tümü artık tamamen pasif konumda.

Böylece bizim geleneğimizde olmayan yeni bir durum mu ortaya çıkmış oldu?

Bugün bir tek Erdoğan var. Bu bizim devlet geleneğimize uymaz. Bu yürümez. Gelenekte yok, gelecekte de olmamalı. Ne kadar kudretli olursa olsun bunu yürütemez. Bu patlar. En diktatör komünist rejimlere bile uymaz. Düşünün: Lenin var ama Lenin'in yanında Stalin var, Troçki var.

İlhan Kesici'ye göre bizim tarihimizin hiçbir döneminde tek adamlık yok. İlhan Kesici bu konuda dünden bugüne örnekler veriyor. İşte o örnekler:

PADİŞAHLIK DÖNEMİ: Padişahların en mutlak güç olduğu zamanlarda bile onları dengeleyecek veziriazamlar, şeyhülislamlar vardır. Fatih Sultan Muhammet Han zamanında mesela Molla Gürani vardır, Akşemsettin vardır. Yavuz Sultan Selim zamanında mesela Zembilli Ali Efendi vardır.

Fetva istiyor Yavuz, Zembilli vermiyor.

İTTİHATÇILAR DÖNEMİ: Bir ara dönem olan İttihatçılık döneminde Enver Paşa vardır ama tek adam değildir. Aynı zamanda Talat Paşa vardır, Cemal Paşa vardır.

CUMHURİYET DÖNEMİ: Cumhuriyet'in kuruluşunda tek adam Atatürk vardır ama hemen yanında İsmet Paşa vardır... Bir üçüncü adam olarak Mareşal Fevzi Çakmak Paşa hep vardır.

MENDERES DÖNEMİ: Demokrat Parti döneminde Adnan Menderes tek adam değildir. Onu dengeleyen Celal Bayar vardır. Mesela Fuat Köprülü o dönemin en mühim unsurlarından biridir.

DEMİREL DÖNEMİ: 60 Darbesi'nden sonra Adalet Partisi döneminde Süleyman Demirel var ama kendisini dengeleyen Saadettin Bilgiç de var. Bunlardan biri kırıldığı zaman sistem aksamaya başlamıştır.

ÖZAL DÖNEMİ: ANAP'ın iktidar döneminde Turgut Özal'ı dengeleyen bir Kaya Erdem vardır.

AK PARTİ'NİN İLK DÖNEMİ: İlk dönem, geleneğe çok uygun bir şemaya sahipti. Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül... Hemen yanlarında Bülent Arınç ve Abdüllatif Şener... Şener ayrıldıktan sonra bile üçlü yapı devam eder gibi oldu. Bu iyi-kötü kendi içinde bir denge mekanizması oluşturuyordu.

CHP ve MHP daha da merkeze gelmeli ÇIKIŞ yolunu nerede görüyorsunuz?

Keşke etrafındaki insanlar Sayın Cumhurbaşkanı'na bir münasebetle "Türkiye'yi bu kadar zorlamak doğru değildir, zorlamayalım" deseler.

Molla Gürani lazım yani.

Kanuni'nin sütkardeşi, mahalle arkadaşı Şeyhülislam Yahya Efendi var, o da olur.

Ya da Abdullah Gül.

Ya da şöyle bir alternatif: Şimdikinden daha hızlı ve daha büyük adımlarla merkeze doğru gelen CHP ve MHP... Ve onların oluşturacakları bir koalisyon... Bu Türkiye'yi rahatlatır.

Ama merkeze gelmek bu iki partinin kimliklerini kaybetmelerine yol açmaz mı?

Hayır, yol açmaz. Merkeze gelmek demek ılımlılaşmak demek... Merkez demek toplumsal kesimleri birbiriyle dövüştürmemek demek... Kentliyle köylüyü, küçük sermayeyle büyük sermayeyi, sermayenin şu rengiyle bu rengini kavga ettirmemek demek...

Peki ideolojik kimlik ne olacak?

İdeolojik kimliklerine elbette sahip çıkacaklar. CHP ana hatları itibariyle cumhuriyetçi sosyal demokrat bir parti. MHP ana hatları itibariyle milliyetçi merkez sağ parti.

Bu partiler merkeze gelirse oy alabilirler mi?

Bugünkü halleriyle MHP, yüzde 13 civarı, CHP ise yüzde 25'ler civarı oy alıyor. Daha fazlasını istiyorlarsa... Merkeze gelmeleri lazım...

CHP ve MHP'de bir kıpırdanma var mı?

Buna dair işaretler var. Mesela MHP, mart ayında genel kongresini yapacak. Seçime yakın bu tür kongrelere büyük programlarla, yeni kadro takviyeleriyle girilir. Umulur ki MHP'de böyle olur. CHP sözcülerinden yeni program hazırlıklarına dair açıklamalar duyuyoruz. Bunları görmek gerekir.

Bunlar kurtarır mı?

Kurtarabilir. Tek şartla: Her ne söyleyecek veya yapacaksa bunların tamamını "kudretle" söylemeli ve yapmalıdır. Çünkü siyaset, kudret demektir.

Ekonomik durum kötüye doğru gidiyorsa... Halk neden AK Parti'den vazgeçmiyor?

Millet "Beni kim kurtarır" diye bakmaya başladı. "Tayyip Bey'e oy vermeyeceğim" diyerek ayağa kalkmış etrafa bakıyor. Fakat sağına bakıyor, soluna bakıyor... Sonra biraz da çekingen bir şekilde geri yerine oturuyor.

Yani AK Parti'ye iştahla oy verme dönemi bitti diyorsunuz?

Ekonomide daralma başladığı zaman seçmen davranışları da değişir. Seçmen, eskiden aldırış etmediği konulara yönelir. "Vay sen saray yapmıştın" diye başlar itiraza. CHP'ye geçer mi?

Seçime az bir süre var. CHP'den bir teklif gelirse kabul eder misiniz?

Her teklif hem saygıdeğer hem de iyi niyet göstergesidir. Ama meşhur bir atasözümüz de vardır: Dere görmeden paça sıvanmaz.

Kılıçdaroğlu'nun tarzını beğeniyor musunuz?

Kemal Bey benim şimdiki aklıma çok uygun bir politik çizgi izliyor. Toplumsal farklılıklara vurgu yapmaktan ziyade toplumsal benzerliklere vurgu yapmayı tercih eden bir liderlik gösteriyor

Ama "CHP'yi sağcılaştırıyor" eleştirilerine maruz kalıyor.

Harman yel ile... Düğün el ile olur... Hısım-akraba arasında yaparsan düğün olmaz. Siyasi partilere de el lazım. "Arkadaş ben sadece kendim gibileri isterim, başkasını istemem" denirse... Parti iktidar yüzü görmez. Ana çerçeveyle beraber hareket etmekte sakınca görmeyen insanlara kapıyı açmak gerekir.

Söyleşi: Ahmet Hakan

Eski ANAP ve CHP milletvekili İlhan Kesici Röportajı,

Yorum Yaz