Menü İcon

Diyetisyen Beste Alimert: Gerginlikler değil esneklikler korur

Sizi mutsuz eden kilolarınızdan kurtulmak için inancınızı yükseltmeye mi ihtiyacınız var? O halde, bu röportajı okuyarak başlayabilirsiniz.

Röportaj Gazetesi

Diyetisyen Beste Alimert: Gerginlikler değil esneklikler korur

Çünkü diyet yapmak sandığınız gibi aç kalmak, sadece salata yemek ya da saatlerce spor salonlarında kalori hesabı yapmak değil. Neyi, ne zaman, ne ölçüde yiyeceğini bilerek ve uygulayarak zayıflamak mümkün !

5 yıl önce İzmir’e ilk geldiğimde ben de bu şekilde zayıfladım. Çok kısa bir sürede, aç kalmadan hatta eski beslenme şeklime göre daha çok yiyerek, zorlanmadan 10 kg verdim hem de hiç spor yapmadan. Tabii ki tüm bunlar enerjisine hayran olduğum, işini severek ve mükemmel şekilde yapan, süper diyetisyen, dünya tatlısı arkadaş Beste Alimert sayesinde oldu.

İzmir’den sonra İstanbul’da da danışmanlık yapmaya başlayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Beste Alimert, doğru zayıflama yöntemleri ve kişiye özel diyet çalışmalarıyla kısa sürede İstanbul’da da adından söz ettirmeye başladı. Yasaklarla değil esnekliklerle istediğiniz forma sahip olmak istiyorsanız o zaman doğru adres Diyetisyen Beste Alimert. İzmir’de ya da İstanbul’da olmayanlar üzülmesin online danışmanlıkla da kendisiyle iletişim kurabilirsiniz.

Ünlü diyetisyenin bu mesleği nasıl seçtiğini, doğru ve yanlış beslenme çeşitleri, kaliteli yaşam için gün içinde dikkat etmememiz gerekenler, ofis çalışanların gün içinde tüketebilecekleri gıdalar nelerdir gibi sorularımızın hepsini yanıtladığı bu röportajı beğenerek okuyacağınızı umuyoruz. İyi okumalar…

- Öncelikle seni tanıyalım, Beste Alimert kimdir?

Hacettepe Beslenme ve diyetetik bölümünü tamamladım ve yine Hacettepe Diyetetik ABD’da yüksek lisansa devam ettim. Hacettepe hastaneleri, GATA, Amerikan Hastanesi gibi birçok hastanede gözlem ve uygulama yapma fırsatım oldu. Beslenmeyle ilişkili hastalıkların tedavisinde ve önlenmesinde, hamile ve çocuk beslenmesinde eğitim aldım ve çalışmalar yaptım.

Aslen Ayvalıklıyım. İzmir’e 6 yıl kadar önce yerleştiğimde tanıdığım kimse yoktu diyebilirim. Geçen sürede çok değerli bir çevrem, danışanlarım ve dostlarım var artık İzmir’de.  2 yıl önce İstanbul’a yerleşerek Nişantaşı’ndaki ofisimde de danışmalık vermeye başladım ama her hafta pazartesi ve salı Alsancak ofisimdeyim.

İşimi çok seviyorum. İnsanların sağlıklarını, yaşam kalitelerini geliştirip mutlu olduklarını görmek çok büyük bir tatmin. Mottom özgürlük.Murathan Mungan’ın “Unutmayın ki, gerginlikler değil esneklikler korur” sözü benim diyet yaklaşımım.

- Beslenme ve diyetetik bölümünü okumak ve bu mesleği seçme fikri nasıl oluştu?

Komik ama bu bölümü seçene kadar diyetisyenlik diye bir meslek bilmiyordum. Çocuk yaştan beri basketbol oynarım, ailemin beslenme alışkanlığı çok iyi, doğru bir beslenme ile büyüdüm, ailemde ve bende hiç kilo sorunu olmadı. Ailede genetik beslenmeyle ilgili bir hastalık da yoktu hiç diyetisyenle karşılaşmadım böylece. Üniversite için ODTÜ matematik yazacaktım, diyorum ki yaptığım bir iyiliğe karşılık buldum Allah benim için duruma el koydu JMatematiği çok severim ama kişilik yapım daha insanla iç içe, sosyal işlere uygun. Şu anda işimi çok severek yapıyorum. Sanırım bu yüzden koşuşturmacadan yorulmuyorum.

- Uzun süredir İzmir’de yaşıyorsun ve bir süredir de İzmir-İstanbul arasında gidip geliyorsun, İstanbul’da da diyet hizmeti  veriyorsun..

2 yıl önce istanbul’a taşındım İstanbul’da Nişantaşı’ndaki ofisimde diyet danışmalığı veriyorum. ancak her hafta İzmir ofisime gelmeye devam ediyorum. İstanbul’da çok yoğun bir tempom var ama diğer yandan da danışanlarım, çevrem uzun yılların birikimi, emeği İzmir’de. Bir anda kopamam. Bir süre daha böyle devam edecek gözüküyor.

