Menü İcon

Elif Ece Uzun Röportajında: "Mankenlikten hâlâ para kazanıyorum"

Podyumların bebek yüzlü mankeni Elif Ece Uzun, bambaşka bir sektörde adından söz ettirmeye hazırlanıyor. Güzel manken formda kalmaya yardımcı sağlıklı atıştırmalıklarla insanları zayıflatacak.

Röportaj Gazetesi

Elif Ece Uzun Röportajında: "Mankenlikten hâlâ para kazanıyorum"

Yıllar geçse de podyumların en aranılan mankenlerinden birisiniz. Kalıcı olmak nasıl bir duygu?

Kalıcı olmak tabii ki gurur verici. Ama bizim mesleğimizde bu öyle göründüğü gibi kolay bir durum değil. Modellik için sadece fiziğin yeterli olduğu yanılgısında insanlar ama iş disiplini ve iyi zekaya da sahip olmanız lazım. Bizim işimizde profesyonel futbolcular gibi sürekli çalışmayı, kendimize bakmayı gerektiriyor. Ben bu konuda hassasım, işim olmadığı zaman vaktinde uyurum, sporu hiçbir koşulda bırakmam, modayı ve işimle ilgili tüm dünyadaki gelişmeleri takip ederim.

Modeller bir süre sonra ya tasarımcı oluyor ya şarkıcı ya da oyuncu. Siz bir dönem oyunculuk yaptınız ama devamı gelmedi, neden?

Açıkcası şarkıcılığı hiç düşünmedim. Ama elbette mesleğimin yıllarca bana kazandırdığı bilgi ve birikimi aktaracağım bir iş yapabilirim. Modellikle beraber bugüne kadar 8 televizyon programı yaptım. Bir gazetede köşe yazılarım oldu. Birkaç reklam kampanyasında yer aldım. Altından kalkabileceğim her işi kabul ediyorum. Bundan sonrası için de öyle olacak. Oyunculuğa gelirsek; aslında gelen işler oldu, zamanla ilgili anlaşmazlıklar oldu. Olan her şeyin bir nedeni var ve olmasın gereken düzende oluyor yaşamda, dolayısıyla benim için en uygunu buydu demek ki…

MANTIKLI BİR ÇILGINIM

Mankenlikten hâlâ para kazanabiliyor musunuz?

Kazanmasam nasıl geçinebilirim. İşinizi düzgün yapıyorsanız elbette ki para kazanırsınız. Belki sektörde eskisi kadar para kazanılmadığı konuşuluyor ama genel olarak ben yaptığım işlerle tatmin olduğumu söyleyebilirim.

Çılgın mısınız, uçlarda yaşadığınızı düşünüyor musunuz?

Uçlarda yaşadığımı söyleyemem ama zaman zaman duygu aralığımın olmadığı dönemlerde yaşadım. Büyürken herkesin yaşadığından, çılgın bir tarafım var ama buna mantıklı bir çılgın diyelim.

Hırslı mısınız? Başarısızlık korkusu yaşar mısınız?

Benim gibi mutlu insanlar çok hırslı olmuyor. Çok hırsın yanında mutluluk olamıyor. Kendimi geliştirebilecek insani hırslarım var ama çok ölçülü hatta aşırı hırs, tüm dünyadaki huzuru kaçırabiliyor.

Zaman içinde kendinizde değiştiğini hissettiğiniz neler var? Aynaya bakınca ne görüyorsunuz?

Tabii ki, daha anlayışlı daha sakinim. Daha küçük yaşlarda insan tüm dünyanın yükünü sırtında taşıyor. Şimdi hafifledim. Aynaya bakınca yaşadığım o muhteşem 30 yılı görüyorum. Fiziksel olanın dışında kalanı görüyorum. Bir de huzuru ve bitmeyen heyecanımı…

KENDİME ÇOK ACIMASIZDIM

Güzelliğini ve fiziğini korumak için özellikle yaptığın bir bakım var mı?

Sigara ve alkol kullanmıyorum. Gece hayatım yok, sporumu yapıyorum, sakinliğimi de koruyup hayata iyi niyetle bakınca bir de gülümseyince yetiyor. Fazla bir şeye gerek kalmıyor.

Kendi kendinizi eleştirir misiniz?

Eskiden kendime karşı çok acımasızdım. Şimdiyse en çok şefkati kendime gösteriyorum. Biliyorum ki ben iyiysem her şeyi iyi edebilirim…

Neden yaşıyorsunuz? İz bırakabilmek için mi?

Kendimi bulmak, her an bir daha tekrarı olmayan onca şeyi görmek deneyimlemek ve sevmek için kendime ve varolan her şeye faydalı olmak için, bütünün varoluşuna hizmet ettiğim için iki cümlerinin içine sığdıramayacağım birçok şey için…

SEYAHAT ETMEK TERAPİ GİBİ

Küçük yaşlardayken seyahatin parayla değil, cesaretle yapılabileceğiyle ilgili söz duymuştum. Bu beni bayağı bir etkilemişti. Çocukluktan itibaren uzaklara, farklı yerlere gitmekle ilgili hep bir tutkum vardı. Yolda olmak özgürlük demekti benim için… 16 yaşından sonra hiç durmadan her yıl en az 1 ülke görecek şekilde gezmeye başladım… Seyahat etmek benim için bir terapi biçimi… Bana kendimle şeffaf bir şekilde yüzleşme fırsatı veriyor. Öte yandan bir sürü hikaye biriktiriyorum.

ANNE OLMAK İSTİYORUM

Aile olmak, anne olmak hayatta deneyimlenebilecek en güzel şeylerden biri bence… Günün birinde bir ailem olmasını isterim. Ne zaman derseniz hep söylediğim bir söz var hayatta, “Siz neye hazırsanız o da size hazırdır” diye… Dolayısıyla olması gereken zamanda olacaktır. Üzerine pek kafa yormadığım bir durum.

MONOTON BİR HAYATIM YOK

Ufak tefek rutinleri olan, mutlu, huzurlu bazen hareketli kısacası sade bir yaşam tarzım var. Ama asla monoton değil (gülüyor). Ailem, işim, yoga, arkadaşlarla yapılan uzun sohbetler, doğanın içinde yürüyüşler, okumak, bolca seyahatler yapmak, kedim ve köpeğim, bazen içe bazen dışa kapanmalar, sadelikten daha sadeliğe doğru giden bir hayatım var.

Söyleşi: Akşam

Elif Ece Uzun'un röportajı,

Yorum Yaz