Menü İcon

Erkan Özerman Röportajında: "Cenazemde ünlü istemem"

"Artistin çantasını taşıyanlara ‘Menajer’ denmez. Benim menajerliğim; sanatçıyı bulmak, yetiştirmek, yön vermek, üne kavuşturmak ve o ünü muhafaza etmesini sağlamak. Bunun için de sanatçıdan önde olacaksın."

Röportaj Gazetesi

Erkan Özerman Röportajında: "Cenazemde ünlü istemem"

Ahmet San Armağan Çağlayan’a verdiği röportajda “Türkiye’nin gerçek anlamda ilk ve tek menajeri Erkan Özerman’dır” dedi.

Başka kimse istemedi ki bu işi… Meşakkatli iştir. Karşındakini evladın gibi görürsen hakkını verebilirsin ancak. Bir de artistin çantasını taşıyanlara ‘Menajer’ denmez. Benim menajerliğim; sanatçıyı bulmak, yetiştirmek, yön vermek, üne kavuşturmak ve o ünü muhafaza etmesini sağlamak. Bunun için de sanatçıdan önde olacaksın.

Kaç yıl oldu?

58 yıl… 55 artistle çalışmışım, 140 da model çıkarmışım. Neredeyse dünya rekoru… 50. sanat yılımda Sylvie Vartan ki Fransızların Ajda Pekkan’ıdır kendisi, benim için, “Sanat dünyasının Noel Babası” dedi.

Galatasaray Lisesi mezunusunuz. Ankara’da hukuk, Fransa’da siyaset okumuşsunuz. Neden gösteri dünyası?

Ailem büyükelçi olmamı bekliyordu. Büyük hayal kırıklığı yaşadılar. Babam ölmeden hemşirelere, “Sanat dünyasının ünlü menajeri Erkan Özerman oğlumdur” demese ömrüm boyu vicdan azabıyla yaşardım.

SENİN BENZİNİN İÇİNDE

Peki, yetenek keşfine nasıl başladınız?

20 yaşında Türkiye Radyoları Eğlence Yayınları Müdürü oldum. O yıllarda Ankara’da Bulvar Palas diye işletilmeyen bir gece kulübü vardı. Orayı mesleğe yeni başlayan gençlere şans tanıyan bir mekâna çevirmeyi teklif ettim. Kabul ettiler. Ankara’da muazzam sükse yaptı. Esin Afşar, Modern Folk Üçlüsü, Şenay Yüzbaşıoğlu orada başladı. Radyodaki stajyer bir şarkıcıyı çıkardım, o da Emel Sayın oldu.

Tedrisatınızdan geçmeyen kimse yok gibi… 3 nesille çalıştınız...

Elimin değmediği çok az insan var. Rahmetli Yıldırım Gürses, Gönül Akkor, Ayla Gürses… Dario Moreno, Ajda Pekkan… İkinci nesil, Zerrin Özer, Sezen Aksu… 1979 senesinde Eyfel Kulesi’nde ‘Binbir Gece’ diye bir şov yaptım. Kıyamet koptu. Programı Ayla Algan takdim ediyordu. Onu da ben şarkıcı yaptım. Oraya giderken seçtiğim sanatçılardan biri bana “Neden Ajda Pekkan, Nükhet Duru gibi starlar dururken beni seçtin?” dedi. “Kızım, bunların hepsi güzel araba ama benzin koyarsan çalışır. Senin arabanın benzini içinde… Sen Türkiye’nin en büyüğü olacaksın” dedim. O kişi Sezen Aksu oldu. Yine o programa götürdüğüm isimlerden biri Zerrin Özer oldu. Ben bu çocukları gerçekten sevdim… Güngör Bayrak’ın da menajerliğini yaptım. Sahnelere gelmiş geçmiş en güzel, en cazibeli ve de en vefalı kadındı Güngörcüm. Çalıştığım sanatçılardan biri Ruhi Su’ydu. Benimle çalıştı diye bütün solcular ona düşman oldu, onunla çalıştım diye bütün sağcılar da bana… Fakat Ruhi Su gibi bir üstatla çalışmak benim için gururdu.