- Zor/Yorucu olmuyor mu senin için haftada 2 gün İzmir, 4 gün İstanbul?

Çok kolay olduğunu söyleyemem. Hem fiziksel hem de psikolojik olarak buna baştan hazırım dedim. İşimi seviyorum, İzmir’de yılların emeği var bir yandan. Hemen kopmamak bana iyi geliyor.

- İzmir-İstanbul arasında iş yaşantında farklılıklar var mı?

Mesafe ve trafik :)  İzmir ‘de işim de ofisimde Alsancak’tayken şimdi 1 saatte ulaşıyorum işe ne yazık ki Bunun dışında İzmir’de yılların birikimi olan bir yoğunluk tabi ki var ancak İstanbul’da kısa zamanda kişiler bana ulaşmaya başladı. 4 gün İstanbul’da danışmanlık veriyorum ve yoğunum.

- Alsancak’ta X-body ile ilgili hizmetlerinizde var. X-body nedir?

XBody markasının Ege Bölge distribütörüyüm. Aynı zamanda Alsancakta XBody stüyomuz var. Xbody EMS yöntemi, kaslara uygulanan akım sayesinde 20 dk da 3 saatlik antrenman verimi sağlayan, kişisel antrenör eşlinde yapılan bir spor şekli. Fizyoterapide de kullanılan bir yöntem.  Florence Nightingale hastanesi fizyoterapi bölümde kas ve eklem ağrıları, boyun – bel fıtığı gibi sorunlarda kullanıyor. Dünyada 13 ülkede 145 şehirde var olan bir dünya markası. Hiç spor yapmamış bir kişi de sporcu da çok verim alabiliyor. Bayanlar özellikle hızlı yağ kaybı ve selülitlerin neredeyse yok olmasından çok memnun. Erkeklerde de yine yağ kaybı ile güçlenme konusunda çok verimli.  Pek çok elit sporcunun da antrenman yaptığı bir sistem, hatta son dünya futbol şampiyonasına Alman milli takımı XBody ile hazırlık yaptı.

- Başarılı bir diyetisyensin... Bunu en çok neye borçlusun?

Teşekkürler Damlacım. Hacettepe Üniversitesi’nden mezunum ve diyetisyenlik mesleğinde Hacettepe farkı büyük. Ama başarıyı en çok kişisel özellikler ve yaklaşım getiriyor bana göre. Bireysel beslenme danışmalığında empati ve iletişim çok önemli. Karşımızdaki kişiyi gerçekten anlamazsak, ve iletişimimiz güçlü olmazsa bilimsel açıdan en doğru diyeti yazsak da kişi bunu uygulayamayabilir. Bu iki taraf açısından da başarı getirmez.

- Gençlere bu mesleği önerir misin? Kimler bu bölümü okumalı, bu meslekte başarılı olmak için ne yapılmalı?

Öneririm tabi ki. İşimiz sadece zayıflatma değil. Hastanelerde hastaların beslenme tedavisini, anne ve çocukların beslenme planlamasını, yemek fabrikalarında ve kurum mutfaklarında yemeklerin planlanmasını, sporcuların beslenmelerini diyetisyenler yürütüyor. Herkes kendine bir yer bulabilir. Başarılı olmak için önce iyi bir eğitim almak gerekiyor. Çok fazla üniversitede beslenme ve diyetetik bölümü var ne yazık ki çoğunun yeterli akademik kadrosu yok ve eğitimi yeterli değil. Bir diğer ve önemli şart ise tüm mesleklerde olduğu yaptığım işi seveceksin.

- Ülkemizdeki kilo ve obezite artış oranıyla ilgili ne düşünüyorsun?

Kilo almanın birçok nedeni var. Yemek yeme alışkanlıklarımız, hareket düzeyimiz, hormonal durumumuz ve psikolojimiz. Ülkemizde yemek yeme davranışı ve hareketlilik değişti. Evde yemek yapmıyoruz, hazır yüksek kalorili yiyecekleri sık tüketiyoruz ve hareket etmiyoruz.  Artık çocukluk yaşlara inen obezitenin en büyük nedeni bu.

- Diyet denildiğinde ‘’aç kalacağım’’ ya da ‘’hep meyve, sebze, yeşillik tüketeceğim’’ algısı oluşuyor bununla ilgili ne söylemek istersin?

Danışanlarım zayıflama diyetlerim için her zaman, “ben bu kadar yersem kilo alırım” diye başlıyor ve hızla kilo kaybettiklerini gördüklerinde şaşırıyorlar. Diyetiniz sizi aç bırakıyorsa hemen bırakın, yağ kaybedemezsiniz, kas olarak verilen kilolar, yağ olarak  kısa zamanda tekrar alınır.açlık diyetleri yapanlar çok iyi bilir.

- Sağlıklı beslenmek için sunacağın en basit ve etkili öneriler nelerdir?

