Menü İcon

Duygu Boztepe: ''Artık güzelliklerle anılmak istiyoruz''

Duygu Boztepe: ''Artık güzelliklerle anılmak istiyoruz''

‘Çocuğa ölüm nasıl anlatılır?’ konusunu birçok kez işledik dergimizde. Siz ise bizzat deneyimlediniz.  Nasıl anlattınız?

İlk bir hafta Duru hiçbir şey sormadı ki bu normal şartlarda onun için mümkün değil. Hastaneye gidip geldiğimizi biliyor, babası ile canlı bağlantı ile konuşuyordu o zamana kadar. Tam bir hafta sonraydı, kapı çaldı bir gün. Evde az kişi vardı o sırada. Duru kapıya fırladı, ‘babam geldi’ diye. O anda bir ampul yandı bende. Dedim ya annelik içgüdüleri yönlendirir diye. Ona örnek bu işte bu olay. Tuttum Duru’yu, karşıma aldım, göz hizasına geldim ve “Duru, artık baban gelmeyecek. Artık bizimle değil. Öldü. Uzaklarda, bizim gidebileceğimiz, onun gelebileceği bir yer değil. Senin babanla yapmak istediğin bir şey varsa, özlediysen, gel birlikte yapalım” dedim. ‘Öldü’ kelimesinin kullanılması gerektiğini biliyordum. “Tamam” dedi. Kalktı, gitti. Sonra ‘Acaba doğru mu yaptım?’ diye düşünüp pedagoga gitmeye karar verdim. Gittik, yaşadıklarımızı anlattık. Aynen şöyle dedi: “Daha önce gelip, ‘Ne yapayım?’ deseydiniz aynen bunları yapın derdim. Bunun hiçbir açıklaması yok, işte bu annelik içgüdüsü.” Duru daha sonra daha rahat konuşmaya başladıkça bu bilgiyi destekleyecek küçük sorular sordu. Ben de yine aynı yaklaşımla yanıtladım.

,

Yorum Yaz