Son kuşaktan kimler var?

Piyasada sükseli ismi olan herkes…

Üç nesil arasında fark var mı?

Hepsi başka bir memleket gibi… Zeki Müren’e ekstralara çağırırlardı. O da gazino sistemi yaşasın diye gitmezdi. Bu özveriyi ondan sonraki kuşağı temsil eden Bülent Ersoy’da da yeni kuşakta da bulamazsınız.

Ama Bülent Ersoy’a gazinolar yasakmış… Nasıl özveri göstersin?

Doğru… Yeri gelmişken söyleyeyim; Bülent’in sahneye çıkmasını ameliyat olduğu için askerler engellemedi. Bu büyük bir yalan… O zamanın İstanbul Emniyet Müdürü engelledi. Bu emniyet müdürü gazinocular kralıyla ortak işler yaptı. Osman Kavran’ın gazinosunda sahneye çıkıp Maksim Gazinosu’nda çıkmadığı için o emniyet müdürü tarafından engellenmiştir Bülent.

BENDE TORPİL OLMAZ

Star olacak kişiyi nasıl tanıyorsunuz?

Bilmiyorum. Mesela şimdi bir televizyondan geliyorum. Kapıda güvenlik olan çocuğa “Önümüzdeki sene Best Model’e katıl oğlum” dedim. Onu herhangi bir dizinin başrolüne getireyim, 6 ayda Türkiye’nin bayıldığı bir star olur.

Biraz da yıldız fabrikası Best Model’den bahsedelim o zaman…

29. sene… 140 kişi çıkarmışım. Bunların 10-15 tanesi star oldular. Diğerleri de güzel yerlerdeler. 

Torpil yok değil mi?

Torpil olsa ünlü olmazlar. Bana çok kişinin sevgilisi sponsor olmak istedi ama ilk eleneler onlar oldu.

VEFA DİYE BİR ŞEY YOK

Kimler vefalı?

Vefa diye bir şey yok ama Şenay Akay’ı ayırabilirim. Ben bütün çocuklarımı seviyorum ama. Mesela Kıvanç konusunda “Kepaze edebilirsin” dediler. “Bir insan evladını küçük düşürecek bir şey yaparsa kendisi küçük düşer” dedim.

Hiçbiri aramaz mı?

Ne yaş günü, ne bayram ne seyran… Ancak vize ve askerlik problemleri olduğu zaman ya da başları belaya girdiği zaman gelirler.

Sizde de bir sorun var mı acaba?

Mustafa Oğuz, “Şöhretli insanlar ilk önce şöhret olmadan önceki hallerini, çaylaklık yıllarını bilen insanlardan kurtulmak isterler” demiş. Bana da sordular, “Doğru söylüyor” dedim.

CENAZEMDE ÜNLÜ İSTEMEM

Ahmet San “Türkiye’den dünya starı çıkmaz çünkü aileler çok karışır” demişti.

Doğru, aileler inanılmaz problem. Tek düşündükleri şöhret ve para… Tek istisna Güngör Bayrak’tı. O da kimsesizdi. Konya’nın Elmasun köyünde doğmuş son derece yetenekli bir kadındı. Onun geldiği yere hiç kimse gelemedi. Leydi Berichi oldu. Bir de Ayla Algan vardı. Son derece görgülü, kültürlü bir ailesi vardı.

Tek sebep aileler değil herhalde?

Tabii… Burada oturarak dünya starı olunmaz. Bir de hangi dili konuşacaklar? Alt yapıları da yeterli değil. Bugün Eva Herzigova bile 4 lisan konuşuyor. Dünyada tutan tek bir Türkçe şarkı vardır. O da ‘Üsküdar’a gider iken’… Eartha Kıtt söylemişti.

Vicdanınız rahat mı? Başınızı yastığa rahat koyuyor musunuz?

Rahat olmasa bugüne kadar devam edebilir miyim? Ben alacaklı gidiyorum bu dünyadan ama kimseye bir kuruş borcum yok.