Sağlıklı beslenmek aslında çok kolay. Yeni çıkan sağlıklı olarak gösterilen ama az bulunan, zor alınan ürünleri yemek olarak algıladığımızda adapte olmak zorlaşıyor. Sağlıklı beslenmek yeterli ve dengeli beslenmektir. Bu ne demektir, basitçe, vücudumuzun günlük ihtiyaçlarını karşılayacak enerjiyi doğru yiyeceklerden almalıyız demek. Bir gün içinde sebze, meyve, tahıl, hayvansal ürünler tüketimimiz dengeli olmalı. İşlenmiş, paketlenmiş yiyecekleri mümkün olduğunca az yemek önemli. Etiket okumak, yiyeceklerin içeriğine ve hazırlanma şekline bakmak önemli. Bunlar farkındalık ile tüketmeyi sağlar. Az yemek marifet değil, doğru yemek gerekiyor. Kilo almamızdaki en önemli nedenlerden biri de gün içinde atıştırma ile geçirip akşam fazla yemek. Oysa öğün atlamadan tüm güne benzer porsiyonlarda dağıtarak yemeliyiz. Evde olduğumuz öğünleri dışardan söylememek, kendimizin hazırladığı yemekleri yemek de çok önemli.

- Peki, ofis çalışanlarının beslenme sorunları için pratik çözümler ve önerilerin var mı?

Ofiste en büyük sorun hareketsizlik. Bir de öğleden sonra atıştırılan abur cuburlar var. Bu ikisi vücudun zamanla yağlanmasına neden oluyor. Kahvaltıyı evden çıkmadan yapmalarını öneririm. Öğle yemeği geçiştirilmemeli. Az yenen öğle yemeği sonrasında acıkma başlıyor ama bu kez tatlı yiyecekler tüketiliyor. Öğle yemeğinde birkaç çeşit yağlı yemek yemek de alınan enerjiyi çok arttırıyor, çorba, ana yemek ve pilav vb. beraber yenilmesi gibi. Bunun yerine tek çeşit ana yemek ile yoğurt, ekmek tüketimi daha doğru olur. Öğleden sonra atıştırmak için meyve kuruyemiş vb sağlıklı atıştırmalıkları çekmecede bulundurmak ve bisküvilere hayır demek kurtarıcı olur. 

- Popüler diyetler, protein ağırlıklı beslenme veya tamamen sıvı tüketimine dayanan diyetler için ne düşünüyorsun? Sağlıklı bir yaşam için ne kadar doğru?

Uzun süre yapılmaları kesinlikle sağlıklı değil. Diyetten sonuç almak demek kilo vermek demek değildir. Protein diyetleri böbrek hasarından, depresyona, bağırsak tembelliğinden, kalp damar hastalıkları ve kansere kadar birçok sağlık sorununa neden olur uzun süreçte. Tamamen sıvıya bağlı beslenme ise yetersiz beslenmek demektir. Sağlıklı ve kişiye özel hazırlanmış bir diyet planı ile kişi sağlığını geliştirir, yağ kaybederek kalıcı kilo verir. Diğer tüm diyetlerde tekrar kilo almak kaçınılmazdır.

- Hiç spor yapmadan sadece düzenli ve ölçülü beslenerek zayıflamak mümkün mü?

Doğru planlanmış bir diyet ile spor yapmadan yağ kaybetmek ve zayıflamak tabi ki mümkün. Ancak spor kaslarımızı güçlendirmek, buna bağlı kemik ve eklem sağlığının korunması ve vücut direncini arttırmak için çok önemli. Metabolizmayı bu şekilde hızlandırıyor ve kilo korumada da çok yardımcı. imkanı olanlara mutlaka öneriyorum. Hiç zamanım yok diyenler de  XBody yapabilir.

- Diyette en önemli şey motivasyon olsa gerek... Bu konuda danışanlarınla neler yaşıyorsunuz?

Motivasyon, istediğimize ulaşmak için çok önemli tabiki. Başlangıçtan sona kadar aynı yoğunlukta istemek başarıyı çok etkiliyor. Bunun için en başta kişi gerçekten sonucu, kilo almak ya da vermek olabilir, istiyor olması gerekiyor. Başkası istiyor diye gelmemeli, kendi karar vermiş olması gerekir.  Danışanım geldiğinde kararlı ve istekli olduktan sonra gerisi çok kolay. Çünkü zor planlar yapmıyorum, danışanlarımın kolayca uygulayabilecekleri planlar yapıyoruz. Sonuç aldıkça, bu kadar kolayca kilo verebildiğini gördükçe motivasyonun düşmesi çok zor.

- 1 ayda 4-5 kilo verenler var mı? Hızlı sonuçlar sonrası verdikleri tepkiler nasıl?

Olmaz mı… Bakar mısın değişimlere (aşağıdaki fotoğraflar) Güzel sonuçlar güzel tepkileri de beraberinde getiriyor tabii ki. Her gün, daha hafif  daha özgür olmanın verdiği özgüven ve mutlulukla gelen danışanlarımız oluyor

Söyleşi: Guncelkadin.com

Diyetisyen Beste Alimert: Gerginlikler değil esneklikler korur, Diyetisyen Beste Alimert: Gerginlikler değil esneklikler korur

Yorum Yaz