Son söz…

Düşünebiliyor musunuz? Çağatay Ulusoy, Tolga Sayışman, Birkan Sokullu, Burak Özçivit, Erkan Meriç, Furkan Palalı, Berk Atan, Burak Çelik, Ekin Mert Daymaz ve 2015 birincisi Yılmaz Kunt… Devam etsem 10 isim daha eklemem gerekir. 58 yıl sonra hâlâ, keşfettiğim çocuklar bu ülkenin en ünlü isimleri… İnsan Tanrı’dan başka ne ister ki… Bir de şunu söyleyebilirim, cenazem Teşvikiye Camii’nden kalkmasın. Orası kokteyl salonuna dönüyor çünkü. Kimse üzüntü yaşamıyor. Herkes televizyonlara konuşmak için gidiyor. Hiç ünlü istemem cenazemde.

DETERJAN MARKASI MI BUNLAR! EVLENECEKLER TABİİ…

Kıvanç Tatlıtuğ, Kenan İmirzalıoğlu evlendi… Kariyerlerini etkiler mi bu durum?

Çok iyi yaptılar. ‘Genç kızlar bekâr erkek sever, evlenmesinler’ düşüncesi çok ayıp… Bunlar deterjan markası mı? Tabii ki aile kuracaklar.

Sizi davet ettiler mi düğüne?

Hayır.

Kırıldınız mı?

Hayır. Zaten hastanede yatıyordum. Yalnız Kenan’la konuştuk. Annesi, “Bu ne biçim düğün. İnsan babasını çağırmaz mı” demiş beni kastederek. “Gelini el öpmeye getireceğim” dedi. Zaten düğünde görmek istemediğim insanlar vardı. Ona kötülük yapan insanlar. Benim star yaptığım adamı “Sinemada büyük artist yapacağım” diye yok etmeye çalıştılar. Oğlum silinip gidiyordu az daha. Herkes biliyor ismini.

Tarkan’ın evliliği peki?

Bir kere evlilik törenini çok beğendim. Gitti Almanya’dan, kendi doğduğu büyüdüğü memleketten yani köyünden, şöhret meraklısı olmayan bir aile kızı aldı. Ailesiyle düğün yaptı. Çok saygı duydum. “Desinler” şaşkınlığına düşmedi. Demek ki aklı başında bir çocuk… Kıvanç’ın ve Kenan’ın hanımları da çok güzel… Beğendim gelinleri…

DOĞRULARI YAZAMAM, BİLDİKLERİM BENİMLE MEZARA GİDECEK

Kıvanç’la davanız ne oldu?

Kazandım. Hâkim Hanım 10 bin dolara hükmetti.

Onun size açtığı davalar ne oldu?

Hepsini kaybetti.

Davadan sonra görüştünüz mü?

Hayır ama telefonda konuştuk. Hastaydım ve arayıp bana “Geçmiş olsun, seni çok özledim hastaneye geleyim mi?” dedi. “Ben de seni özledim ama gazeteciler, kameralar, televizyoncular peşine takılır. Senin de benim de huzurum kaçar” dedim. Hepsini çocuklarım gibi gördüm. Düşünsenize birisini alıyorsunuz. Daha gencecik, hayata dair hiçbir şey bilmiyor. Varoşlardan gelmiş. Paris’e götürüyorsunuz. Giyinmesini, oturmasını, kalkmasını, çatal-bıçak tutmasını öğretiyorsunuz. “Bu havyar, bu kaz ciğeri” diyorsunuz. Emek veriyorsunuz. Nasıl kıyacaksınız? İnsan kendi yetiştirdiği çiçeği kurutur mu?

Bir kitap yazsanız yer yerinden oynar herhalde…

Doğruları yazamadıktan sonra yazmanın anlamı yok. Bildiklerim benimle mezara gidecek. Zaten bildiklerimi yazsam çoğu ortada böyle rahat rahat dolaşabilir mi?

Söyleşi: Aizu Akyol

Erkan Özerman'ın röportajı,

Yorum Yaz